Declined türkçesi Declined nedir

Declined ile ilgili cümleler

English: Ali declined the invitation to Mary's party.
Turkish: Ali Mary'nin partisine daveti reddetti.

English: Ali declined Mary's invitation.
Turkish: Ali Mary'nin davetini reddetti.

English: Ali declined our job offer.
Turkish: Ali bizim iş teklifini reddetti.

English: Ali declined the invitation.
Turkish: Ali daveti reddetti.

English: Ali declined Mary's offer.
Turkish: Ali Mary'nin teklifini geri çevirdi.

Declined ingilizcede ne demek, Declined nerede nasıl kullanılır?

Decline an offer : Teklifi reddetmek.

Decline formally : Resmen sapmak.

Decline in income : Gelirde azalma.

Decline in prices : Fiyatlarda düşüş. Fiyatlarda düşme.

Decline in public support : Halk desteğinin gerilemesi. Halk onayının azalması.

Be on the decline : Düşüş kaydetmek. Düşüş yaşamak. Azalmak. Düşüş göstermek. Zayıflamak. Güçten düşmek.

Decline to be identified : Kimliğinin açıklanmasını reddetmek. Alenen tanınmayı reddetmek. Anonim kalmayı tercih etmek.

Decliners : Kabul etmeyen veya geri çeviren kimse. Reddeden. Alçalan. Reddeden kimse. Alçalan kimse.

 

Decliner : Reddeden. Alçalan kimse. Reddeden kimse. Alçalan. Kabul etmeyen veya geri çeviren kimse.

Decline to explain : Açıklama yapmayı reddetmek. İzah etmeyi kabul etmemek.

İngilizce Declined Türkçe anlamı, Declined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Declined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come down : Geçmek. Yıkılmak. Gözden düşmek. Aşağı inmek. (fiyat) düşmek. Burnu sürtülmek. Zorlamak. Fiyatı düşmek. İnmek.

Cankers : Çürütmek. Mahvolmak. Mahvetmek. Buğdaypası. Bozucu etken. Pamukçuk oluşturmak. Pamukçuğa yakalanmak. Aft. Yozlaştıran etmen.

Cankering : Bozucu etken. Mahvetmek. Çürütmek. Yozlaştıran etmen. Pamukçuk oluşturmak. Mahvolmak. Aft. Pamukçuğa yakalanmak. Buğdaypası.

Addling : Bozulmak (yum.). Bozmak. Kokmak. Cılk. Kokuşturmak. Şaşırtmak. Kokmak (yum.). Çürük.

Change state : Durum değiştirmek.

Bevellers : Açı. Eğrilik. Eğim vermek. Eğimli hale alet. Eğimli yapmak. Şev hale getiren alet. Şev vermek. Oynar kollu gönye. Şevlemek.

Cave in : Moralman çökmek. Göçürmek. Kazmak. Açmak. Teslim olmak. Yıkılmak. Göçmek. Göçertmek. Oymak.

Be ruined : Yıkılmak. Haram olmak. Berbat olmak. Altüst olmak. Mahvolmak. Yanmak. Darma dağın olmak. Harap olmak.

Become thin : Çirozlaşmak. İncelmek.

Crashes : Davetsiz olarak gitmek. Gürültüyle çarpmak. Kırılmak. Hızla iflas etmek (işyeri). Düşmek (kaza sonucu). Gürültü etmek. Büyük bir gürültü yapmak. Gürlemek. Çarpmak.

Declined synonyms : decline in quality, sinking spell, deprive, blights, bruise, busts, give back, bend, ebbing, be swamped with, declension, bow out of, be embarrassed, be disconcerted, disavowal, decrement, blighting, busted, droop, fall down, contorts, tumble, become smaller, buckle, cowers, degenerate, become bony, impoverish, demurred, belly up, fall away, refused, bow.

 

Declined zıt anlamlı kelimeler, Declined kelime anlamı

Better : Daha iyi şekilde. Daha iyi. İlerletmek. Daha iyi bir hale gelmek. Daha yakşı. İyileşmek. Daha iyi bir hale getirmek. Yakşırak. Geçmek. İyileştirmek.

Enrich : Yüceltmek. Zengin etmek. Güçlendirmek. Gübrelemek. Zenginleştirmek. Değerini artırmak. Değer katmak. Süslemek. Zenginlik katmak. Koyulaştırmak.

Recuperate : Telafi etmek. Geri kazanmak. İyileştirmek. Rejenere etmek. Sağlığına kavuşmak. Sağlığı iyileşmek. Toparlanmak. Zararını çıkarmak. Yeniden sağlığına kavuşmak. Yeniden kazanmak.

Declined antonyms : progress, increase, increment.

Declined ingilizce tanımı, definition of Declined

Declined kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Declinate.