Swum türkçesi Swum nedir
Swum ile ilgili cümleler
English: He had not swum more than a few yards before one of the skulking ground sharks had him fast by the upper part of the thigh.
Turkish: Saklanan zemin köpek balıklarından biri onu uyluğun üst kısmından hızla yakalamadan önce o birkaç yardadan daha fazla yüzmemişti.
English: I haven't swum since last summer.
Turkish: Geçen yazdan beri yüzmedim.
English: Have you ever swum in a lake?
Turkish: Hiç gölde yüzdün mü?
English: I haven't swum in the ocean since I left Florida.
Turkish: Florida'yı terkettiğimden beri okyanusta yüzmedim.
English: Ali has never swum in our pool.
Turkish: Ali bizim havuzda hiç yüzmedi.
Swum ingilizcede ne demek, Swum nerede nasıl kullanılır?
Outswum : -den daha hızlı yüzmek. Yüzme konusunda daha iyi olmak. - den daha iyi yüzmek.
Swung : Sallamak. Asılmak. Çark etmek. Dönmek. Salınmak. Etkileyerek kandırmak. Başarmak. Döndürmek. Becermek. Sarkıtmak.
Hanswurst play : Hanswurst oyunu. Alman dilindeki doğaçlama halk tiyatrolarının hazırcevap, obur komiğinin kahramanlığını yaptığı güldürü. on dokuzuncu yüzyılda, avusturya'da raimund ve daha sonra da nestroy ile yazınsal biçimini bulmuştur.
İngilizce Swum Türkçe anlamı, Swum eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Swum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be over : Tamam olmak. Miyadını doldurmak. Sonlanmak. Bitmek. Kalmamak. Geçmek. Sona ermek. Bitmek (kalmamak).
Dampen : Gölge düşürmek. Nemlenmek. Azaltmak (titreşimi). Tadını kaçırmak. Tavlamak. Köreltmek. Kırmak. Nemlendirmek. Söndürmek.
Dampens : Islanmak. Tadını kaçırmak. Gölge düşürmek. Kaçırmak. Nemlendirmek. Nemlenmek. Kırmak. Söndürmek. Azaltmak (titreşimi).
Go : Deneme. Bahse girmek. Gitmek. Devrolunmak. Koyulmak. Gayret. Geçmek. Enerji. Gitme. Hareket etmek.
Strike out : Silmek. Kulaç atmak. Takibetmek. Buluş yapmak. Üzerini çizmek. Gitmek. Bulmak. Sağa sola vurmak. Başarısız olmak. Çıkartmak.
Congest : Kalabalıklaşmak. Yığmak. Konjest. Tıkanmak. Toplamak. Yığılmak. Doldurmak. Şişirme, toplama, doldurma.
Came home : Kavramak. Anlaşılır olmak.
Buoyed : Şamandıra ile işaret koymak. Desteklemek. Su üzerinde tutmak.
Amount of money : Meblağ. Para miktarı. Para tutarı.
Dowse : Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Su serpmek. Bkz.douse. Çubukla maden aramak. Çubukla yeraltı suyu aramak. Yelkeni indirmek. Söndürmek. Suya sokmak. Mayna etmek.
Swum synonyms : locomote, cash advance, insurance coverage, red ink, paysheet, break water, gross, crawl, sail, shave, bear, backstroke, cant, lapses, be packed, back down, breaststroke, dive, receipts, dew, skinny dip, dewed, dampening, travel, floats, bedraggle, buoyant, buoys, canting, figure, payroll, floatiest, flows.
Swum zıt anlamlı kelimeler, Swum kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Loss : Kaybolma. Ziyan. Zarar. Zayiat. Hasar. Kaybetme. Telef. Dokunca. Heder. Yenilgi.
Gain : Kar etmek. Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü. Sağlamak. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. Almak. İleri gitmek (saat). (saat) ileri gitmek. Yükselmek. Edinmek. Ulaşmak.

Bu kısımda Swum kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Swum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Swum anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Swum ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.