Swung türkçesi Swung nedir
- Savurmak.
- Salınmak.
- Sendelemek.
- Yalpalamak.
- Sallanmak.
- Etkileyerek kandırmak.
- Sarkıtmak.
- Becermek.
- Sallandırmak.
- Döndürmek.
- Sallanan.
- İpe çekilmek.
- Başarmak.
- Sapmak.
- Çark etmek.
- Fırlatmak.
- Asılmak.
- Asmak.
- Asılarak idam edilmek.
- Dönmek.
- Sallamak.
- Yumruk savurmak.
Swung ile ilgili cümleler
English: Ali swung the bat and hit a home run.
Turkish: Ali sopayı salladı ve bir tur vuruşu yaptı.
English: The door swung open and Moustapha walked into the room.
Turkish: Kapı açıldı ve Mustafa odaya girdi.
English: The player swung the bat at a ball.
Turkish: Oyuncu raketi topa salladı.
English: Ali swung the bat, but missed the ball.
Turkish: Ali sopayı salladı ama topu kaçırdı.
English: I swung my leg over the fence.
Turkish: Çitin üzerinde bacağımı salladım.
Swung ingilizcede ne demek, Swung nerede nasıl kullanılır?
Swum : Yüzen. Taşmak. Dolmak. Islatmak. Yüzmek. Dönmek. Yüzdürmek.
Hanswurst play : Alman dilindeki doğaçlama halk tiyatrolarının hazırcevap, obur komiğinin kahramanlığını yaptığı güldürü. on dokuzuncu yüzyılda, avusturya'da raimund ve daha sonra da nestroy ile yazınsal biçimini bulmuştur. Hanswurst oyunu.
Outswum : Yüzme konusunda daha iyi olmak. - den daha iyi yüzmek. -den daha hızlı yüzmek.
İngilizce Swung Türkçe anlamı, Swung eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Swung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pivoting : Ekseni etrafında dönen. Kumaşı makinede iğne üzerinde döndürme. Döner. Bağlı olmak. Eksen etrafında dönmek. Bir eksen etrafında dönen.
Arrived : Vardı. Başarı kazanmak. Ulaşmak. Vardı (nakliyat). Gelmek. Ulaşmış. Doğmak. Varmak. Alma tarihi.
Fluctuational : Düzensiz. İstikrarsız. Bocalayan. Dalgalanan. Çekilen ve geri taşan. Stabil olmayan. Titrşen.
Achieved : Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Kazanmak. Ulaşmak. Erişmek. Erişilen. Elde etmek.
Halter : İp. Asma. Yular. Korkuluk. İdam ipi. İpe çekmek. Yular takmak. Dizgin. Yedek.
Rockiest : Kararsız. Katı. Çürük. Kayalık. Duygusuz. Kaya gibi. Taş gibi. Kaya gibi sert. Taşlı.
Accosting : Sarkıntılık etmek. Yaklaşıp konuşmak. Yaklaşıp seslenmek. Para karşılığında seks teklif etmek. Gidip birine bir şey söylemek. Yaklaşıp bir şey söylemek. Yanaşmak.
Pendulous : Asılı. Sarkık. Pendülöz. Sarkan.
Dost : Bir işi ifa etmek (eski kullanım).
Flirt : Çıkmak. Fıkırdamak. Fırlanmak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Kur yapmak. Flört etmek. Flört. Fırlamak.
Swung synonyms : locomote, accost, careens, bears, accosts, careen, circled, bear off, deviates, flings, circles, lopping, contrive, pitch, brandishes, jolty, agitational, turns, revolves, arrive, bear, dangles, flappiest, hang out, dally, dilly dallying, pivoted, bunged, swings, be crowned with success, oscillated, detouring, oscillatory.
Swung zıt anlamlı kelimeler, Swung kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Stay : Sabitlemek. Erteleme. Alıkoymak. Kalmak. Dayanmak. Geçiştirmek. Kalma süresi. Kalma. Sürdürüp tamamlamak. Germek.

Bu kısımda Swung kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Swung ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Swung anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Swung ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.