Amount of money türkçesi Amount of money nedir

  • Meblağ.
  • Para miktarı.
  • Para tutarı.

Amount of money ile ilgili cümleler

English: He extorted a large amount of money from her.
Turkish: Ondan büyük bir miktarda para gasp ettiler.

English: Any amount of money will be welcome.
Turkish: Bir miktar para kabul edilecektir.

English: He bestowed a large amount of money on the institute.
Turkish: Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.

English: Any amount of money will do.
Turkish: Bir miktar para iş görür.

English: Ali borrowed a large amount of money from Mary.
Turkish: Ali Mary'den büyük bir miktarda para ödünç aldı.

Amount of money ingilizcede ne demek, Amount of money nerede nasıl kullanılır?

Amount : Etmek. Genel olarak para. Nicelik. Olmak. Toplam. Toplama ulaşmak. İfade etmek. Miktar. Varmak.

Of : -den. -nın. Karşı. -nin. -li. -in. Nin. Yüzünden. Den. -den övünerek bahsetmek.

Money : Ücret. Bedel. Sikke. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Para. Patpat. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Mangır. Arpa. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Large amount of money : Büyük meblağ.

Amount of business : İş miktarı.

 

Amount of rainfall : Yağış miktarı.

Amount of consumption : Tüketim miktarı.

Amount of investment : Yatırım tutarı.

A large amount of : Çok miktarda.

Amount of shrinkage : Büzülme miktarı. Çekme miktarı.

İngilizce Amount of money Türkçe anlamı, Amount of money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amount of money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sum : Problem. Özet. Matematik problemi. Esas. Tutar. Bir ölçü birimiyle ölçülmüş ya da sayıyla dile getirilmiş toplu nicelik. Yekun. Doruk. Adet.

Amounts : Toplam. Değer. Tutar. Önem. Miktar.

Sum of money : Para yekunu. Tutar.

Amount : İfade etmek. Toplam. Olmak. Tutar. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Varmak. Anlamına gelmek. Genel olarak para. Toplama ulaşmak.

Quantum : Güç birimi. Planck katsayısıyla kendi sıksayısının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği. Miktar. Kemiyet. Tutar. Biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuvantum. Hisse. Enerjinin esas ünitesi. Yeterli miktar.