A large amount of türkçesi A large amount of nedir

A large amount of ile ilgili cümleler

English: Ali borrowed a large amount of money from Mary.
Turkish: Ali Mary'den büyük bir miktarda para ödünç aldı.

English: A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Turkish: Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.

English: A camel can store a large amount of water in the hump on its back.
Turkish: Bir deve hörgücünde büyük miktarda su depolayabilir.

English: He extorted a large amount of money from her.
Turkish: Ondan büyük bir miktarda para gasp ettiler.

English: He bestowed a large amount of money on the institute.
Turkish: Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.

A large amount of ingilizcede ne demek, A large amount of nerede nasıl kullanılır?

A : Miktar belirtir. Pek iyi. Bir. En yüksek not. Amperin simgesi. La (müzik terimi). (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi.

Large : Büyük. Büyük (servet). Koca. Kalabalık (aile). Bol. Çok. Geniş. Büyücek. Kocaman. İri.

Amount : Tutar. Toplam. Meblağ. Olmak. Etmek. Miktar. Değer. Varmak. İfade etmek.

Of : In. -nın. Li. -nin. Yüzünden. İle ilgili. Hakkında. Karşı. Nin. -li.

Large amount of money : Büyük meblağ.

A large quantity of : Çok miktarda.

 

A large body of water : Derya.

A large proportion of the profits : Karın büyük bir bölümü.

Very small amount of : -nin çok az miktarı. -nın oldukça küçük miktarı.

İngilizce A large amount of Türkçe anlamı, A large amount of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A large amount of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Galore : Pek çok. Çok. Bol. Bolca. Bol bol.

Powerful : Güçlü. Yetkili. Erkli. Etkili. Ensesi kalın. Kuvvet. Kuvvetli. Kudretli. Nüfuzlu. Muhteşem.

Whole slew : (arkasına of {-nun} eklenerek kullanılır) büyük miktarda. Çok sayıda. Bol sayıda. Bol miktarda. Büyük ölçüde. Bolca.

Wide range of : Çok çeşitli. Geniş yelpazeli. -dan çok miktarda. Çeşitli sayıda. -ın geniş yelpazesi. Çok sayıda. -un çok çeşidi. Geniş bir yelpazede.

Galores : Çok. Pek çok. Bol. Bol bol. Bolca.

Much of a muchness : Ayvaz kasap hep bir hesap. Çok. Hemen hemen aynı. Ha öyle ha böyle.

Voluminous : Pek büyük. Güçlü. Pek çok. Muazzam. Kat kat olan. Verimli. Çok kitap yazan. Çok büyük. Çok ciltli.

Abundantly : Bol miktarda. Bolca. Çokça. Buram buram. Gırla. Ferah ferah. Bol bol. Fazlasıyla. Gani gani.

A large amount of synonyms : a large quantity of, a great quantity of.