Powerful türkçesi Powerful nedir
- Ensesi kalın.
- Muhteşem.
- Güçlü.
- Kudretli.
- Kuvvetli.
- Kuvvet.
- Keskin.
- Erkli.
- Yetkili.
- Çok miktarda.
- Nüfuzlu.
- Etkili.
Powerful ile ilgili cümleler
English: He had a wonderfully powerful memory.
Turkish: Onun harika bir güçlü hafızası vardı.
English: Ali is a powerful man.
Turkish: Ali güçlü bir adam.
English: Germany then had a powerful army.
Turkish: O zaman Almanya'nın güçlü bir ordusu vardı.
English: Ali is a very powerful swimmer, isn't he?
Turkish: Ali çok güçlü bir yüzücü, değil mi?
English: A nation need not necessarily be powerful to be great.
Turkish: Bir ulusun büyük olması için mutlaka güçlü olması gerekmez.
Powerful ingilizcede ne demek, Powerful nerede nasıl kullanılır?
Powerful diuresis : Zehirli maddelerin atılımı için idrar atılımının artırılması. Zorlu diürez.
Powerful explosive : Güçlü patlayıcı.
Powerful lines : Güçlü çizgiler. Çerçeveyi altın sayıya göre yatay ve düşey olarak kesen çizgiler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Powerful one sided test : Güçlü tek yanlı sınama.
Powerful points : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güçlü çizgilerin kesiştikleri noktalar. Güçlü noktalar.
Powerfully : Yetkili olarak. Güçlü bir şekilde. Etkili bir biçimde.
Most powerful test : En kuvvetli test. En güçlü sınama.
Locally most powerful test : Yerel engüçlü sınama.
Powerfulness : Güçlülük.
Locally mean most powerful test : Yerel ortalamalı en güçlü sınama.
İngilizce Powerful Türkçe anlamı, Powerful eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Powerful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Certified : Belgeye bağlı. Taahhütlü. Deliliği belgelenmiş. Tasdik edilmiş. Garanti edilmiş. Diploma. Diplomalı. Tasdikli. Lisanslı.
Energy : Çalışmada, her türlü üretimin yaratılmasında, ulaşımda sayılı bir dayanak olan, bir bölümü elektrik, akaryakıt, kömür vb.; bir bölümü de rüzgar, su, güneş ısısı gibi kaynaklar ya da insan ve hayvandan sağlanan güçlerin tümü. Enerji. Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi. Kudret. İş yapabilme yeteneği. (erkenin gizil, devimsel, elektriksel, ısıl, kimyasal, nükleer, radyan gibi çeşitli biçimleri vardır ve bunlar, uygun araçlarla birbirlerine çevrilebilir. erkenin sı birimi jul'dür, simgesi e'dir). Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erke. Taneciklerin devinimini ya da devinim yapabilme gerilimlerini ölçen nicelik. Özdeğin iş yapabilme yeteneğinin ölçüsü olan nicelik. (konumsal görelikten doğan gizilgüç ya da konum değişiminden doğan kinetik erke gibi biçimleri, ısı ve iş gibi bir dizge ile çevresi arasında aktarım türleri; ışınım, elektrik, yüzey erkeleri gibi türleri vardır.). Mecal.
Decretory : Adli. Otoriter. Karar ile ilgili.
Bright : Zeki. Parlak. Uyanık. Şaşaalı. Berrak. Aydın. Görkemli. Umut verici. Işıltılı.
Galore : Pek çok. Bol. Bolca. Bol bol. Çok.
Regent : Üniversite yönetim kurulu üyesi. Saltanat vekili. Vekil. Naip. Kral naibi. Tahtta hükümdar bulunmadığında ya da hükümdarın çocukluk döneminde devleti yöneten kişi. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Naibe. İdareci.
Powerfulness : Güçlülük.
Effective : Sonuç verici. Gerçek. Etki yaratan. Efektif. Sonuçlandırıcı. Etkin. Tesir. Etkileyici. Yürürlükte. Geçerli olan.
Muscular : Muskularis. Muskular. Adalesel. Kaslarla ilgili. Adale. Adaleli. Adali. Kas. Kasa ait.
Gorgeous : Mükemmel. Göz kamaştırıcı. Tatlı. Hoş. Debdebeli. Enfes. Görkemli. Parlak. Harika. Çok güzel.
Powerful synonyms : chiselled, grander, energetic, able, business like, compelling, brilliant, cogent, august, emphasis, doughtiest, faculty, authorised, strong, allowed, effectual, brilliants, doughtier, commanding, glorious, birr, beefier, reigning, emphases, heavyweight, crackings, regnant, forte, grandest, greats, grand, beefy, ascendant.
Powerful zıt anlamlı kelimeler, Powerful kelime anlamı
Powerlessness : Güçsüzlük. Kuvvetsizlik.
Ineffective : Faydasız. Etkisiz. Boş. Kabiliyetsiz. Yararsız. Etkisi olmayan. Beceriksiz (yönetici veya işçi vb). Beceriksiz. Sonuçsuz. Tesirsiz.
Powerless : Elinden bir şey gelmez. Kuvvetsiz. Güçsüz. Kudretsiz. Zayıf. Nüfuzsuz. Yetersiz. Zebun. Beceriksiz.
Powerful antonyms : impotent, uninfluential.
Powerful ingilizce tanımı, definition of Powerful
Powerful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intense. As, a powerful man or beast. Full of power. Mighty. A powerful argument. A powerful light. Potent. Efficacious. A powerful engine. A powerful vessel. Capable of producing great effects of any kind.

Bu kısımda Powerful kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Powerful ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Powerful anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Powerful ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.