Powerfulness türkçesi Powerfulness nedir

Powerfulness ingilizcede ne demek, Powerfulness nerede nasıl kullanılır?

Powerful diuresis : Zehirli maddelerin atılımı için idrar atılımının artırılması. Zorlu diürez.

Powerful explosive : Güçlü patlayıcı.

Powerful lines : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çerçeveyi altın sayıya göre yatay ve düşey olarak kesen çizgiler. Güçlü çizgiler.

Powerful one sided test : Güçlü tek yanlı sınama.

Powerful points : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güçlü noktalar. Güçlü çizgilerin kesiştikleri noktalar.

Uniformly most powerful test : Ump sınaması. Tekdüze en güçlü sınama. Değişmez en güçlü sınama.

Powerfully : Etkili bir biçimde. Güçlü bir şekilde. Yetkili olarak.

More powerful : Daha güçlü.

Locally most powerful test : Yerel engüçlü sınama.

Locally mean most powerful test : Yerel ortalamalı en güçlü sınama.

İngilizce Powerfulness Türkçe anlamı, Powerfulness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Powerfulness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solidness : Katılık. İstikrarlılık. Sert olma durumu. Sertlik. Kuvvetlilik.

Prepotency : Prepotenslik. Bir çiçeğin kendi polenleri yerine başka bir çiçeğin polenleri ile döllenmesi; ana babadan birinin diğerine göre yavruya daha fazla kendi karakterlerini taşıma yeteneği. Prepotensi. Genetik özelliklerini dölüne geçirebilme. Baskınlık.

 

Sway : Salınmak. Hükmetmek. Yönlendirmek. Sallanma. Etkilemek. Meyilli olmak. Yönetim veya kontrol. Sallanmak. Aklını çelmek. Saptırmak.

Jurisdiction : Yargı çevresi. Yetkili yargılık. Yargılıkların yetkileri. Yargı. Yetki sınırları. Yetki sınırı. Kaza. Yetki. Yetki alanı.

Potency : Tesir. Yetki. Potansiyel. Güç. Potens. İktidar. Cinsel güç. Etki. Nüfuz. Salahiyet.

Stranglehold : Bastırma. Engelleme. Boğazından yakalama. Boğma vaziyeti. Bir kişi veya durum üzerinde mutlak güç.

Preponderance : Preponderans. Sayı ve kuvvet üstünlüğü. Sayıca fazlalık. Ağır basma. Baskınlık. Çoğunluk. Kanıt üstünlüğü. Hakim olma. Üstünlük.

Powerless : Çaresiz. Beceriksiz. Kudretsiz. Aciz. Yetersiz. Güçsüz. Elinden bir şey gelmez. Kuvvetsiz. Nüfuzsuz.

Power : Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yetke. Çok. Vekaletname. Otorite. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Fors. Yeti. Yetki. Yetenek.

Effectuality : Etkililik. Etkinlik. İşlevsellik. Uygunluk. Kullanışlılık. Fonksiyonellik. Tesirlilik. Yeterlilik. Yararlılık.

Powerfulness synonyms : legal power, throttlehold, chokehold, effectualness, irresistibility, strenuousness, powerful, forcibleness, interestingness, puissance, valency, capacitance, control, interest, aggressiveness, intensity, repellant, pithiness, persuasiveness, quality, influence, mightiness, free will, brawniness, discretion, effectivity, disposal, veto, effectiveness, forcefulness, prepotence, strength, valence.

 

Powerfulness zıt anlamlı kelimeler, Powerfulness kelime anlamı

Powerlessness : Güçsüzlük. Kuvvetsizlik.

Powerful : Ensesi kalın. Kuvvet. Nüfuzlu. Yetkili. Çok miktarda. Güçlü. Kudretli. Kuvvetli. Erkli. Keskin.

Powerless : Kuvvetsiz. Çaresiz. Zayıf. Elinden bir şey gelmez. Yetersiz. Beceriksiz. Aciz. Güçsüz. Zebun.

Powerfulness antonyms : uninterestingness, unpersuasiveness, ineffectiveness.