Quantum türkçesi Quantum nedir

  • Enerjinin esas ünitesi.
  • Planck değişmezi ile kendi sıklığının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği. ışılcık, akımmıknatıssal ışınım erkesi nicemidir.
  • Meblağ.
  • Nicelik ya da miktar.
  • Yayılan ya da soğurulan erkenin en ufak niceliği, en ufak birimi. (elektromıknatıslı ışımanın nicemi, ışıközüdür).
  • Tutar.
  • Pay.
  • Kemiyet.
  • Kuantum.
  • Nicem.
  • Miktar.
  • Kuvantum.
  • Işık birimi. foton. bir nörotransmitterin salgılandığı en küçük birim.
  • Güç birimi.
  • Planck katsayısıyla kendi sıksayısının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği.
  • Hisse.
  • Biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Planck durganı ile, kendi sıklığının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen birim erke niceliği.
  • Yeterli miktar.

Quantum ile ilgili cümleler

English: If you think you understand quantum mechanics, you don't understand quantum mechanics.
Turkish: Kuantum mekaniğini anladığını düşünüyorsan, kuantum mekaniğinden anlamıyorsun.

English: They say someone invented something like Haskell for quantum computers. Okay then, give me a quantum computer and I will learn it.
Turkish:

English: You don't need a PhD in quantum physics to be against nuclear war.
Turkish: Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.

 

Quantum ingilizcede ne demek, Quantum nerede nasıl kullanılır?

Quantum chromodynamics : Kuantum kromodinamiği.

Quantum electrodynamics : Kuantum elektrodinamiği. Kuvantum elektrodinamiği.

Quantum electronics : Nicemsel elektronik. Katı buzsullarda mini dalga gücünün yaratılmasının ve yükseltilmesinin nicemsel işleybilime dayanarak incelenmesi. Kuantum elektroniği. Kuvantum elektroniği. Nicemsel eksicik bilgisi.

Quantum energy : Kuvantum enerjisi.

Quantum equivalence principle : Nicemsel eşdeğerlik ilkesi. Bir ışılelektrik ya da ışıl akım sürecinde, soğurulan bir ışınım niceminin tüm erkesinin, belirli başka bir biçimide yeniden ortaya çıktığını bildiren ilke. Kuvantum eşdeğerlik prensibi.

Quantum number : Kuvantum sayısı. Nicemsel işleybilimde öğeciksel düzeydeki yapıların durumlarını belirleyen tam ya da buçuklu sayılar. Nicem durularını ayırt eden, dizgenin bakışımıyla ilgili kesikli sayı. Kuantum sayısı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Nicem sayısı.

Quantum optics : Kuantum optik. Kuvantum optiği.

Quantum leap : Önemli bir atılım. Kuantum sıçraması.

Quantum physics : Öğecikler, çekirdekler ve temel parçacıklar evrenindeki doğabilimsel alayları nicemsel işleybilim denen uzbilimsel kurama göre inceleyen bilim dalı. Kuantum fiziği. Nicemler doğabilimi. Kuvantum fiziği. Nicem fiziği.

Quantum mechanics : Kuantum mekaniği. Kuvantum mekaniği. Nicemsel işleybilim. Nicemsel mekanik. Öğecik içindeki çekirdeğin ve eksiciklerin davranışlarını inceleme, çok küçük ölçekteki olayları yorumlama yöntemi olarak çağımızda geliştirilen ve newton işleybilimi yerine geçen bir işleybilim dalı.

 

İngilizce Quantum Türkçe anlamı, Quantum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quantum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doorbells : Zil. Kapı zili.

Body : Madde. Kurul. Grup. Heyet. Cüsse. Kütle. Yığın. Esas. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır.

Deal : (bir sorunla) ilgilenmek. Vermek. Kağıtları dağıtma sırası. Davranmak. Patlatmak. Uğraşmak. İş. Meşgul olmak. Uyuşturucu işi yapmak.

Extent : Uzam. Kaplam. Derece. Boyut. Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik. Uzantı. Genişlik. Kapsam. Mertebe. Alan.

Bit : Keski. Ağırlık. Keser ucu. Balta ağzı. Parça. Uç. Eksik etek. Kısa süre. Nebze. Figüranınkinden biraz daha önemli rol; kısa ama dikkati çeken bir tipin yaratıldığı rol.

Total : Tümcül tiyatro. Yekun yapmak. Bütün. Toplamak. Toplam. Tüm. Toplamı -e ulaşmak. Toplam miktar. Bir toplama işleminin ürünü ya da tamsayım sonucu.

Volumes : Ses kuvveti. Ses yükseltme. Cilt (kitap). Yığın. Cilt. Hacim. Yoğunluk. Birimler.

Bodying : Ceset. Yığın. Yoğunluk. Hacim. Cüsse. Vücut. Beden. Esas. Gövde.

Lesson : İbret. Paylama. Azar. Ders. Çimke.

Quantum synonyms : unit of power, sufficiencies, enoughs, dosed, kickbacks, allowance, amounts, quantity, gaging, quasiparticle, apportionment, part, kickback, totalities, lotting, sufficiency, moiety, allotment, divvying, abundance, enow, allocation, lotted, force unit, divvied, feck, dole, cut, watt, commons, tenacious, lot, moral.

Quantum ingilizce tanımı, definition of Quantum

Quantum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Amount. Quantity.