Lifesaver türkçesi Lifesaver nedir
- Cankurtaran.
- Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey.
- Birini ölümden kurtaran kimse.
- İmdada yetişen şey.
- Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran.
- Cankurtaran simidi.
- Can yeleği.
- Can kurtaran görevli (plajlarda).
- Can simidi.
Lifesaver ingilizcede ne demek, Lifesaver nerede nasıl kullanılır?
Lifesavers : Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. Can kurtaran görevli (plajlarda). İmdada yetişen şey. Can simidi. Cankurtaran simidi. Birini ölümden kurtaran kimse. Can yeleği. Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. Cankurtaran.
Lifesaving : Hayat kurtarmak için yapılan veya tasarlanmış olan. Hayat kurtarma. Can kurtaran. Hayat kurtarıcı.
Lifesize : Gerçeğe uygun boyutta. Gerçek boyutlu.
Lifespan : Bir hayvanın veya bitkinin yaşaması beklenen yıllar sayısı. Ömür. Yaşam süresi.
Lifespans : Bir hayvanın veya bitkinin yaşaması beklenen yıllar sayısı. Ömür. Yaşam süresi.
Lifestyle : Yaşam tarzı. Yaşam biçimi. Hayat tarzı. Yaşam stili.
Lifestyles : Hayat tarzları. Hayat tarzı. Yaşam biçimi.
Lowlifes : Hayta. Ayaktakımı. Aşağılık (kişi). Serseri. Ayak takımı. Kopuk.
Gay lifestyle : Aynı cinsten kişilere ilgi duyma ile tanımlanan hayat tarzı. Homoseksüel yaşam biçimi. Eşcinsel yaşam tarzı.
Lifestyle advertising : Yaşam tarzı reklamı. Belirli bir yaşam biçimini temsil eden kişileri malı çeşitli biçimlerde tüketirken gösteren ve bunu çeşitli biçimlerde anlatan reklam türü.
İngilizce Lifesaver Türkçe anlamı, Lifesaver eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lifesaver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lifebelt : Cankurtaran kemeri.
Buoy : Su yüzünde tutmak. Şamandıra. Yüzmek. Güçlendirmek. Duba veya şamandıra. Yükselmek. Yüzdürmek. Su üzerinde tutmak.
Preserver : Koruyucu. Korucu (av). Koruyucu madde. Konserve yapan kimse.
Rescuers : Kurtarıcı. Kurtarma görevlisi.
Savior : Kurtaran kimse. Mesih. Kurtarıcı.
Attender : Yardım eden. Katılımcı. Eşlik eden. Servis yapan. Hizmet eden. Eşlik eden kimse.
Life preserver : Cankurtaran malzemesi. Topuzlu baston.
Ambulance : Gezici hastane. Ambülans. Ambulans. Cankurtaran arabası.
Lifesaver synonyms : breeches buoy, flotation device, life ring, praus, lifebuoy, security blanket, attendant, salvagers, rescuer, salvage man, life buoy, life belt, tender, lifeguard, cork jacket, ambulances, life boat, life jacket, savioress, lifeguards, saviors, lifesavers, salvager.

Bu kısımda Lifesaver kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lifesaver ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lifesaver anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lifesaver ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.