Lifespans türkçesi Lifespans nedir

Lifespans ingilizcede ne demek, Lifespans nerede nasıl kullanılır?

Lifespan : Bir hayvanın veya bitkinin yaşaması beklenen yıllar sayısı. Yaşam süresi. Ömür.

Lifesaver : Cankurtaran. Birini ölümden kurtaran kimse. Can simidi. Can yeleği. İmdada yetişen şey. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. Cankurtaran simidi. Can kurtaran görevli (plajlarda). Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey.

Lifesavers : Can yeleği. Cankurtaran simidi. Can simidi. İmdada yetişen şey. Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. Can kurtaran görevli (plajlarda). Cankurtaran. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. Birini ölümden kurtaran kimse.

Lifesaving : Hayat kurtarmak için yapılan veya tasarlanmış olan. Can kurtaran. Hayat kurtarma. Hayat kurtarıcı.

Lifesize : Gerçeğe uygun boyutta. Gerçek boyutlu.

Western lifestyle : Avrupa ve kuzey amerika ülkelerinin modern yaşam tarzı. Batılı yaşam tarzı.

Lifestyle : Hayat tarzı. Yaşam biçimi. Yaşam tarzı. Yaşam stili.

Lifestyle advertising : Belirli bir yaşam biçimini temsil eden kişileri malı çeşitli biçimlerde tüketirken gösteren ve bunu çeşitli biçimlerde anlatan reklam türü. Yaşam tarzı reklamı.

Lowlifes : Serseri. Ayak takımı. Ayaktakımı. Kopuk. Hayta. Aşağılık (kişi).

 

Gay lifestyle : Eşcinsel yaşam tarzı. Aynı cinsten kişilere ilgi duyma ile tanımlanan hayat tarzı. Homoseksüel yaşam biçimi.

İngilizce Lifespans Türkçe anlamı, Lifespans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lifespans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Existence : Vücut. Var oluş. Varoluşçuluk. Olma. Mevcudiyet. Durmuş. Yaşam biçimi. Yaşam. Yaşayış biçimi.

Afterlife : Öbür taraf. Ahiret. Hayatın kalan kısmı. Öbür dünya. Ahret. Ömrün geri kalan kısmı.

Death : Fevt. Vefat. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Ecel. Yıkım. Ölüm. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Katil. Tükeniş. Azrail.

Life : Durmuş. Yaşantı. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar. Can. Hayat. Dirlik. Kişi. Yaşamla ilgili.

Lifetime : Ömür süresi. Hayatın devam ettiği süre; canlı varlık olarak bulunabilme süresi. Bir ömür boyu. Hayat. Ömür boyu. Hayat süresi. Kullanım ömrü. Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre. Ömür boyu süren.

Demise : Bırakma. İntikal. Feragat etmek. Vasiyetle devretmek. Vefat. Devretme. Devir. Vefat etmek. Ölüm. Feragat.

Dying : İrtihal. Ölüm. Cansız. Ölen. Nesli tükenen. Kıkırdama. Ölmekte olan. Ölme.

 

Longevity : Uzun ömür. Ömür uzunluğu. Dayanıklılık. Uzun ömürlü olma. Canlının ne kadar süreyle yaşayabildiği. Yaşam süresinin uzunluğu. Uzun yaşam. Uzun ömürlülük.

Existences : Yaşam. Vücut. Yaşayış biçimi. Varoluş. Varlık. Olma. Varoluşçuluk. Mevcudiyet. Hayat.

Time of life : Yaş.

Lifespans synonyms : time period, life time, period of time, hereafter, age, life cycles, vitae, birth, longevities, life cycle, eld, lifespan, vita, period, world, life span, lives, lifetimes.

Lifespans zıt anlamlı kelimeler, Lifespans kelime anlamı

Death : Ölüm. Katil. Ecel. Fevt. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Son. Ölme. Azrail. Helak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Birth : Neşet. Yavrulama. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Doğurma. Kodak kökeni. Dünyaya getirme. Soy. Köken. Tevellüt.