Lifestyle türkçesi Lifestyle nedir

Lifestyle ile ilgili cümleler

English: One's lifestyle is largely determined by money.
Turkish: Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.

English: Ali doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Turkish: Ali Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.

English: Of course our lifestyle is different from America.
Turkish: Tabii ki yaşam tarzımız Amerika'dan farklı.

English: Their lifestyle is different from ours.
Turkish: Onların yaşam biçimi bizimkinden farklı.

English: Ali needs to change his lifestyle.
Turkish: Ali yaşam tarzını değiştirmeli.

Lifestyle ingilizcede ne demek, Lifestyle nerede nasıl kullanılır?

Lifestyle advertising : Yaşam tarzı reklamı. Belirli bir yaşam biçimini temsil eden kişileri malı çeşitli biçimlerde tüketirken gösteren ve bunu çeşitli biçimlerde anlatan reklam türü.

Gay lifestyle : Aynı cinsten kişilere ilgi duyma ile tanımlanan hayat tarzı. Homoseksüel yaşam biçimi. Eşcinsel yaşam tarzı.

Western lifestyle : Avrupa ve kuzey amerika ülkelerinin modern yaşam tarzı. Batılı yaşam tarzı.

Lifestyles : Yaşam biçimi. Hayat tarzı. Hayat tarzları.

Lifesaver : Cankurtaran. Birini ölümden kurtaran kimse. Can simidi. Cankurtaran simidi. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. Can yeleği. Can kurtaran görevli (plajlarda). İmdada yetişen şey.

 

Lifesize : Gerçek boyutlu. Gerçeğe uygun boyutta.

Lowlifes : Serseri. Aşağılık (kişi). Kopuk. Ayaktakımı. Ayak takımı. Hayta.

Lifespan : Ömür. Yaşam süresi. Bir hayvanın veya bitkinin yaşaması beklenen yıllar sayısı.

Lifesavers : Cankurtaran. Cankurtaran simidi. Can kurtaran görevli (plajlarda). Can simidi. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. İmdada yetişen şey. Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. Can yeleği. Birini ölümden kurtaran kimse.

Lifesaving : Hayat kurtarma. Hayat kurtarmak için yapılan veya tasarlanmış olan. Hayat kurtarıcı. Can kurtaran.

İngilizce Lifestyle Türkçe anlamı, Lifestyle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lifestyle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mode : Tipik değer (istatistik). Şekil. Tepe değeri. Tepedeğer. Usul. Tavır. Yol. Yöntem. Tarz. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri.

Living : Yaşama. Geçim yolu. Geçinmek. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Güncel. Canlı. Yaşayan. Oturma. Geçinme.

Vanity fair : Sosyete hayatı yaşayan kimse. Sosyetik yaşam. Yüksek zümre. Moda dünyası. Özellikle büyük şehirlerdeki kaymak tabakada görülen uçarı yaşam biçimi.

Fashion : Moda. Oluşturmak. Uydurmak. Dış görünüş. Yapmak. Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi. Giyim, ev, konuşma, sanat, dinlenme-eğlenme gibi kimi ekin öğelerinin biçiminde (çoğunlukla bu biçimin ayrıntılarında) sık sık ortaya çıkan kısa süreli ve toplum ya da. küme içinde az çok onay görüp izlenen değişiklikler. Kılık kıyafet. Yüksek tabaka.

 

Path : Çığır. Yolak. İz. Pist. Devinen bir nesnenin izlediği yol ya da çizgi. Yörünge. Meslek. Patika. Yol. Hayat biçimi.

Manner of life : Yaşayış tarzı.

Lifestyles : Hayat tarzları.

Way of living : Yaşayış.

Free living : Serbest yaşayan.

Lifestyle synonyms : life style, livings, day to day reality, manner, style, fast lane, lives, way, modus vivendi, mode of life, habits, existence, habit.