Lifetime türkçesi Lifetime nedir
- Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre.
- Bir ömür boyu.
- Ömür.
- Ömür süresi.
- Kullanım ömrü.
- Hayat.
- Ömür boyu süren.
- Hayat süresi.
- Yaşam süresi.
- Hayatın devam ettiği süre; canlı varlık olarak bulunabilme süresi.
- Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır.
- Yaşam.
- İnsan ömrü.
- Ömür boyu.
Lifetime ile ilgili cümleler
English: Her dream of a lifetime finally came true.
Turkish: Hayatının rüyası sonunda gerçek oldu.
English: I wish you a lifetime of happiness.
Turkish: Sana ömür boyu mutluluk diliyorum.
English: The lifetime of a butterfly is three days.
Turkish: Kelebeklerin ömrü üç gündür.
English: I wish you both a lifetime of happiness.
Turkish: İkinize de ömür boyu mutluluklar diliyorum.
English: Communism will never be reached in my lifetime.
Turkish: Hayatımda kominizme asla ulaşılmayacak.
Lifetime ingilizcede ne demek, Lifetime nerede nasıl kullanılır?
Once in a lifetime opportunity : Hayatının şansı. Hayatının fırsatı. Bir daha hiçbir zaman gelmeyecek olan fırsat.
Chance of a lifetime : Hayatının fırsatı veya şansı. Hayatının fırsatı.
Collective lifetime : Topluyaşam süresi. Belli bir çoğa kuşağının son bireyi ölene değin yaşadığı toplam süre.
Delegation lifetime : Yetkilendirme süresi.
Legacy during lifetime : Ölümden önce verilmiş miras. Vasiyet sahibinin ölümünden önce devredilen mülkiyet.
Life activities : Hayati faaliyetler.
Life blood : Yaşamak için gerekli kan.
Life boat : Cankurtaran filikası. Cankurtaran teknesi. Cankurtaran salı. Cankurtaran. Acil durumlarda yolcuları kurtarmak için gemide bulunan ekstra tekneler. Flika. Cankurtaran sandalı. Can salı. Can filikası.
Lifetimes : İnsan ömrü. Hayat. Ömür boyu. Yaşam süresi. Ömür. Yaşam. Bir ömür boyu. Kullanım ömrü. Ömür süresi. Ömür boyu süren.
Life belt : Cankurtaran kemeri. Güvenlik kemeri. Cankurtaran yeleği. Cankurtaran simidi. Can yeleği. Kemer şeklindeki cankurtaran kemeri.
İngilizce Lifetime Türkçe anlamı, Lifetime eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lifetime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
During good behavior : Yaşam boyu.
Being : Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Yaradılış. Olma. Tanrı. Varoluş. Yapı. İnsan. Vücut. Oluş.
Economic life : Ekonomik hizmet süresi. Bir yapının yıkılması ya da yeniden yapılması yerine onarılıp kullanılmasının daha verimli olabildiği süre. Sabit varlığın ekonomik olmaktan çıktığı, diğer bir deyişle sabit varlığın maliyetlerinin getirisini aştığı ana kadar geçen süre. krş. teknik ömür. Ekonomik ömür. Ekonomik kullanım süresi. Ekonomik yaşam. Faydalı ekonomik ömür. Sabit varlıklarda kullanma süresi.
Food and drink : Besin. Yenen ve içilen şeyler. Gıda. Gıda ve içecek. Beslenme. Canlılık. Yiyecek içecek. Yiyecek ve içecek.
To perpetuity : Ebediyen.
Movement : İstidat. Meyil. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Bağırsakların çalışması. Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması. Ritm. Bölüm. S dış dünyanın görüntülerini düzenli aralıklı resimler dizisi biçiminde film üzerine saptarken filmin alıcıda; böyle bir filmdeki resimler dizisini devinimli görüntülere çevirirken filmin göstericide aralı devinimi. dış dünyanın seslerini sürekli biçimde saptamak üzere filmin alıcıda; aynı seslerin okunması için filmin göstericide sürekli devinimi. Taşıma.
Life cycles : Yaşam dönemi. Yaşam döngüsü. Organizmanın doğumdan ölüme kadar geçirdiği evrelerin bütünü. Ömür çevrimi. Ömür döngüsü. Yaşam aşamaları. Yaşam çevrimi. Kullanım süresi.
Courtyard : İç bahçe. Avlu.
Liveliness : Hayatiyet. Renklilik. Parlaklık. Çabukluk. Zindelik. Dirilik. Hareketlilik. Canlılık. Oynaklık.
Lifetime synonyms : time period, period of time, life time, lifetimes, vita, animation, abidance, lining, birth, hereafter, lifespan, demise, age, period, living, from the cradle to the grave, for perpetuity, life, life span, for life, death, in perpetuity, physical life, lifelong, longevity, existences, life cycle, eld, dying, lifespans, afterlife, days, world.
Lifetime zıt anlamlı kelimeler, Lifetime kelime anlamı
Death : Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Katil. Ölme. Ölüm. Azrail. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Helak. Tükeniş. Yıkım. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya.
Birth : Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Kodak kökeni. Tevellüt. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Doğurma. Neşet. Köken. Soy. Kaynak.
Lifetime ingilizce tanımı, definition of Lifetime
Lifetime kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The time that life continues.

Bu kısımda Lifetime kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lifetime ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lifetime anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lifetime ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.