Kurtarıcı nedir, Kurtarıcı ne demek

  • Kendi hayatını tehlikeye atarak bir kimseyi, bir topluluğu güç bir durumdan veya yok olmaktan kurtaran kimse, halaskâr
  • Kurtarma aracı.

"Kurtarıcı" ile ilgili cümleler

  • "Kurtarıcımız Atatürk."

Kurtarıcı kısaca anlamı, tanımı:

Kurt : Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz.

Kurtarıcılık : Kurtarıcı olma durumu, halaskârlık.

Hayat : Yaşam. Yazgı. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Sundurma. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Canlı, sağ olma durumu. Meslek. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Avlu.

Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Toplu : Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Halas : Bir yerden, bir şeyden kurtulma, kurtuluş.

Kurtarma : Kurtarmak işi.

Kurtarma aracı : Trafikte arızalanan, kaza geçiren aracı yerinden kaldırıp istenilen yere götüren özel donanımlı motorlu araç, kurtarıcı.

Aracı : Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Kurtarıcı ile ilgili Cümleler

  • Onun kurtarıcı özelliği yok.
  • Kişisel Kurtarıcınız olarak İsa Mesih'i kabul ediyor musun?
  • Sen bizim kurtarıcısın.
  • Kurtarıcılar gelmeden önce o öldü.
  • O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.
  • Kurtarıcılar çocuğu bulma umuduyla çevreyi aradı.
  • O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.

Diğer dillerde Kurtarıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Kurtarıcı ne demek? : adj. saving

n. life saver, savior, saviour [Brit.], saver, rescuer, a card up one's sleeve, liberator, Messiah, redeemer, salvor, tow truck

Fransızca'da Kurtarıcı : libérateur/trice

Almanca'da Kurtarıcı : n. Retter, Erlöser, Befreier, Erretter, Heiland

adj. heilbringend

Rusça'da Kurtarıcı : n. избавитель (M), освободитель (M), спаситель (M), спасатель (M)