Savior türkçesi Savior nedir
- Cankurtaran.
- Kurtarıcı.
- Kurtaran kimse.
- Mesih.
Savior ile ilgili cümleler
English: He saw himself as the world's savior.
Turkish: O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.
English: You're our savior.
Turkish: Sen bizim kurtarıcısın.
English: He saw himself as the savior of the world.
Turkish: O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.
English: Do you accept Jesus Christ as your personal Savior?
Turkish: Kişisel Kurtarıcınız olarak İsa Mesih'i kabul ediyor musun?
Savior ingilizcede ne demek, Savior nerede nasıl kullanılır?
King savior : Kıyamete yakın ortaya çıkması beklenen kurtarıcının adı. Kurtarıcı kral.
The savior : Mesih. Cankurtaran. Kurtarıcı. Hazreti isa.
Savioress : Cankurtaran.
Saviors : Cankurtaran. Mesih. Kurtarıcı. Kurtaran kimse.
Saviour : Cankurtaran. Mesih. Kurtarıcı.
Saving : Tutum. Kazandırıcı. Bkz.save. Kazandırma. Bir ekonomide belirli bir dönemde yaratılan gelirin tüketilmeyen, yani harcanmayan kısmı. cari gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması. Kazanç. Durumu idare eden. Kurtarıcı. Kısıtlayıcı. Durumu kurtaran.
Saving certificate : Bir birikim hesabı hakkında bilgi veren ve sahipliği gösteren sertifika. Biriktirme sertifikası. Birikim sertifikası.
Saving bond : Tasarruf bonosu. Hazine ya da kamu kuruluşları tarafından çıkarılan ve gelirinden vergi kesintisi yapılmayan tahvil.
Savine : Karaardıç.
Saving bank : Tasarruf bankası.
İngilizce Savior Türkçe anlamı, Savior eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Savior ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rescuers : Kurtarma görevlisi.
Ambulances : Cankurtaran arabası. Gezici hastane. Ambulans. Ambülans.
Life preserver : Can yeleği. Topuzlu baston. Cankurtaran malzemesi. Cankurtaran simidi.
Messiah : İsa peygamber. ä°sa peygamber.
Helper : Uşak. Asistan. Çantacı. Hizmetçi. Çırak. Yardımcı eleman. Muavin. Usta yardımcısı. Yamak. Yardımcı.
Lifeguard : Koruyucu demir. Koruma. Cankurtaran (plaj). Cankurtaran plaj. Can kurtaran görevli (plajlarda). Cankurtaran yüzücü. Plajda cankurtaranlık yapan.
The nazarene : Nasıra şehrinin yerlisi. İlk hıristiyanlık devirlerinde bir yahudi hıristiyan mezhebi üyesi. Nasıralı. Hıristiyan. The nazarene: hazreti isa. Nasrani.
Redeemers : Kurtarıcı kimse.
Messianic : Mesihe ait.
Savior synonyms : good shepherd, jesus of nazareth, savioress, liberator, salvation, deliverers, ambulance, salvager, christ, jesus, galahads, salvage man, breakdown lorry, jesus christ, salvagers, liberators, galahad, saviour, mahdi, redemptive, lifeguards, saviors, the crucified, lifesaver, the messiah, christs, redeemer, deliverer, lifesavers, rescuer, life boat, messiahs, the redeemer.
Savior ingilizce tanımı, definition of Savior
Savior kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who saves, preserves, or delivers from destruction or danger.

Bu kısımda Savior kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Savior ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Savior anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Savior ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.