Helper türkçesi Helper nedir

Helper ile ilgili cümleler

English: I want to hire a helper.
Turkish: Ben bir yardımcı çalıştırmak istiyorum.

Helper ingilizcede ne demek, Helper nerede nasıl kullanılır?

Helper applications : Mültimedya dosyaları ile bir internet göz atıcısına yardımcı olan program. Yardım uygulaması. Yardımcı uygulama. Yardım uygulamaları.

Helper t cells : Yardımcı t lenfositi. Yardımcı t hücreleri.

Helper virus : Yardımcı virüs. Tek başlarına çoğalamayan eksik virüslerin çoğalmasını sağlayan virüs.

Audio helper : Ses yardımcısı. Ses oynatıcısı. Ses dosyası çalıştırmada yardımcı bir program.

Mail merge helper : Adres-mektup birleştirme yardımcısı.

Helped : Yardım etmek. Kurtarmak. Elinde olmak. İmdadına yetişmek. Başa çıkmak. Yardımcı olmak. Yararı olmak.

Whelped : Yavrulamış (doğum vb). Yavrulamak. Eniklemek.

Help details : Yardım ayrıntıları.

Helpers : Yardımcı. Uşak. Muavin. Yardımcılar. Hizmetçi. Avene. Çırak.

Help contents : Yardım içerikleri. Yardım içeriği.

İngilizce Helper Türkçe anlamı, Helper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Helper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assister : Yatakçı. Yardakçı. Yaver. Yatak. Yardak. Suç ortağı.

Adjuvant : Kolaylaştırıcı. Destek. Destekleyici. Cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi. Katma. Arttırıcı. Yardım eden. Bir hastalığın ek tedavisi olarak kullanılan (tıp veya medikal terimi). Yardımcı olan.

Assistors : Yaver. Asistanlık eden.

Apprentice : At yarışlarında 50 den az yarış kazanmış, deneyimi jokeylere göre daha az genç binici. Miço. Apranti. Stajyer. Görevlendirildiği iş üzerinde bilgisi ve niteliği olmayan ve ustalarca uygulayıcı durumuna getirilebilmek amacıyla eğitilen çocuk ya da kişi. Acemi. Çırak yapmak. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deneyimsiz acemi kişi.

Accessaries : Suç ortağı olan. Yardakçı. Suçortağı. Suç ortağı. Aksesuar.

Facilitator : Teşvik ederek destekleyen kimse veya şey. Kolaylaştırıcı. Kolaylaştıran. Yöneten. Bir şeyi hızlandıran ve gerçekleşmesine yardım eden kimse.

Domestics : Yurt içi. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Evcil. Temizlikçi. İç. Ailevi. Aile ile ilgili. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu.

Improver : Düzenleyici. Reformcu. Geliştirici. Yenilikçi. Gönüllü çalışan kimse. Düzelten kimse. Düzeltici. Islahatçı.

Stooges : Piyon veya maşa (alet olan kimse). Yardakçı. Herif. Acemi. Muhbir. İşbirlikçi denek. Şamaroğlanı. İkiliden gülünç duruma düşeni. Şamar oğlanı.

Attender : Servis yapan. Yardım eden. Eşlik eden kimse. Eşlik eden. Hizmet eden. Katılımcı.

Helper synonyms : birthing coach, powder monkey, underboss, secretarial assistant, good person, monitrice, cat's paw, doula, sparer, labor coach, event planner, good samaritan, actor's assistant, dental assistant, obliger, garcons, instructor, charladies, flower girl, assistants, adjutants, deliverer, charwoman, legmen, giver, underling, aider, accessary, water boy, accomplice, lieutenant, footmen, prompter.

 

Helper zıt anlamlı kelimeler, Helper kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse.

Bad person : Düzenbaz. Günahkar. Kötü kişi. Aldatıcı. Kriminal kimse. Günah işleyen kimse. Suça yatkın kimse. Kötü kimse. Kötü insanoğlu. İyi olmayan kimse.

Captor : Tutan kimse. Tutsak eden kimse. Zapteden. Ganimetçi. Tutsak eden kişi. Ele geçiren kimse. Esir alan kimse. Hükümet izniyle savaşan korsan gemisi. Esir alan kişi.

Helper ingilizce tanımı, definition of Helper

Helper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, helps, aids, assists, or relieves. As, a lay helper in a parish.