Ambulances türkçesi Ambulances nedir
- Cankurtaran arabası.
- Gezici hastane.
- Cankurtaran.
- Ambulans.
- Ambülans.
Ambulances ile ilgili cümleler
English: When you are driving, you should make way for ambulances.
Turkish: Araba sürerken ambulanslara yol vermelisin.
English: The ambulances carried the injured to the nearest hospital.
Turkish: Yaralılar ambulanslarla en yakın hastaneye götürüldü.
English: Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Turkish: Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.
Ambulances ingilizcede ne demek, Ambulances nerede nasıl kullanılır?
Ambulance airplane : Ambülans uçağı.
Ambulance chaser : Şikayetçi olarak zarar masrafları ödetme ve tazminat davası açmaya teşvik eden avukat. (kuzey amerika argosu) kaza kurbanlarını takip eden. Yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden avukat. Ambulans takipçisi.
Ambulance service : Ambülans hizmetleri. Ambülans hizmeti.
Ambulance station : İlk yardım istasyonu. Ambülans istasyonu.
Call an ambulance : Ambulans çağırın. Ambulans çağırmak.
Ambulacral : Ambulakra ait. Ambulakral.
Ambulant : Seyyar. Ayakta tedavi edilen. Ayakta. Gezici. Yürür durumda olan hasta. Ambülan. Hastanın yatmasını gerektirmeyen.
Ambulacral foot : Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, su kanal sistemine küçük yan kanallarla bağlı, solunum, besin yakalama, duygu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı. ambulakral ayak. Tüp ayak. Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, aynı zamanda solunum, besin yakalama, duyu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı, ambulakral ayak.
Ambulance : Ambulans. Ambülans. Cankurtaran arabası. Cankurtaran. Gezici hastane.
Ambulanceman : Sedyeci. (ingiltere ingilizcesi) yardımcı sağlık hizmeti veren kimse. Acil tıbbi müdahale sağlaması için eğitim almış olan kişi.
İngilizce Ambulances Türkçe anlamı, Ambulances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ambulances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lifesaver : İmdada yetişen şey. Can simidi. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. Can yeleği. Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. Can kurtaran görevli (plajlarda). Birini ölümden kurtaran kimse. Cankurtaran simidi.
Life boat : Acil durumlarda yolcuları kurtarmak için gemide bulunan ekstra tekneler. Cankurtaran sandalı. Cankurtaran teknesi. Cankurtaran salı. Cankurtaran filikası. Can salı. Can filikası. Flika.
Ambo : Ambulans sürücüsü. Vaiz kürsüsü. Vaiz kürsüsü (eski hristiyan kiliselerinde). İncil'in okunduğu yükseltilmiş masa.
Automobile : Binit. Binek taşıt. Araba. Otomobil. Binek araba. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Motorlu araç.
Rescuers : Kurtarma görevlisi. Kurtarıcı.
Savior : Kurtaran kimse. Kurtarıcı. Mesih.
Lifeguard : Cankurtaran (plaj). Koruyucu demir. Plajda cankurtaranlık yapan. Cankurtaran yüzücü. Cankurtaran plaj. Can kurtaran görevli (plajlarda). Koruma.
Car : Kabin. Oto. Otomobil. Vagonet. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Araba. Vagon. İngiltere'de tekerlekli. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Binit.
Ambulances synonyms : funny wagon, ambulance, salvage man, auto, salvager, motorcar, machine, savioress, lifeguards, rescuer, salvagers, life preserver, lifesavers, saviors.

Bu kısımda Ambulances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ambulances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ambulances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ambulances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.