Preserver türkçesi Preserver nedir

  • Korucu (av).
  • Konserve yapan kimse.
  • Koruyucu madde.
  • Koruyucu.

Preserver ingilizcede ne demek, Preserver nerede nasıl kullanılır?

Life preserver : Can yeleği. Cankurtaran simidi. Cankurtaran. Cankurtaran malzemesi. Topuzlu baston.

Preservers : Koruyucu madde. Korucu (av). Koruyucu. Konserve yapan kimse.

Preserve formatting during updates : Güncelleştirirken biçimlendirmeyi sürdür.

Game preserve : Av hayvanları için ayrılmış yer.

Nature preserve : Doğa koruma alanı. Korunan doğal alan.

Preservation of monuments : Anıtların korunması. Anıtların ve çevresinin bakım, onarım ve değerlendirilmesine ilişkin kuralları ve yöneltileri uygulamaya geçirme eylemi.

Preserves : Konserve. Reçel.

Well preserved : İyi durumda tutulmuş. Düzgünce saklanmış. İyi korunmuş. Layıkıyla depolanmış.

Preserved : Korunan. Korumak. Korunmuş. Muhafaza etmek. Konserve yapmak. Masun.

Be preserved : Korunmak.

İngilizce Preserver Türkçe anlamı, Preserver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preserver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Person : Şahıs. Can. Adam. Kişilik. Kişi. Fert. Beden. Kimse. Karakter (tiyatro terimi).

Conservator : Tasfiye memuru. Vasi. Kayyım. Veli. Korumacı. Müze müdürü. Muhafız.

Soul : Kişi. Öz. İçtenlik. Kök. Temel direk. Maneviyat. Soul. Esas. Ruh. Gönül.

 

Caretakers : Kapıcı. Yönetici. Bekçi. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Odacı. Hademe. Ev bekçisi. Temizlik görevlisi. Bakıcı.

Conservative : Hiç aşırıya kaçmayan. İhtiyat. Göze çarpmayan. Dikkatli. Muhafazakar. Konservatif. Muhafazakar parti üyesi. Tutucu kimse. Mutedil.

Custodian : Müze sorumlusu. Emanetçi. Muhafız. Yönetici kimse. Veli. Sorumlu kimse. Bekçi. Vasi. Kapıcı.

Mortal : Fani. Ölüm. Aşırı. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Ölümlü. Ölümle ilgili. Çok büyük. İnsan. İnsanlık. İnsanoğlu.

Salter : Tuzlayıcı. Tuz üreticisi ya da satıcısı.

Somebody : Kimse. Önemli kimse. Birisi. Bir kimse. Biri. Şahsiyet. Önemli birisi. Bazısı. Kimisi.

Caretaker : Hademe. Odacı. Bekçi. Temizlik görevlisi. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Yönetici. Kapıcı. Ev bekçisi. Bakıcı.

Preserver synonyms : contraceptive, protector, defensive, conservators, face shield, bodyguard, conserving, someone, custodians, defender, guardian, demulcents, cook, individual, preservatives, preservers, demulcent, defensor, custos, shielder.

Preserver ingilizce tanımı, definition of Preserver

Preserver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., one who saves the life or character of another. One who, or that which, preserves, saves, or defends, from destruction, injury, or decay.