Cringed türkçesi Cringed nedir

  • Yaltaklanmak.
  • İki büklüm olmak.
  • Sinmek.
  • Kuyruk sallamak.
  • Yalakalık yapmak.
  • Köpeklenmek.
  • Korkudan sinmek.
  • Korkuyla çekilmek.
  • El etek öpmek.
  • Korkuyla eğilmek.
  • Yaltaklık etmek.

Cringed ile ilgili cümleler

English: Ali cringed in fear.
Turkish: Ali korkudan sindi.

English: I cringed.
Turkish: İçim kıyıldı.

English: Ali cringed.
Turkish: Ali yaltaklık etti.

English: Ali cringed in pain.
Turkish: Ali acı içinde iki büklüm oldu.

English: Ali cringed when he saw Mary walk into the room.
Turkish: Ali Mary'nin odaya doğru yürüdüğünü gördüğünde yalakalık yaptı.

Cringed ingilizcede ne demek, Cringed nerede nasıl kullanılır?

Cringe : Korkuyla çekilmek. Yaltaklanmak. Sinmek. Yaltaklık etmek. Kuyruk sallamak. El etek öpmek. Korkuyla eğilmek. Yalakalık yapmak. Korkudan sinmek. İki büklüm olmak.

Cringes : Yaltaklık etmek. Korkuyla eğilmek. Korkudan sinmek. El etek öpmek. Köpeklenmek. İki büklüm olmak. Korkuyla çekilmek. Yalakalık yapmak. Kuyruk sallamak. Sinmek.

Cringing : Dalkavuk. Köpeklik. Yaltakçı. Yalaka.

Cringingly : Dalkavuk gibi. Yalaka bir şekilde.

Cringle : Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası. İpten yapılmış simit halkası. Halat matafyonu. Radansa. Çevirme kasa.

Crinel : Çok ince kuştüyü.

 

Crinis : Saç. Krinis.

Crinkles : Buruşmak. Hışırdatmak. Katlamak. Buruşturmak. Hışırdamak. Kıvırmak. Kırıştırmak. Karıştırmak. Kırışmak. Büzüşmek.

Crinkle : Kırıştırmak. Kırışık. Büzüşmek. Karıştırmak. Kıvırmak. Buruşturmak. Katlamak. Buruşmak. Hışırdamak. Hışırdatmak.

Crinites : Kıllı. Saçlı.

İngilizce Cringed Türkçe anlamı, Cringed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cringed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fawned : Karaca yavrusu. Doğurmak. Yavru geyik. Doğurmak (geyik). Geyik doğurmak. Dalkavukluk etmek. Yavrulamak.

Crouch : Çömelme. Silmek. Çömelmek. Çökmek. Büzülmek. İdaho eyaletinde şehir.

Blarneyed : Yağ çekmek. Piyaz. Dil dökme. Yağcılık. Dalkavukluk. Övme. Yağ. Yaltaklanma. Yağ çekme.

Cowered : Korkup çekilmek. Çömelmek. Suspus olmak. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Büzülmek. Çökmek. Sinmek (korku vb nedeniyle).

Boundary : Son. Kenar. Ara hattı. Sınır. Sinir. Limit. Hudut. Çeper. Had.

Permeates : Süzmek. Yayılmak. Sızmak. Geçen. Nüfuz etmek. Geçmek. İçine işlemek. Süzüntü.

Fawns : Geyik yavrusu. Yavrulamak. Yavru geyik. Alageyik yavrusu. Geyik doğurmak. Açık kahverengi. Dalkavukluk etmek.

 

Cower : Çökmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Çömelmek. Suspus olmak. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Korkup çekilmek. Büzülmek.

Quail : Cesaretini kaybetmek. Bıldırcın. Yılmak. Ümitsizliğe kapılmak. Korkuya kapılmak. Korkmak. Ürkmek. Umudunu yitirmek.

Bound : Kalgımak. Bağlı. Sekip geri gelmek. Sıçramak. Sınırlarını çizmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Zıplamak. Sektirmek. Kuşatmak. Sınırlamak.

Cringed synonyms : outer boundary, blarneying, ducked, blarneys, doubling up, glad eye, blandished, adulate, frisked, beslaver, butter up, cowering, permeating, cringes, play up to, permeated, apple polish, quailed, adulates, crouched, adulating, cowers, crouch down, permeate, frisk, duck, edge, double up, bootlicked, cringe, curry favor, blandishes, frisks.

Cringed zıt anlamlı kelimeler, Cringed kelime anlamı

Unaltered : Değişmez. Değiştirilmemiş. Değişmemiş.

Cringed antonyms : unbordered.