Crouch türkçesi Crouch nedir

Crouch ile ilgili cümleler

English: Ali crouched down next to Mary behind the car.
Turkish: Ali arabanın arkasında Mary'nin yanında çömeldi.

English: Mr Crouch, what do you do?
Turkish: Bay Crouch nasılsınız?

English: Ali crouched beside Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yanında çömeldi.

English: Mrs. Crouch, do you have a job?
Turkish: Bayan Crouch, bir işiniz var mı?

English: Ali crouched down by the gate.
Turkish: Ali kapının yanında çömeldi.

Crouch ingilizcede ne demek, Crouch nerede nasıl kullanılır?

Crouch down : Çömelmek. Sinmek. Sığınmak. Çömmek.

Crouch sitting : Vücudun, dizler ve kalça bükülü olarak eller ve ayak uçları üzerinde dayalı bulunduğu durum. (bu durumda ya dizler bitişik olarak kolların, ya da kollar dizlerin arasındadır.). Dört ayak duruşu.

Crouched : Sinmek. Çömelmek. Çökmek. Büzülmek.

Crouches : Çömelme. Çökmek. İdaho eyaletinde şehir. Sinmek. Büzülmek. Silmek. Çömelmek.

Crouching : Çömelme. Çömelmiş vaziyet. Çömelmek. Sinik.

Croupiest : Kuş palası hastası olan. Kuş palazı hastalığı olan (gırtlak ve nefes borusu yangısı ).

Croupily : Boğmacalı bir şekilde.

Crouton : Çorba ile sunulan küçük kızarmış ekmek parçası. Kızarmış küçük ekmek parçası. Kızarmış ekmek parçaları. Küp biçiminde doğranmış kızarmış ekmek (çorbaya konulan). Kruton. Kıtır ekmek.

 

Croups : At sağrısı. Hunnak. Krup. Krup hastalığı. Kuş palazı hastalığı. But (at). Çömelme. Boğak. Sağrı.

Croupe : But (at).

İngilizce Crouch Türkçe anlamı, Crouch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crouch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Duck : Dalmak. Daldırıp çıkarmak. Eğilmek. Batmak. Sıvışmak. Anatinae alt familyasından hemen hemen dünyanın tüm sulak bölgelerinde yaşayan perde ayaklı su kuşlarına verilen ad. Ördek. Kaytarmak.

Crossing out : Üstünü çizme. Bozma. Silme. Çizmek. Karalama. Çizme.

Crack : Çıtlatmak. Patlamak. Çatırdamak. Şaklatmak. Kırmak. Yarılmak. Çatırdatmak. Çatallaşmak (ses). Çözmek (şifreyi).

Absterge : Temizlemek.

Hunch : Omuzlamak. Kamburlaştırmak. Önsezi. Eğmek. Bükmek. Topak. Eğilme. Kambur. Hissikablelvuku.

Cave in : Göçertmek. Yıkılmak. Göçmek. Göçürmek. Moralman çökmek. Kazmak. Teslim olmak. Açmak. Oymak.

Dwindles : Giderek küçülmek. Küçülmek. Bozulmak. Gittikçe küçülmek. Azalmak. Çekmek. Önemini kaybetmek. Yavaş yavaş azalmak. Gitgide azalmak.

Dwindle : Bozulmak. Yavaş yavaş azalmak. Gitgide azalmak. Çekmek. Gittikçe küçülmek. Gittikçe ufalmak. Küçülmek. Önemini kaybetmek. Azalmak.

Squatting : Devletin, dar gelirlilerin gereksinmelerini karşılamakta güçlük çektiği, buna gücü yetmediği durumlarda, bu dar gelirli ailelerin kendi konutlarını, kendi emek, para ve güçleriyle, kendilerinin olmayan topraklar üzerinde yapma eğiliminin belirmesi, güçlenmesi ve bir konutlandırma yöntemi biçimini alması. bu fırsatı değerlendiren birey ya da ortaklıkların gecekondu tecimenliğini uğraş durumuna getirmeleri. Gecekonduculuk. Gecekondulaşma. Gecekondu dikme.

 

Couch : İfade etmek. Kanape. Astar boya. Belirtmek. Pusuya yatmak. Kataraktı tedavi etmek. Sedir. Nakışlamak. Muayene sediri.

Crouch synonyms : hunker down, change posture, collapsing, blank, come to grief, scrunch up, hunching, ensconce oneself, blisses, flex, blanks, cowered, caved, blot out, basalts, cancel, crouched, scrunch, shrink, aberdeen, bow, crouching, blanking, arco, hunkered, cancels, croup, bellevue, come down, crouches, crack up, burley, crouch down.

Crouch zıt anlamlı kelimeler, Crouch kelime anlamı

Lie : Palavra. Durmak. Yatmak. Kandırmak. Atmak. Yasal olmak. Uzanmak. Yalan. Kalmak. Yalan söylemek.

Stand : Dikilmek. Katlanmak. Ayağa kalkmak. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Sineye çekmek. Üstlenmek. Desteklemek. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalmak. Ayaklık.

Crouch ingilizce tanımı, definition of Crouch

Crouch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stoop low. To lie close to the ground with the logs bent, as an animal when waiting for prey, or in fear. To bless. To bend down. To sign with the cross.