Crouching türkçesi Crouching nedir

  • Sinik.
  • Çömelmiş vaziyet.
  • [#çömelme Çömelmek].
  • Çömelme.

Crouching ingilizcede ne demek, Crouching nerede nasıl kullanılır?

Crouch down : Çömmek. Sinmek. Çömelmek. Sığınmak.

Crouch sitting : Vücudun, dizler ve kalça bükülü olarak eller ve ayak uçları üzerinde dayalı bulunduğu durum. (bu durumda ya dizler bitişik olarak kolların, ya da kollar dizlerin arasındadır.). Dört ayak duruşu.

Crouch : İdaho eyaletinde şehir. Büzülmek. Çömelmek. Sinmek. Silmek. Çömelme. Çökmek.

Crouched : Büzülmek. Sinmek. Çömelmek. Çökmek.

Crouches : Sinmek. İdaho eyaletinde şehir. Büzülmek. Çömelmek. Çökmek. Çömelme. Silmek.

İngilizce Crouching Türkçe anlamı, Crouching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crouching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moving : Muharrik. Taşınma. Hareket ettirme. Etkili. Duygulandırma. Duygulandırıcı. Hareketli. Tesirli. Hareket etme. Hareket eden.

Crouch : İdaho eyaletinde şehir. Silmek. Büzülmek. Sinmek. Çökmek.

Crouched : Çökmek. Büzülmek. Sinmek.

Squatting : Gecekondu dikme. Devletin, dar gelirlilerin gereksinmelerini karşılamakta güçlük çektiği, buna gücü yetmediği durumlarda, bu dar gelirli ailelerin kendi konutlarını, kendi emek, para ve güçleriyle, kendilerinin olmayan topraklar üzerinde yapma eğiliminin belirmesi, güçlenmesi ve bir konutlandırma yöntemi biçimini alması. bu fırsatı değerlendiren birey ya da ortaklıkların gecekondu tecimenliğini uğraş durumuna getirmeleri. Gecekondulaşma. Gecekonduculuk.

 

Cynic : İyiliğe inanmayan kimse. Alaycı. Kötümser. Herkesi çıkarcı sanan kimse. İyiliğe inanmayan. Hayatın güzelliklerine karşı çıkan felsefeci. Alaycı tip. Toplumsal değerleri küçümseyen kimse. İnsanların her davranışında mutlaka bir çıkar bulunduğuna inanan kimse.

Cowers : Büzülmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Suspus olmak. Çökmek. Korkudan sinmek. Sinmek. Korkup çekilmek. Sinmek (korku vb nedeniyle).

Affecting : Etkileme. Duygulandırma. Taklitçi. Etkileyici. Numaracı. Dokunaklı. Yapmacıklı. Derinden etkileyici. Etkileyen.

Squat : Bağdaş kurup oturmak. Çömeliş. Oturmak. Kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte). Bücür. Çömeltmek. Kurulmak. Araziye sahip çıkmak.

Hunch : Kambur. Eğilme. Bükmek. Önsezi. Topak. Kamburlaştırmak. Eğmek. Omuzlamak. Hissikablelvuku.

Devastating : Çarpıcı. Çok iyi. Yıkıma sürükleyici. Yıkıcı. Tahrip edici. Kahredici. Müthiş. Harap etme. Çekici. Etkileyici.

Crouching synonyms : cowered, hunched, couch, hunker, hunches, cowed, crouches, poignant, cynical, cowering, hunching, croup, crouch down, croups, destructive, cower, hunkered.

Crouching zıt anlamlı kelimeler, Crouching kelime anlamı

Constructive : Dolaylı. Yardımcı. Konstrüktif. Müspet. Olumlu. Geliştirici. Yaratıcı. İnşaatla ilgili. Yapıcı. İnşaat.

Unmoving : Hareketsiz. Devinmeyen. Hareket etmeyen. Kımıldamayan. Sakin. Heyecansız.