Crouched türkçesi Crouched nedir

Crouched ile ilgili cümleler

English: They crouched down beside Tom.
Turkish: Tom'un yanına çömeldiler.

English: Ali crouched down next to Mary behind the car.
Turkish: Ali arabanın arkasında Mary'nin yanında çömeldi.

English: She crouched down by the gate.
Turkish: O, kapının yanında çömeldi.

English: Ali crouched beside Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yanında çömeldi.

English: Ali crouched down by the gate.
Turkish: Ali kapının yanında çömeldi.

Crouched ingilizcede ne demek, Crouched nerede nasıl kullanılır?

Crouches : Silmek. Çömelmek. Sinmek. İdaho eyaletinde şehir. Çömelme. Büzülmek. Çökmek.

Crouch down : Sığınmak. Sinmek. Çömmek. Çömelmek.

Crouch sitting : Dört ayak duruşu. Vücudun, dizler ve kalça bükülü olarak eller ve ayak uçları üzerinde dayalı bulunduğu durum. (bu durumda ya dizler bitişik olarak kolların, ya da kollar dizlerin arasındadır.).

Crouch : Büzülmek. Çökmek. Çömelmek. Silmek. Çömelme. İdaho eyaletinde şehir. Sinmek.

Crouching : Sinik. Çömelme. Çömelmiş vaziyet. Çömelmek.

Croupiest : Kuş palazı hastalığı olan (gırtlak ve nefes borusu yangısı ). Kuş palası hastası olan.

Crouton : Kızarmış küçük ekmek parçası. Küp biçiminde doğranmış kızarmış ekmek (çorbaya konulan). Kruton. Kıtır ekmek. Kızarmış ekmek parçaları. Çorba ile sunulan küçük kızarmış ekmek parçası.

 

Croupous : Kuş palazı hastalığı ile ilgili veya benzeyen (larinks ve nefes borusu yangısı). Krupöz.

Croupiers : Krupiye. Kurpiyer. Kumar oynatan görevli.

Croups : Sağrı. Hunnak. Krup hastalığı. Boğak. Kuş palazı hastalığı. Çömelme. Krup. But (at). At sağrısı.

İngilizce Crouched Türkçe anlamı, Crouched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crouched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cave : Siyasi partiden kopan grup. Kovuk. Oymak. Mağara. Kazmak. İn. Açmak. Pes etmek. Tünel oymak. Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları.

Cowers : Korkudan sinmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Korkup çekilmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Suspus olmak.

Permeated : Yayılmak. Geçmek. Sızmak.

Cringed : Yaltaklanmak. Korkuyla eğilmek. İki büklüm olmak. Korkudan sinmek. Köpeklenmek. Korkuyla çekilmek. Kuyruk sallamak. El etek öpmek. Yalakalık yapmak.

Bow : Çekilmek. Eğmek. Baş. Eğilmek. Boyun eğme. Reverans. Reverans yapmak. Yay. Boyun eğmek. Başıyla selamlamak.

Dwindle : Yavaş yavaş azalmak. Gitgide azalmak. Gittikçe küçülmek. Gittikçe ufalmak. Çekmek. Azalmak. Bozulmak. Giderek küçülmek. Küçülmek.

Collapsing : Düşmek. Suya düşmek. Bozulmak. Ciğerlerine hava gitmemek. Göçertme. Cesaretini yitirmek. Göçme. Yıkılmak. Başarısız olmak. Portatif olmak.

Dwindles : Yavaş yavaş azalmak. Önemini kaybetmek. Giderek küçülmek. Gitgide azalmak. Küçülmek. Gittikçe küçülmek. Çekmek. Bozulmak. Gittikçe ufalmak.

 

Bend : Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer. İşi e geldiği gibi değiştirmek. Kıvrılmak. Esnetmek. Çökmek (diz). Kıvrım menteşesi. Yöneltmek. Bükülmek. Bükme.

Shrinks : Ufalmak. Küçülmek. Suyu çekilmek. Büzmek. Çekmek. Büzüşmek. Küçültmek. Daraltmak. Ruh doktoru.

Crouched synonyms : hunker down, change posture, hunched, crack up, scrunch up, cringe, squinch, collapse, crouch, couch, duck, scrunch, cowering, cave in, permeates, cower, crouch down, hunching, hunker, come down, hunkered, collapses, crouching, break down, shrank, crouches, cracks, sit, come to grief, flex, hunches, caved, ensconce oneself.

Crouched zıt anlamlı kelimeler, Crouched kelime anlamı

Lie : Mideye oturmak. Atmak. Yalan atmak. Yalan söylemek. Yalan. Yasal olmak. Palavra. Kalmak. Uzanmak. Durmak.

Stand : Ayakta dikilmek. Sineye çekmek. Dikilmek. Çekilmek. Ayağa kalkmak. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Durdurmak. Kanıtlamak. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Katlanmak.

Smooth : Sistirelemek. Kolaylaştırmak. Düzgün. Şık. Yatıştırmak. Yumuşak. Hoş. Huzur veren. Düz. Mükemmel.

Crouched ingilizce tanımı, definition of Crouched

Crouched kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Marked with the sign of the cross.