Warrens türkçesi Warrens nedir

  • Kalabalık semt.
  • Tavşanı bol olan yer.
  • Kalabalık ev.
  • Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Warrens ingilizcede ne demek, Warrens nerede nasıl kullanılır?

Warren christopher : Bill clinton'ın başkanlığı esnasında abd dışişleri bakanı.

Warren commission : Warren komisyonu. Kennedy suikastini soruşturan komite. Abd başkanı john f. kennedy cinayetini soruşturmak üzere başkan lyndon b. johnson tarafından görevlendirilen komite.

Rabbit warren : Tavşanı çok olan bölge. Çok tavşanlı yer.

Warren : Kalabalık semt. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Tavşan kolonisi. Tavşanı bol olan yer. Çok tavşan bulunan yer. Av hayvanı üretim sahası. Aşırı kalabalık yer. Ağıl.

Warrener : Av hayvanı korucusu.

Warragal : Avustralya'ya özgü vahşi bir köpek. Vahşi at. Avustralya yabani köpeği.

Warre : Daha kötü.

Warrant of attorney : Dava vekaletnamesi. Vekaletname.

Warreners : Av hayvanı korucusu.

Warrant of apprehension : Arama emri. Tutuklama emri.

İngilizce Warrens Türkçe anlamı, Warrens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warrens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commutation : Değiştirme. Akım çevirme. Değişme. Cezayı değiştirme. Bir işlemde iki öğenin değişikliğe yol açmadan birbirlerinin yerini alması. Hafifletme ceza. Aralıklı ölçeğin taşıdığı özelliklerden biri olan ve aşağıdaki sayıltıyı uygulama olanağı veren kural : "a ve b gerçek sayılarsa, a+b = b+a ve ab=ba'dır.". Ceza hafifletme. Cezayı hafifletme.

 

Search warrant : Arama izni. Arama buyruğu. Arama emri. Arama müzekkeresi. Arama yetkisi belgesi. Yargıçlarca, yasalara göre izinsiz girilmesi yasaklanan yerler için, güvenlik kuvvetlerine verilen arama yetkisi. Arama kararı.

Pardon : Affetmek. Bağışlama. Hayatını bağışlamak. Affetme. Bağışlamak. Geçirmek. Mağfiret. Af. Aman. Geçirim.

Reassert : Tekrar ileri sürmek. Tekrar otorite kullanmak. Yeniden ileri sürmek. Tekrar savunmak.

Cachet : Marka. Mühür. Hususiyet. Kapsül. Prestij. Ayrıcalık. Özellik. Kaşe. Fark. Alamet.

Warren : Av hayvanı üretim sahası. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Çok tavşan bulunan yer. Tavşan kolonisi. Aşırı kalabalık yer. Ağıl. Kalabalık mahalle.

Arrest warrant : Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir. Tutuklama emri. İhzar müzekkeresi. Tutuklama müzekkeresi. Tutuklama kararı. Tutuklanma emri. Belirli kişi veya kişilerin tutuklanmalarını emreden yasal belge.

Justify : Sayfa yanaştırmak. Doğruluğunu kanıtlamak. Savunmak. Aklamak. Gerekçe göstermek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Suçsuzluğunu kanıtlamak. Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol ve sağ kıyıları düzenli olacak biçimde denetlemek, bk. sağa yanaştırmak, sola yanaştırmak. Yaslamak. Haklı çıkarmak.

 

Amnesty : Genel af. Uluslararası bir insan hakları örgütü. Genel afla serbest bırakmak. Umumi af. Af. Uluslararası af örgütü.

Confirm : Tasdiklemek. Takviye etmek. Tasdik etmek. Sağlama bağlamak. Kuvvetlendirmek. Kiliseye kabul etmek. Desteklemek. Dinsel tören yapmak. Onaylamak. Teyit etmek.

Warrens synonyms : lettre de cachet, judicial writ, bench warrant, writ, reprieve, death warrant.

Warrens zıt anlamlı kelimeler, Warrens kelime anlamı

Peaceful : Rahat. Uysal. Barışsever. Asude. Huzur dolu. Hazari. Barışçıl. Huzurlu. Sakin. Barışçı.

Disapproval : Onaylamama. Uygun görmeme. Ayıplama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Beğenmeme. Reddetme. Kınama. Kabul etmeme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Hoşnutsuzluk.