Whale türkçesi Whale nedir

Whale ile ilgili cümleler

English: Ali says he has never tried eating whale meat.
Turkish: Ali balina eti yemeği asla denemediğini söylüyor.

English: Have you ever eaten whale meat?
Turkish: Hiç balina eti yedin mi?

English: A whale is no more a fish than a horse.
Turkish: Bir balina, bir at olmadığı gibi bir balık da değildir.

English: A whale is a mammal.
Turkish: Balina bir memelidir.

English: A whale is a sort of mammal.
Turkish: Balina bir memeli türüdür.

Whale ingilizcede ne demek, Whale nerede nasıl kullanılır?

Whale calf : Balina yavrusu. Yavru balina.

Whale fin : Balina kemiği. Balina çubuğu. Bazı balinaların üst çenesinden alınan boynuzumsu ve elastik madde (eskiden korse yapımında kullanılırdı).

Whale fishery : Balina avlanan yer. Balina avcılığı.

Whale fishing : Balina avlama. Balina avına çıkma.

Whale of a time : Çok iyi zaman. Çok zevkli zaman. Eğlenceli zaman.

Be a whale on : Delisi olmak. Çok sevmek.

Be a whale for : Delisi olmak. Düşkünü olmak. Çok sevmek.

Whale the tar out of : Eşek sudan gelinceye kadar dövmek.

Have a whale of a time : Çok eğlenmek. Çok iyi vakit geçirmek.

 

A whale of a lot : Pek çok. Çok.

İngilizce Whale Türkçe anlamı, Whale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Porker : Genç domuz. Şişko. Domuz.

Whales : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, genellikle denizlerin soğuk bölgelerinde yaşayan, derileri düz ve çoğunda tüysüz, başları büyük, ön ayakları yüzgeç biçiminde, art ayakları olmayan, kuyrukları balık kuyruğu gibi olup yatay şekilde, başın gerisinde 1-2 burun deliği bulunan, burun deliklerinden su fışkırtan, eosen devrinden beri yaşayan, dişli balinalar (odontoceti) ve dişsiz balinalar (mysticeti) alt takımları iyi bilinen bir takım. Balinalar.

Giant : Izbandut. Bir çeşit beyin tümörü. Çok büyük. Koskocaman. Korkunç. Jiant. Dev. Kocaman. Dev gibi.

Flagellates : Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, sobe, küre biçiminde ya da uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak ya da çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromotoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arasında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırılmasında da yer alan bir sınıf. on kadar takımı olup öglena (euglena), noktiluka (noctiluca), tripanozoma (trypanosoma), layşmanya (leishmania), trikomonas (trichomonas), volvoks (volvox) iyi bilinen cinslerdir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kırbaçlamak. Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, söbe, küre biçiminde veya uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak veya çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromatoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arsında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırmasında da yer alan bir sınıf. on kadar takımı olup öglena (euglena), noktiluka (noctiluca), tripanozoma (trypanosoma), layşmanya (leishmania), trikomonas (trichomonas), volvoks (volvox) iyi bilinen cinslerdir. Bir ya da birkaç kamçılı olup, değişik yapı ve yaşama özelliği gösteren birgözeli hayvanlar sınıfı. Kamçılılar.

 

Greenland right whale : Balinalar (cetacea) takımının, gerçek balinagiller (balaenidae) familyasından, 20 m kadar uzunlukta, 200 ton ağırlığında, üst çenenin kenarlarında 5 m kadar uzunlukta balina çubukları dizili bir memeli türü.

Fatsos : Şişko. Dobişko. Tombik.

Fat person : Şişko. Şişman kişi.

Cachalots : Kadırgabalığı. İspermeçet balinası. Adabalığı. Amberbalığı. Kaşalot.

Belabors : Lafı uzatmak. Uzatmak. Benzetmek. Üzerinde fazla durmak. Pataklamak (argo terim). Çok uzatmak.

Clobbering : Öldüresiye dövmek. Dayak atmak. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Acımasızca dövmek. Kıyasıya dövmek. Marizlemek. Yenmek. Eleştirmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek.

Whale synonyms : large person, horse, whalebone, beetle, fatso, beat out, take a hard line with, batter, horsewhip, flagellating, butterball, tubby, belabour, flog, belaboring, horsewhips, belabours, knock about, hunt, bastinadoes, heavyweight, cachalot, birches, beat, bastes, run, whalebones, horsewhipping, cetacea, flogs, chastise, basted, hulk.

Whale ingilizce tanımı, definition of Whale

Whale kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any aquatic mammal of the order Cetacea, especially any one of the large species, some of which become nearly one hundred feet long. Whales are hunted chiefly for their oil and baleen, or whalebone.