Whales türkçesi Whales nedir
- Balinalar.
- Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, genellikle denizlerin soğuk bölgelerinde yaşayan, derileri düz ve çoğunda tüysüz, başları büyük, ön ayakları yüzgeç biçiminde, art ayakları olmayan, kuyrukları balık kuyruğu gibi olup yatay şekilde, başın gerisinde 1-2 burun deliği bulunan, burun deliklerinden su fışkırtan, eosen devrinden beri yaşayan, dişli balinalar (odontoceti) ve dişsiz balinalar (mysticeti) alt takımları iyi bilinen bir takım.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Balina.
Whales ile ilgili cümleler
English: Dolphins and whales are not fish.
Turkish: Yunuslar ve balinalar balık değildir.
English: It is believed that whales have their own language.
Turkish: Balinaların kendi diline sahip olduklarına inanılmaktadır.
English: Killer whales are beautiful but dangerous.
Turkish: Katil balinalar güzel ama tehlikelidirler.
English: Most whales feed on plankton.
Turkish: Çoğu balinalar planktonla beslenir.
English: I know that it is highly unlikely that we'll see any whales today.
Turkish: Bugün balina görmemizin pek olası olmayacağını biliyorum.
Whales ingilizcede ne demek, Whales nerede nasıl kullanılır?
Beaked whales : Gagalı balinagiller. Ziphiidae. Memeliler (mammalia) sınıfının, balinalar (cetacea) takımının, dişli balinalar (odontoceti) alt takımından, ağızları gaga gibi uzamış, alt çenesinde 1-2 diş bulunan, atlantik okyanusu'nda yaşayan bir familya.
Right whales : Bir çubuklu balina türü. Memeliler (mammalia) sınıfının, balinalar (cetacea) takımının, dişsiz balinalar (mysticeti) alt takımından, büyük başlı ve büyük boylu, sırt yüzgeçleri bulunmayabilen, balina çubukları uzunca ve elastiki, bütün okyanuslarda yaşayan türleri olan bir familya. Gerçek balinagiller.
Sperm whales : Kadırgabalığı. İspermeçet balinasıgiller. İspermeçet balinası. Kaşalot. Adabalığı. Memeliler (mammalia) sınıfının, balinalar (cetacea) takımının, dişli balinalar (odontoceti) alt takımından, başlarındaki geniş bir boşluk içerisinde ispermeçet ve yağ depo eden, bundan ispermeçet yağı ve mum elde edilen, alt çenelerinde koni biçiminde birçok diş bulunan, okyanusların sıcak bölgelerinde yaşayan türleri olan bir familya. Amberbalığı.
Toothed whales : Dişli balinalar. Dişli balina. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfının, balinalar (cetacea) takımından, ağzında az ya da çok sayıda, sade, koni biçiminde dişleri bulunan, bir tane burun delikleri olan, üst çenede balina çubukları bulunmayan türlere sahip bir alt takım.
Whalebone whales : Çubuklu balina.
Whale fin : Balina çubuğu. Balina kemiği. Bazı balinaların üst çenesinden alınan boynuzumsu ve elastik madde (eskiden korse yapımında kullanılırdı).
Whale fishing : Balina avına çıkma. Balina avlama.
Narwhales : Deniz gergedanı. Denizgergedanı.
Whale of a time : Çok zevkli zaman. Çok iyi zaman. Eğlenceli zaman.
Whalebonewhales : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfının, balinalar (cetacea) takımından, erginlerinde dişleri bulunmayan, üst çenenin kenarında saçak gibi dizilmiş balina çubuklar bulunan, iki tane burun deliği olan türlere sahip bir alt takım. Dişsiz balinalar.
İngilizce Whales Türkçe anlamı, Whales eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whales ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Full length : Tam boy. Boy büyüklüğünde.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Arap zamkı.
Construct : Oluşturmak. İmal etmek. Yapmak. İmar etmek. İnşa etmek. Resmetmek. Tertip etmek. Dikmek. Kurmak. Düzenlemek.
Compound : Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bileşik. Birleşik. Birkaç elementden yapılmış madde. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek.
Part : Elden çıkarmak. Ayrılmak. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Bölüm. Kısmen. Pay. Kopmak. Hisse. Görev. Kısmi.
Concept : Telakki. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce. Eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kavram. Genel düşünce. Genel kavram. Anlayış. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Görüş. Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Total : Hepten. Etmek. Bulmak. Ulaşmak. Tutar. Tümcül tiyatro. Toplam. Tahrip etmek. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
Section : Kısım. Bölümlere ayırmak. Bölge. Kol. Kesit. Parçalara ayırmak. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Kesme. Bölüm. Bilgisayar, biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır.
Whales synonyms : whale, complex, a chromosome, a cells, integral, conception, aardvarks, division, integrity, greenland right whale, aardwolf, abambulacral area, a cell, cetus, whaled, livelong, intact, abramis zone, full, cachalots, right whale, a protein, abductor muscle, unit, undivided, a site, complete, abiotic factor, entire, abo blood groups system, whalebone, unity, cachalot.
Whales zıt anlamlı kelimeler, Whales kelime anlamı
Misconception : Yanlış fikir. Yanlış kavrama. Yanlış kanı. Yanlış kavram. Yanlış anlama. Kavram yanılgısı. Yanlış yorum. Kavram hatası.
Incomplete : Natamam. Noksan. Eksik. Yarım kalan. Kusurlu. Sonuçlanmamış. Tamamlanmamış. Bitmemiş.
Fractional : Kademeli. Cüzi. Azıcık. Çok küçük. Çok ufak. Küçücük. Kısmi. Önemsiz. Kesirlere ait. Kesirli.

Bu kısımda Whales kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whales ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whales anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whales ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.