Wheelbarrow türkçesi Wheelbarrow nedir

  • El arabası.
  • Cephe duruşunda bulunan birinin eşi tarafından ayak bileklerinden kaldırılarak eller üzerinde ileri geri (öne-arkaya) yürütülmesi, sıçratılmasıyla yapılan bir çeşit alıştırma.
  • El arabası yürüyüşü.
  • Jimnastik alanında kullanılır.

Wheelbarrow ile ilgili cümleler

English: Yesterday, my wheelbarrow was stolen.
Turkish: Dün el arabam çalındı.

English: Ali filled the wheelbarrow with sand.
Turkish: Ali el arabasını kum ile doldurdu.

English: She stumbled over a wheelbarrow.
Turkish: O bir el arabası üzerine tökezledi.

Wheelbarrow ingilizcede ne demek, Wheelbarrow nerede nasıl kullanılır?

Wheelbarrows : El arabası.

Wheelbase : Dingil açıklığı. İki dingil arasındaki mesafe. Aks açıklığı. Dingil mesafesi. Aks merkezleri aralığı. Taşıtın ön ve arka dingilleri arasındaki uzaklık. Dingil arası mesafe. Aks mesafesi. Dingiller arası mesafe. Dingil arası.

Wheelbases : Aks mesafesi. Dingil aralığı. Aks açıklığı. Dingil arası mesafe. Dingil arası. Aks merkezleri aralığı. Dingil mesafesi. Dingil açıklığı. Dingiller arası mesafe. Tekerlek açıklığı.

İngilizce Wheelbarrow Türkçe anlamı, Wheelbarrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wheelbarrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Arm jumps with body swinging : Asılı sıçramalı ilerleme. Asılmada, çift kolla hız alarak yer değiştirme.

Transport : Nakliye. Taşıt. Heyecanlandırmak. Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. transport. Taşımak. Taşımacılık yapmak. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, voleybol alanlarında kullanılır. Araç. Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi. Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması.

Barrows : Hadım edilmiş domuz. Piramit araba. Tümsek. Çek çek. Höyük. Tepecik. Çekçek. Teskere. İşportacı arabası.

Arms held : Tutuş (kol). Kolların, vücudun bir yerinde ya da bir yönünde tutulduğu durum.

Agility : Çeviklik. Kıvraklık. Vücudun yapılması güç alıştırmalara yatkın olma durumu. Beceri. Çabukluk. Beceriklilik. Atiklik.

Arm turning : Kolu, türlü tutuşlarda ve yüzeylerde içe-dışa, yukarı-aşağı yöneltmek. Kol döndürmek.

Lawn cart : Çim arabası.

Handbarrows : El ile itilen veya çekilen küçük araba. Teskere. Tekerlekli el arabası. Dört kollu taşıma kabı.

Hand truck : İki tekerlekli el arabası. İki tekerlekli yük taşıyıcı. Ağır yük taşımak için kısa el arabası. (amerikan ingilizcesi) seyyar satıcı arabası.

Arm walks with body swinging : Asılı hız almalı ilerleme (kollarla). Asılmada, hız alarak sallanırken, ellerle birbiri ardınca öne-arkaya yer değiştirme.

 

Wheelbarrow synonyms : garden cart, go cart, appparatus, arms mid downwards, agility exercises, barrow, handbarrow, pushcart, hand barrow, handcarts, arm circling, arms held forward downward, arm exercises, drag, arm walks with body pendling, pushcarts, drags, handcart, arms held backward, carted, arms downward, arms held forward upward, cart, carts, arms held forward reach standing.

Wheelbarrow ingilizce tanımı, definition of Wheelbarrow

Wheelbarrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A light vehicle for conveying small loads. It has two handles and one wheel, and is rolled by a single person.