Windsurf türkçesi Windsurf nedir

  • Rüzgar sörfü.
  • Bir yelkenliye bağlı halde sörf tahtası üzerinde su yüzünde süzülme.

Windsurf ile ilgili cümleler

English: Of all the things Tom did last weekend, he says that windsurfing was the most fun.
Turkish: Tom'un geçen hafta sonu yaptığı bütün şeylerden, rüzgar sörfünün en eğlenceli olduğunu söylüyor.

English: If you really want a challenge, you should try windsurfing.
Turkish: Gerçekten bir meydan okuma istiyorsan, rüzgar sörfünü denemelisin.

English: Ali went windsurfing.
Turkish: Ali rüzgar sörfüne gitti.

English: My brother prefers windsurfing.
Turkish: Erkek kardeşim rüzgar sörfünü tercih eder.

English: I like windsurfing.
Turkish: Rüzgar sörfünü severim.

Windsurf ingilizcede ne demek, Windsurf nerede nasıl kullanılır?

Windsurfers : Bir yelkenliye bağlı halde sörf tahtası üzerinde su yüzünde süzülen kimse. Rüzgar sörfü yapan. Rüzgar sörfçüsü. Rüzgar sörfü yapan kimse.

Windsurfing : Rüzgar sörfü.

Windsucker : Hava emici. Ahırdaki bölmesini veya çiti ısırırken havayı içine çekerek horuldanma sesi çıkaran at.

Winds of change : Değişim rüzgarları. Fikir ve düşüncelerde değişiklik.

Adverse winds : Ters yönden esen rüzgar. Ters rüzgar. Tersten esen. İlerlemeyi engelleyen rüzgarlar (yelkenli teknede, vs.).

 

Fling to the winds : Kulak asmamak.

Cave of the winds : Rüzgarlar mağarası. Aslen new york'taki niagara şelalesi'nin niagara bölgesi eyalet parkı'ndaki bridal veil şelalesi'nin arkasında bulunan bir mağara (kaya düşmeleri ve erozyon tehlikesi nedeniyle 1955 yılında dinamitle imha edildi). Colorado'da (abd) bulunan bir mağaralar serisi.

Annual winds : Yıllık rüzgarlar. Bk. sürekli rüzgarlar.

Fair winds : Uygun rüzgar.

Half yearly winds : Yarıyıllık rüzgarlar. Bk. mevsim rüzgarları, çevrimsel rüzgarlar.

İngilizce Windsurf Türkçe anlamı, Windsurf eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Windsurf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sailboard : Bir yelkene tutturulmuş uzun sörf tahtası (rüzgar sörfünde kullanılan). Rüzgar sörfünde kullanılan direk ve yelkenli küçük tekne.

Surfboard : Sörf tahtası. Dalga kayağı. Kullanıcılarını üzerinde taşıyan yüzer yüzey. Sörf.

Surf : Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler. Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti. Çatlayan dalgalar. Kıyıya vuran köpüklü dalgalar. Köpüklü dalga. Sörf yapmak. Sörf yapmak (internet üzerinde). Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi. Dalga köpüğü. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar.

Sailboarding : Yelkenle donatılmış küçük bir sörf tahtası üzerinde suda sörf sporu. Rüzgar sörfünde kullanılan direk ve yelkenli küçük tekne.

Windsurf synonyms : windsurfing.