Wine glass türkçesi Wine glass nedir

Wine glass ile ilgili cümleler

English: Ali held up his wine glass for a toast.
Turkish: Ali bir tost için şarap bardağını kaldırdı.

English: Ali clinked his wine glass against Mary's.
Turkish: Ali şarap bardağını Mary'ninkine tokuşturdu.

English: Ali took a drink from his wine glass.
Turkish: Ali şarap bardağından bir içki aldı.

English: Ali and Mary clinked their wine glasses.
Turkish: Ali ve Mary şarap kadehlerini tokuşturdular.

English: Ali filled Mary's wine glass to the rim.
Turkish: Ali Mary'nin şarap bardağını ağzına kadar doldurdu.

Wine glass ingilizcede ne demek, Wine glass nerede nasıl kullanılır?

Wine : Şarap.

Glass : Bardak. Camlamak. Büyüteç. Ayna. Cam eşya. Cam ile donatmak. Cam. Cam takmak. Cam kavanoza koymak. Sırça.

Wine and dine : -e ziyafet vermek. Yedirip içirmek. Yiyip içmek.

Wine and dine somebody : Yedirip içirmek. Ağırlamak.

Wine bar : Yiyecek ve içecek sunan bar ya da küçük restoran. İçki kabini. Şarap ve diğer alkollü içeceklerin tutulduğu dolap. Şarap barı. İçki barı.

Wine barrel : Şarap fıçısı.

İngilizce Wine glass Türkçe anlamı, Wine glass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wine glass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wineglass : Kadeh. Piyale.

Wineglasses : Piyale. Kadeh.

Glass of wine : Bir kadeh şarap. Camdan yapılmış şarap içeren kadeh.