Wine türkçesi Wine nedir

Wine ile ilgili cümleler

English: A few glasses of wine can loosen the tongue.
Turkish: Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.

English: Ali and Mary clinked their wine glasses.
Turkish: Ali ve Mary şarap kadehlerini tokuşturdular.

English: Ali accidentally locked himself in the wine cellar.
Turkish: Ali kendini kazara şarap mahzenine kilitledi.

English: A very well known wine is produced in that region.
Turkish: O bölgede, çok iyi tanınmış bir şarap üretilir.

English: A large cask of wine had been dropped and broken, in the street.
Turkish: Caddede büyük bir şarap varili düşürüldü ve kırıldı.

Wine ingilizcede ne demek, Wine nerede nasıl kullanılır?

Wine and dine : Yiyip içmek. -e ziyafet vermek. Yedirip içirmek.

Wine and dine somebody : Yedirip içirmek. Ağırlamak.

Wine bar : Şarap barı. Yiyecek ve içecek sunan bar ya da küçük restoran. İçki kabini. İçki barı. Şarap ve diğer alkollü içeceklerin tutulduğu dolap.

Wine barrel : Şarap fıçısı.

Wine bottle : Şarap şişesi.

Wine cellar : Şarapların tutulduğu yer altı odası. Şarap kavı. Şarap mahzeni. Kav odası. Şarap bodrumu.

Wine glass : Şarap kadehi. Şarap bardağı.

Wine bucket : Şarap soğutma kovası.

Wine coloured : Şarabi.

Wine industry by product : Şarap yapılırken üzümün çöp ve saplarının ayrıldığı kısmı oluşturan, taze ve alıştırılarak verilmesi koşuluyla süt ineklerine 10-12 kilogram ve besi sığırlarına 15-20 kilogram verilebilen şarap endüstrisi yan ürünü, üzüm posası. Üzüm cibresi.

 

İngilizce Wine Türkçe anlamı, Wine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rose : Gül rengi. Rüzgar gülü. Roze. Pembe. Lal. Güzel kız. Gülgiller (rosaceae) familyasından, reseptakulumu olgunlukta etlenen ve fındıksı meyveleri saran, genellikle yapraklarını döken dikenli çalılar halinde olan, ülkemizde 24 tür ile temsil edilen bir cins. Süzgeçli ağızlık (bahçe sulama kovası). Gül deseni.

Vermouth : Vermut.

Dubonnet : Genel olarak aperatif olarak kullanılan tatlı aromalı fransız şarap ticari markası. Bir fransız şarabı markası.

Table wine : Masa şarabı. Sofra şarabı.

Alcohol : Çakırözü. İçki. Doymuş karbon atomuna bağlı hidroksil grubu içeren bileşikler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alkollü içki. Alkol. Hidroksil gruplarına sahip hidrokarbon yapısında organik bileşik grubu. Yapısında primer alkol özelliğinde, renksiz, uçucu ve tutuşabilir bir alkiloksit bulunan, ch3 - ch2 - oh formülüyle gösterilen damıtılmış sıvı. İspirto. İçkit.

Plonk : Ucuz şarap. Düşmek. Çarpmak. Güm diye. Patlamak. Küt diye. Gümlemek. Bam diye. Tam ortasına. Tam yerine.

White wine : Beyaz şarap.

Alcoholic beverage : Alkollü içki. Alkol içeren içki.

Burgundy wine : Burgonya şarabı.

Burgundy : Fransa'da bir eyaletin ismi.

 

Wine synonyms : mulled wine, pink wine, generic wine, macon, blush wine, sacramental wine, dessert wine, cotes de provence, jug wine, maconnais, rose wine, altar wine, wine colored, varietal wine, rhone wine, wined, red wine, tokay, vino, alcoholic drink, dark red, bordeaux wine, retsina, malmsey, generic, negus, wine coloured, grape, intoxicant, fortified wine, vintage, california wine, varietal.

Wine zıt anlamlı kelimeler, Wine kelime anlamı

Generic : Genel. Jenerik. Soyuna özgü. Cinsle ilgili. Soysal. Cinse özgü. Kapsamlı. Üretken. Genelleyici.

Varietal : Muhtelif. Monosepaj şarap. Sepaj şarap. Türsel. Farklı. Varietal şarap. Türlü.

Achromatic : Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akromatik. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez. Perdesi değişmeyen. Renksiz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı.

Wine antonyms : generic wine, varietal wine.

Wine ingilizce tanımı, definition of Wine

Wine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A beverage or liquor prepared from grapes by squeezing out their juice, and (usually) allowing it to ferment. The expressed juice of grapes, esp. when fermented.