Winslet türkçesi Winslet nedir
- Kate winslet (1975 doğumlu).
- Titanik te oynayan ingiliz film yıldızı.
- Bir soyadı.
Winslet ingilizcede ne demek, Winslet nerede nasıl kullanılır?
Winslow : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İngiliz kolonist ve yazar. Edward winslow (1595-1655). İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de yerleşim yeri. Bir soyadı. Arkansas eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Üç dönem plymouth valisi. Bir erkek ismi.
Edward winslow : (1595-1655) ingiliz english sömürgeci ve yazar. Plymouth'a üç defa vali olan.
Hernia winslowi : Winslowi deliğine veya kanalına bağırsak ve bağırsak askısının girmesiyle oluşan fıtık. atlarda, normalde kısa ve ince bir yarık biçiminde olan bu deliğin yaşla birlikte genişlemesi fıtık oluşumuna yatkınlık oluşturur. Winslowi fıtkı.
Wins configuration : Wins yapılandırması.
Wins manager snap in wizard : Wıns yöneticisi eklenti sihirbazı. Wias yöneticisi eklenti sihirbazı.
Winsomeness : Neşeli olma durumu. Letafet. Çekicilik. Sevimlilik. Alımlı olma durumu.
Winsome : Alımlı. Çekici. Tatlı. Şirin. Sevimli. Neşeli. Çekicilik. Şen. Hoş. Güzel.
Winsing : Kazanılan. Yengi. Kazandı.
Slow and steady wins the race : Yavaş ama istikrarlı olan yarışı kazanır.
Winsomely : Sevimli bir biçimde. Neşelice. Sevimli bir şekilde. Çekici bir şekilde. Çocukça bir şekilde. Alımlıca.
İngilizce Winslet Türkçe anlamı, Winslet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Winslet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abaya : Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf. Çarşaf. 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl. Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise.
Abu : Asya ile büyük okyanus ülkelerinin radyo-televizyon kuruluşlarını bir araya getiren birlik. Asya yayın birliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Abderhalden : İsviçreli kimyager ve fizyolog. Emil abderhalden (1877-1950).
Abegg : Prusyalı kimyager. Richard abegg (1869-1910).
Abravanel : Bir erkek adı (ibranice). Abarbanel. İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri.
Abernathy : Teksas eyaletinde şehir. Ralph david abernathy (1926-1990). Southern christian leadership'in (güney hıristiyan liderliği) kurucusu birleşik devletler papazı ve yurttaşlık hakları aktivisti.
Abdel : (arapça) bir ad. Gamal abdel nasser (1918-1970). Mısırlı subay ve siyasi lider. Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970).
Sea : Derya. Okyanus. Umman. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Deniz. Denizle ilgili. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Dalga.
Winslet synonyms : body of water, adamson, abramovitch, water, edward winslow, loch, fjord, abbott, addison, adalbert, abargil, abou hatzira, recess, ade, abidal, cove, lake, fiord.

Bu kısımda Winslet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Winslet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Winslet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Winslet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.