Witches türkçesi Witches nedir

Witches ile ilgili cümleler

English: Halloween is the time of witches and ghosts.
Turkish: Cadılar Bayramı cadılar ve hayaletler zamanıdır.

English: I used to think that witches were real. Today I know they are real.
Turkish: Eskiden cadıların gerçek olduğunu düşünürdüm. Bugün onların gerçek olduğunu biliyorum.

English: I used to think that witches were real.
Turkish: Cadıların gerçek olduğunu düşünürdüm.

English: Ali thought that the amulet would protect him from witches.
Turkish: Ali muskanın kendisini cadılardan koruyacağını düşünüyordu.

English: The queen of the witches is dead.
Turkish: Cadıların kraliçesi öldü.

Witches ingilizcede ne demek, Witches nerede nasıl kullanılır?

Witches sabbath : Büyücülerin ve diğer türlü afsuncuların şeytana tapınmak ve başkaca ayinleri yerine getirmek için gerçekleştirdikleri gece yarısı buluşması (ortaçağ hıristiyanları bunun şeytani bir sefahat olduğuna inanırlardı).

Bewitches : Cezbetmek. Büyülemek. Afsunlamak. Aklını almak. Büyü yapmak. Kendine bağlamak.

Dip switches : Ayar düğmeleri. Kullanıcıya özel bir bilgisayar sistemine veya uygulamasına uyması için devreyi yapılandırma olanağı veren devre levhası üzerindeki küçük düğme (computers). Dıp anahtarı.

 

Incompatible switches : Uyumsuz anahtarlar.

Switches : Kontaktör-anahtarlar. Değiştirmek. Yer değiştirmek. Makas değiştirmek. Sallamak. Dönmek. Vurmak. Demiryolu makası. Değişmek. Anahtarlar.

Non switched line : Kiralık hat. Çevirli olmayan hat.

Bewitchery : Büyü. Sihir. Afsun.

Twitches : Kapıp çekmek. Birdenbire çekmek. Birdenbire kapıp çekmek. Kapmak. Birden çekmek. Seğirmek (göz vb). Seğirtmek. Aniden kıpırdamak. Seğirmek. Aniden kıpırdatmak.

Bewitched : Büyülenmiş. Büyülü. Afsunlu. Sihirli.

Dowitchers : Bataklık çulluğuna benzer bir kuş. Bataklık çulluğuna benzeyen bir kuş türü.

İngilizce Witches Türkçe anlamı, Witches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Witches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedazzles : Şaşırtmak. Büyülemek (argo terim). Göz kamaştırmak.

Cast a spell over : Aklını almak.

Ensorcels : Cezbetmek. Kendinden geçirmek. Meftun etmek. Çıldırtmak. Hayran etmek. Teshir etmek. Aklını başından almak.

Salmagundi : Çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan salata. Karışık derleme. Et. Ançuez ve yumurtali bir yemek.

Bewitches : Cezbetmek. Aklını almak. Afsunlamak. Kendine bağlamak.

Miscellany : Derleme. Koleksiyon.

Forespeaking : Önceden iddaa etmek. Büyülemek (arkaik). Vahiyle haber vermek. Önceden ayarlamak. Gaipten haber vermek. Menetmek. Önceden söylemek. Yasaklamak. Önceden haer vermek.

Becharm : Büyünün etkisine sokmak. Gönlünü çelmek. Cezp etmek. Çekmek. Aşka düşürmek. Aşık olmasına neden olmak.

Beguiles : Aldatmak. Aklını çelmek. Çekmek. Ayartmak. Cezbetmek. Eğlendirmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Kandırmak. Saptırmak.

 

Motley : Alaca. Yüz çeşit. Alacalı. Birbirinden çok farklı şeylerden oluşan (grup). Çeşit çeşit. Alaca bulaca. Birbirinden çok farklı kişilerden (takım). Her tür. Uyumsuz karışım. Rengarenk.

Witches synonyms : witches' brew, witch's brew, allures, assortment, cast a spell, glamorized, captivate, allured, sabbat, cast a spell upon, enchant, potpourri, glamorizes, bewitch, glamorize, ensorcel, variety, captivates, miscellanea, bedazzle, carry, glamorise, cast a spell on, assembly, beguile, bedazzled, mixture, captivated, smorgasbord, mixed bag, carries, forespeak, allure.