Forespeaking türkçesi Forespeaking nedir

  • Kehanette bulunmak.
  • Önceden iddaa etmek.
  • Yasaklamak.
  • Vahiyle haber vermek.
  • Büyü yapmak.
  • Büyülemek (arkaik).
  • Gaipten haber vermek.
  • Önceden ayarlamak.
  • Önceden haer vermek.
  • Menetmek.
  • Önceden göstermek.
  • Önceden söylemek.
  • Önceden düzenlemek.

Forespeaking ingilizcede ne demek, Forespeaking nerede nasıl kullanılır?

Forespeak : Önceden düzenlemek. Önceden haer vermek. Gaipten haber vermek. Menetmek. Büyülemek (arkaik). Önceden göstermek. Önceden söylemek. Önceden ayarlamak. Vahiyle haber vermek. Kehanette bulunmak.

İngilizce Forespeaking Türkçe anlamı, Forespeaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forespeaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ensorcel : Çıldırtmak. Kendinden geçirmek. Aklını başından almak. Cezbetmek. Meftun etmek. Büyülemek. Teshir etmek. Hayran etmek.

Ban : Afaroz etmek. Beyanname. Yasak. Banlamak. Vali (macar). Boykot etmek. Afaroz. Bildiri.

Foretells : Önceden bildirmek. Önceden bilmek. Geleceğini haber vermek. Mek. Kestirimde bulunmak. Önceden haber vermek.

Constrains : Alıkoymak. İcbar etmek. Mecbur etmek. Baskı yapmak. Bağlamak. Zorlamak. Tutmak. Engellemek. Sınırlamak.

Glamorized : Göz alıcı hale getirmek. Güzelleştirmek. Romantik ve çekici bir şekilde tarif etmek. Bezemek. Süslemek. Büyülemek. Romantik ve çekici bir hava vermek. Gözalıcı hale getirmek.

 

Clamp : Kenet. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka. Pens. Kenetlemek. Sıkıştırmak. Klemp. Kilit vurmak. Kıskaç.

Cast a spell : Sihir yapmak.

Prophesied : Tahminde bulunmak. Önceden haber verme. Önceden haber vermek (bir olayın gerçekleşeceğini). Kestirimde bulunmak. Gelecekten haber vermek. Önceden haber vermek.

Augurs : Alamet olmak. Önceden bildirmek. İşareti olmak.

Prearrange : Ön hazırlıklarını yapmak. Önceden hazırlamak.

Forespeaking synonyms : criminalised, divining, denouncing, clamp the lid on something, disable, foretelling, prophesies, prearranges, divines, foreshadowing, enchant, reveal, anathematize, averted, becharm, glamorizes, prearranging, predict, bar, forespeak, put up, prophesy, foreshadowed, anathematizes, foretold, foretell, foreshadows, debar, foreshows, bewitches, divined, anathematise, glamorise.

Forespeaking ingilizce tanımı, definition of Forespeaking

Forespeaking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a preface. A prediction.