Worms türkçesi Worms nedir
- Solucanlar.
- Kurtçuklar.
- Uzun, iki yanlı bakışık vücutları, düğümlü sinir aygıtları, özel kan damarları, karışık üreme ve boşaltım örgenleri bulunan omurgasız hayvanlar kökü.
- Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.
- Ayaksız bir omurgasız türü.
- Kurtlar.
- Bir bağırsak asalağı türü.
Worms ile ilgili cümleler
English: What kind of worms are there?
Turkish: Ne tür solucanlar vardır?
English: Even worms are bought for medical research.
Turkish: Solucanlar bile tıbbi araştırma için satın alındı.
English: Nobody likes me; everybody hates me; I guess I'll go eat worms.
Turkish: Kimse beni sevmez, herkes benden nefret eder. Tahmin ediyorum ki solucan yemeye gideceğim.
English: Before he went fishing, he dug up some worms for bait.
Turkish: O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.
English: Ali didn't want to eat the worms even though they were high in protein.
Turkish: Ali yüksek proteinli olmalarına rağmen solucanları yemek istemiyordu.
Worms ingilizcede ne demek, Worms nerede nasıl kullanılır?
A can of worms : Çözümlenmesi güç bir problem. İçinden çıkılması zor durum.
Can of worms : Daha önce bulunulan halden daha fazla problem yaratan her tür durum. Pandora'nın kutusu. Karmaşık sorun. Karmaşık problem.
Capillary worms : Kılcalkurtlar. Bir dizi gözeden yapılma yemek boruları kılcal ve yarı boydan kısa, yumurtalıkları tek, gövdelerinin son ucu ön ucundan kalın olmayan yuvarlak solucanlar familyası.
Food for worms : Ölü beden. Ceset. Kurtçuklar tarafından yenen yiyecek.
Lung worms : Akciğer kurtları. Nematodların secernentea (phasmidea) sınıfında bulunan ve konaklarının akciğerlerine yerleşen çeşitli ailelerdeki türler, akciğer kıl kurtları. Akciğer kıl kurtları.
Stomach worms : Erişkinleri atların midesinde larvaları deri, göz ve akciğerlerinde bulunan habronema ve drachia cinsindeki nematodlar. Şerit kurdu. Mide kurtları.
Angleworms : Yersolucanı. Solucan. Olta solucanı.
Thorny headed worms : Başları dikenli solucanlar. Sindirim aygıtları olmayan, yaşamları boyunca asalaklık eden, genellikle uzunlamasına yuvarlak, hortumları dikenli solucanlar sınıfı; başıdikenliler. Kılçıkbaşlılar. Son konakları omurgalılar, ara konakları eklem bacaklılar olan, son konakların sindirim sisteminde yaşayan, sindirim sistemleri bulunmayan, vücut yüzeyinden emilim yoluyla beslenen, heteroseksüel, vücutları praezoma ve metazomadan oluşan ve vücudunun ön kısmında dikenli bir hortumu bulunan canlılar, akantosefalan, acanthocephala.
Segmented worms : Halkalı solucan. Çok hücreli hayvanlardan (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) ulumundan, vücutları uzun, yassı ya da yuvarlak, kısa bir baş bölgesinin ardından çember biçiminde bölütlerden yapılmış uzun bir gövdesi olan, ince bir kutikula ile örtülü, vücut duvarı ve bağırsak arasında ikincil karın boşluğu (solom) gelişmiş ve her bölütte bir çift solom bulunan, kırmızı renkte kan taşıyan bir damar sistemine, bölütlerde ekstremitelere benzer yapılara sahip, ip merdiveni tipindeki sinir sistemi iyi gelişmiş olan, yenilenme yetenekleri çok yüksek, er dişi ya da ayrı eşeyli, gelişmelerinde trohofor larvası görülen bir dal. kıllı ayaklılar (chaeto-poda) en büyük sınıfıdır. Halkalı solucanlar.
Proboscis worms : Birincil ağızlı hayvanlardan, ilkel solucanlar (scolecida) dalından, kirpiklerle örtülü, ince, yassı veya yuvarlak vücutlu, uzun yapılı, renkli, gelişmelerinde başkalaşım görülebilen, çoğu denizlerde yaşayan, metrelerce uzunlukta olabilen bir sınıf. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nemertinler. Birincil ağızlı hayvanlardan, ilkel solucanlar (scolecida) dalından, kirpiklerle örtülü ince, yassı veya yuvarlak vücutlu, uzun yapılı, renkli, gelişmelerinde başkalaşım görülebilen, çoğu denizlerde yaşayan metrelerce uzunlukta olabilen bir sınıf.
İngilizce Worms Türkçe anlamı, Worms eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Worms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Smelter : Kalcı. İzabe ocağı. Tasfiye ocağı. İzabe tesisi. Külçe üreticisi. İzabe fırını. Dökümcü. Tasfiye fırını. Kalhane.
Bottling plant : Şişeleme fabrikası. Şişeleme tesisi.
Manufactory : Fabrika.
Smeltery : Dökümhane. Tasfiyehane. Dökümcülük.
Packinghouse : Büyük mezbaha.
Recycling plant : Geri dönüşüm tesisi.
Packing plant : Paketleme fabrikası. Et işleme tesisi. Paketleme tesisi.
Complex : Mürekkep. İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karmaşık örüm. Karmaşa. Birçok parçadan oluşmuş. Çapraşık. Bilinçaltına itilen birçok tutum, duygu ve anıların etkisi altında oluşan ve çok kez sinirli davranışlarla sonuçlanan ruhsal durum. Site. Çok parçalı.
Speech : Söylev. Anlatma. Söz söyleme. Dil. Diskur. Söyleşmelerde ya da söyleşmeler dışında kullanılan her çeşit sözcükten oluşan ses. Söyleme yetisi. Hitabe. Demeç. Savunma.
Language : Dil. Dili. Mesleki dil. Lisan. Konuşulur. Edebiyat.
Worms synonyms : disposal plant, spoken communication, sewage disposal plant, oral communication, industrial plant, speech communication, voice communication, manufacturing plant, spoken language, plant, saltworks, mill, building complex, distillery, wolves, factory, still, earthworms, mint, brewery, refinery.
Worms zıt anlamlı kelimeler, Worms kelime anlamı
Inactivity : Avarelik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Tembellik. Durgunluk. Tesirsizlik. Etkisizlik.

Bu kısımda Worms kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Worms ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Worms anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Worms ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.