Yörü nedir, Yörü ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tekerlek çevresi, ispit.
Yürü.
Yörü ile ilgili Cümleler
- Bilim insanları güneşin yörüngesinde yaklaşık 100 milyon kuyruklu yıldız olduğunu düşünüyorlar.
- Sirius eliptik bir yörüngeye sahiptir.
- Ceres, güneş'ten 415 milyon kilometre uzaklıkta bulunur ve Mars ile Jüpiter arasındaki bir yörüngede güneş'in etrafında döner.
- Galileo Samanyolunun birçok yıldızlardan oluştuğunu ve ayın tepeleri olduğunu keşfetti. Şimdi Jüpiter'in yörüngesinde Galile uyduları olarak bilinen dört uyduyu keşfetti.
- Valentina Tereshkova Dünya'nın 48 yörüngesini yaptı. O uzayda neredeyse üç gün geçirdi.
- Merkür'ün yanlış tarafından fırlattığımız için korku içinde güneşin yörüngesine yaklaştık.
- Uzun zaman önce Avrupalılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.
- 1999 yılı mart ayında, Marcy ve Butler ilk gerçek öteki güneş sistemini tesbitini duyurdu bu sistemde tek bir yıldızın yörüngesinde dönen üç gezegenin kanıtını buldular. Yıldıza Upsilon Andromeda denilmektedir.
- Uzun zaman önce, Batılılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.
- 1845'e kadar Le Verrier Uranüs gezegeninin hareketiyle ilgilendi. Uranüsün bilim adamlarının onların matematiksel hesaplarına dayalı bir yörüngesi yoktu.
Yörü ile ilgili Atasözü veya Deyim
yörüngesine oturmak : yapma uydu uzayda istenilen yörüngede hareket etmek Mecaz anlamı bir iş yoluna girmek.
Yörü anlamı, kısaca tanımı
Bağıl yörünge : Gezegenlerin Güneş'e, yoldaşın başyıldıza göre yörüngesi
Bağlamaz yörüngeç : İçinde eksicik olsun ya da olmasın, öğeciklerarası bağı pek etkilemeyen özdeciksel yörüngeç türü.
Bağlar yörüngeç : İçinde bir ya da iki eksicik olunca, öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendiren özdeciksel yörüngeç türü.
Bağönler yörüngeç : İçindeki eksicikle öğeciklerarası kimyasal bağın gücünü azaltıp itiş veren özdecik yörüngeci türü.
Bohr yörüngesi : Eski nicem kuramında, eksiciğin çekin çevresinde çevrimsel olarak devinirken geçtiği noktalardan oluşan kapalı eğri.
Delokalize molekül yörüngemsisi : Üç ya da daha çok atomu içine alan yörüngemsi.
Dönü yörünge etkileşimi : Kıvıl yükü, yanında dönüsü olan bir taneciğin deviniminden oluşan mıknatıs alan ile dönü mıknatıs ucayının etkileşimi.
E yörüngemsi : Oktahedral ve tetrahedral komplekslerde dz2 veya dx2-y2 orbitallerinden biri.
Eşdeğer yörüngeçler : Birbirinin eşi olmalarına karşın doğrultuları değişik, birlikte belli bir bakışıklık gösteren yörüngeçler.
Gerçek yörünge : Gözlenen yörünge değil, cismin kendi dizgesinde çizdiği yörünge. Örn. Bir gezegenin Güneş çevresinde çizdiği elips; yoldaşın başyıldız çevresinde çizdiği yörünge.
Görünürdeki yörünge : Gerçek yörüngenin, bakış doğrultusuna dik düzlem üzerindeki izdüşümü.
Kağışyarak yörümek : İki yana sallanarak yürümek.
Kırma yörüngeç : Değişik açısal kolcuklu öğecik yörüngeçlerinin, aynı öğecik üzerindeki doğrusal bileşkeleriyle elde edilen ve belirli doğrultularda çıkan yeni yörüngeçlerden her biri.
Melez yörüngemsi : İki veya daha fazla temel düzeydeki atomik yörüngemsinin bir araya gelmesiyle oluşan yeni bir yörüngemsi. Farklı tür yörüngemsilerin kaynaşmasından oluşan kuramsal yörüngemsiler. Hibrit orbital.
Özdecik yörüngeçleri ilinti çizgesi : Özdecik yörüngeç erkelerinin, öğeciklerarası uzaklık değiştikçe ayrışık öğeciklerden hangi birleşik öğecik ereylerine ulaştıklarını gösterir çizge.
Salt yörünge : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.
Sekizyüzsel yörüngeç : Sekizyüzlü biçimin köşelerine doğru uzanan sekiz eş yörüngeçten her biri.
Su yörümek : Ağaçlar yeşermek, canlanmak : Ağaçlara su yürüdü, bohçası olanlara iş çıktı yiniden.
Şansı yörük : Şanslı, şansı yardım eden.
T yörüngemsi : Oktahedral veya tetrahedral komplekslerde dxy, dyz ve dzx yörüngemsilerinden biri.
Yaygın yörüngeç : Özdeciğin belli bir yöresine değil de, her yanına yayılmış yörüngeç.
Yersenik yörüngeç : Özdeciğin belirli bir yöresini, örneğin bir kimyasal bağı, bir yalın çifti kapsayan yörüngeç.
Yörücek : Tekirdağ şehri, Şahin nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Yörücekler : Balıkesir kenti, Bigadiç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yörücü : Görücü: Komşumuzun kızına bugün yörücü geldi.
Yörüdüm : Damızlık davar, sığır. Eşeklerde, şişliklerle beliren bir hastalık.
Yörüğen : Güçlü, çevik, çalışkan, eline ayağına çabuk.
Yörükatlı : Ağrı kenti, Diyadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Yörükköy : Karabük kenti, Safranbolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Yörükler : Samsun ilinde, Ondokuzmayıs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tekirdağ ilinde, Dambaslar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Yörüklü : Çorum şehrinde, Sungurlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Yörükyeri : Sakarya ilinde, Dokurcun nahiyesine bağlı bir bölge.
Yörülemek : Ekin saklanan kuyularda toprak ile ekin arasına saman koymak.
Yörüm : Kart hayvan.
Yörüme : Yaya.
Yörümek : Yürümek.
Yörünge belirlenmesi : Gözlem ve hesaplara dayanarak bulunan yörünge öğeleri.
Yörünge devimi : Cismin belirli bir yörünge üzerinde yaptığı devim.
Yörünge düzlemi : Yörüngenin dayre, elips, parabol, hiperbol gibi bir düzlem çizgisi olması halinde belirttiği düzlem.
Yörünge eğikliği : Yörünge düzleminin başka bir belirli düzleme, söz gelimi eşleğe göre yaptığı açı.
Yörünge hızı : Cismin birim zamanda yörüngesi üzerinde aldığı yol.
Yörünge öğeleri : Yörüngenin büyüklüğünü, biçimini ve uzaydaki konumunu belirten değerler.
Yörüngeç : Tek eksiciğin çekinler çevresinde bulunduğu yerlerin olasılıkları dağılımını, dolaylı olarak veren nicemsel dalga işlevi.
Yörüngemsi : Atom çekirdeği çevresinde bir elektronun bulunma olasılığının dağılımını veren ve nicem kuramına göre hesaplanan matematiksel izlev. Merkez etrafındaki hareketle ilgili. Kuantum mekaniğinde, atomda elektronun bulunma ihtimalinin olduğu, belirli enerjisi olan hacimsel bölge.
Yörüngesel devinim : Bir gezegenin yörüngesi boyunca yaptığı devinim, bk. yörünge.
Yörütmek : Yapmak, yerine getirmek: Hükmünü yörüdüyor. Kovmak, işinden çıkarmak. Akıtmak.
Yörüyelek : Yürüyerek.
Yörüyh : Yörük; bk. ayrıca yürüyh.
Yörüyücü : Görücü.
Yörüyüş : Yürüyüş.
Yörüyüş golu : Bir askeri terim.
Yörük : Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen.
Yörük çadırı : Yörüklerin iyi korunmuş, kıldan yapılmış, büyük ve geniş çadırı, çatma.
Yörünge : Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.
Diğer dillerde Yöresel renk anlamı nedir?
Osmanlıca Yöresel renk : mahallî renk

Bu kısımda Yörü nedir? Yörü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yörü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yörü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.