Görünürdeki yörünge nedir, Görünürdeki yörünge ne demek
Görünürdeki yörünge; Astronomi alanında kullanılan bir terimdir.
Astronomi'deki terim anlamı:
Gerçek yörüngenin, bakış doğrultusuna dik düzlem üzerindeki izdüşümü.
Görünürdeki yörünge tanımı, anlamı
Yörü : Tekerlek çevresi, ispit. Yürü.
Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.
Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.
Görünürde : Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda.
Yörünge : Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.
Bakış doğrultusu : Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Gözlemcinin gözlerini, gözlenen noktayla birleştiren doğru.
Gerçek yörünge : Gözlenen yörünge değil, cismin kendi dizgesinde çizdiği yörünge. Örn. Bir gezegenin Güneş çevresinde çizdiği elips; yoldaşın başyıldız çevresinde çizdiği yörünge.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.
İzdüşüm : Belirli bir uzam bilgisel (geometrik) yolla, uzayın bir noktasına ya da maktaların bir kümesine, bir doğrunun ya da bir yüzeyin bir noktasını ya ida noktaların bir kümesini karşılık getirme işlemi. Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. Bu yolla oluşan görüntü. Bir zaman dizisinde, dizinin öngörü değeri. Olasılık kuramında, bir değişkenin koşullu beklentisi. [Bakınız: özeksel izdüşüm, koşut izdüşüm, dikey izdüşüm, toparsal izdüşüm, altuzaya izdüşüm, izdüşüreç]. Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma.
Düzlem : Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Bakış : Bakma işi.
Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Gerç : Eğlenme, alay.
Diğer dillerde Görünürdeki yörünge anlamı nedir?
İngilizce'de Görünürdeki yörünge ne demek ? : apparent orbit


Bu kısımda Görünürdeki yörünge nedir? Görünürdeki yörünge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Görünürdeki yörünge tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Görünürdeki yörünge hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.