Yardı nedir, Yardı ne demek

Teknik terim anlamı:

Ceza.

Yardı ile ilgili Cümleler

  • Yardımınız için şimdiden teşekkürler.
  • Yardımcı olmak için gönüllü olmana sevindim.
  • Jale'yi yardım etmesi için ikna eden kişi Tom'dur.
  • “Mal sahibi Rafet Reis, ona epey yardımda bulunmuştu.”
  • Yardımın için çok teşekkür ederim.
  • “Bütün bir gece onun başını kucağımda yatırarak ikide bir kusmasına yardım ediyordum.”
  • Ali yardım etmek istiyor ama nasıl yapacağından tam olarak emin değil.
  • Hiç kimse bize yardım etmedi.
  • Yardım olmadan bu yangını söndüremem! Bana yardım etmeye gel!
  • Ona nasıl yardımcı olabilirim?
  • Yardımınıza ihtiyacım var. Ve ben sizin de başkanınız olacağım.
  • Tom'un Mary'ye yardım etmesi gerekiyor mu?
  • Yardımı umursamıyorum.
  • “Oysaki yarım saat tek bir insandan, tek bir yerden yardım görmeksizin yaralı olduğu yerde kalmış.”
  • Tom'dan biraz yardım almaya çalışmalıyız.
  • “Siz zaten yeterince yardımcı oldunuz.”
  • Yardıma ihtiyacı olan kişi Mustafa değil.

Yardı ile ilgili Atasözü veya Deyim

evlenenle ev alana allah yardım eder : “evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir” anlamında kullanılan bir söz.

kele köseden yardım olmaz : “kişi, kendisinin yardıma muhtaç olduğu konuda başkasına yardım edemez” anlamında kullanılan bir söz.

 

yardım etmek : kendi gücünü, imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanmak.

yardım görmek : destek elde etmek, bağış almak.

yardım ve yataklık etmek : yasa dışı eylemlerde bulunan kişileri barındırmak ve işledikleri suça destek olmak.

yardımcı olmak : yardımda bulunmak.

yardımda bulunmak : yardım etmek.

yardımına koşmak : güç duruma düşene istekle yardım etmek.

Yardı anlamı, tanımı

Alıcı yönetmeni yardımcısı : Alıcı yönetmenine bütün çalışmalarında yardımcı olan kişi

Artık gıda maddeleri yardımı : İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Amerika Birleşik Devletleri’nin çiftçi sınıfını korumak için uyguladığı tarımsal destekleme politikaları sonucunda ortaya çıkan aşırı ürün stoklarını; gıda sıkıntısı çeken, döviz kıtlığı yaşayan az gelişmiş ülkelere destek olmak ve kalkınmalarını teşvik etmek amacıyla genellikle yedi yılı ödemesiz, otuz yıl vadeli krediler veya hibe biçiminde verdiği gıda yardım programı.

Asya yardım programları : [Bakınız: Kolombo Planı].

Ayak yardımıyla avcılık : Sığ sularda kendilerini dibe gömerek saklayan bazı su ürünlerinin (kalkan, kum balığı vb.) ayak veya elle bulunarak toplanması işlemi.

 

Ayni yardım : Para yerine, her türlü mal ile yapılan yardım. karşılığı parasal yardım.

Basınç yardımlı durduraç : Durduraç ayaklığındaki ayak kuvveti gereksinmesini azaltan durduraç yardımcısının basınçlı hava ile işleyen türü.

Baş elektrikçi yardımcısı : Baş elektrikçinin yardımcısı.

Baş giysici yardımcısı : Çalışmalarında baş giysiciye yardımcı olan kimse.

Baş ışıkçı yardımcısı : Çalışmalarında baş ışıkçıya yardımcı olan kimse.

Başyargıcı yardımcısı : Yarışlardaki yanlışları, yönetmelik kurallarına aykırı olayları başyargıcıya bildirmekle görevli yargıcı.

Birleşmiş milletler yardım ve rehabilitasyon idaresi : İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı Avrupa'da savaştan büyük zarar gören ülkelerin gıda, giyim gibi temel ihtiyaçları ile hammadde ve makine-donanım gibi iktisadi ihtiyaçlarını karşılamak için acil yardım amacıyla 1946 yılında kurulmuş ve daha sonra görevleri Avrupa İmar Programına devredilmiş yardım programı. karşılığı Marshall Planı.

Bm çocuklara yardım fonu : [Bakınız: UNICEF].

Çalışma yardımcısı : Müstahdem. -kullanan: istihdam eden (Borçlar Yasası, 55).

Çıkışçı yardımcısı : Koşuların yönetmeliklerde gösterilen kurallara uygun olarak yürütülmesinde, çıkış yargıcısına yardımla yükümlü yargıcı.

Doğum yardımı : Güvenceli kadının ya da güvenceli erkeğin, güvenceli olmayan eşinin doğum yapması işleminde, doğum sırasında ve doğumdan sonra gerekli sağlık yardımları ile ilâçların ve sağlık gereçlerinin toplumsal güvenceler kurumunca sağlanması.

Döşemeci yardımcısı : Döşemenin bakımını, ufak tefek düzeltmeleri, onarımları yapan; boyama, yüz değiştirme, kaplama gibi işleri gerçekleştiren kimse.

Emme yardımlı durduraç : Durduraç ayaklığındaki ayak gücü gereksinmesini azaltan durduraç yardımcısının emmeyle işleyen türü.

Emzirme yardımı : Güvenceli kadına ya da güvenceli olmayan karısının doğum yapması nedeniyle güvenceli erkeğe, çocuğun ölü doğmaması koşulu ile yasasına göre her çocuğun emzirilmesi için yapılacak yardım.

Eş ve çocuklara sağlık yardımı : Güvencelinin geçindirmekle yükümlü olduğu eşi ve çocuklarına sayrılıklarında yasalarına göre yapılan yardım.

Evini yapana yardım : Özellikle işsiz sayısı çok olan geri kalmış ülkelerde, konut yapımında ucuzluk ve etkinlik sağlamak amacıyla kamu kuruluşlarının desteği ile, iyesinin emeğinden, akçal gücünden, iş bilgisinden, becerisinden ve yakınlarının yardımlaşma olanaklarından yararlanarak konutsuz aileleri konutlandırma yöntemi.

Fermantasyon yardımcısı : Belirli ürünlerin işlenmesi veya yapımı için kullanılan kontrollü bir aerobik veya anaerobik bir işlemde, mayaların, küflerin veya bakterilerin faaliyetleri için uygun koşulları sağlamaya yardım etmek üzere eklenen maddeler.

Gebelik ve doğum yardımları yönetmeliği : Güvence örgütü ya da işverence güvenceli kadına gebelik ve doğum olaylarında yapılacak yardımları koşulları ve nicelikleriyle kapsayan yönetmelik.

Gebelik yardımı : Güvenceli kadının ya da güvenceli erkeğin güvenceli olmayan eşinin gebeliğinde Toplumsal Güvenceler Kurumunca sağlanan yardımlar.

Gösterimci yardımcısı : Gösterimciye çalışmalarında yardımcı olan kimse.

Güvenceli yardımları : Güvenceliye Toplumsal Güvenceler Kurumunca sağlanan yardımlar.

İkinci yardımcı : Yönetmen yardımcısına bütün çalışmalarında destek olan kimse; yönetmenin ikinci yardımcısı.

İşsizlik yardımı : İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarına sahip olmayanlara, yararlanma hakkına sahip olmakla birlikte ödenek almak için başvuru yapmayanlara veya işsizlik ödeneğinden yararlanma süresi sona erenlere çeşitli biçimlerde devlet tarafından yapılan ödemeler.

Kalkınmaya yardım komitesi : Az gelişmiş ülkelerin kalkınmasına yönelik yardım miktarının artırılması ve söz konusu yardımların daha etkin kullanımının sağlanması amacıyla 1960 yılında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü bünyesinde kurulan özel bir komite.

Karşılıklı ekonomik yardım konseyi : Doğu Blokundaki merkezi planlı ekonomiler arasında ticari ve iktisadi işbirliğini geliştirmek amacıyla Bulgaristan, Çekoslovakya, Macaristan, Polonya, Romanya ve SSCB tarafından 1949 yılında Moskova’da kurulan, daha sonra Doğu Almanya, Moğolistan, Küba, Vietnam ve Kuzey Kore’nin katılımıyla genişleyen ve 1991 yılında Uluslararası Yatırım Bankası ile birlikte Uluslararası Ekonomik İşbirliği Örgütü altında birleşen örgüt.

Kesin gebelik ve doğum yardımı : Gebelik ve doğum olaylarında güvenceli ya da işçiye yasalarına göre yapılan kesin yardım.

Komiser yardımcısı : Komiserlerin sorumluluğu altında görev yapan, kurallara aykırı gördüklerini komiserlere bildirmekle görevli yardımcı.

Kukla yardımcısı : Kukla yapan usta.

Mali yardım : Fona gereksinimi olan iktisadi birimlere diğer iktisadi birimler tarafından uygun koşullarda veya hibe biçiminde sağlanan mali destek.

Marshal yardımı : Marshall Planı çerçevesinde 1948 ile 1952 yılları arasında verilen yardımlar.

Okul sosyal yardım hizmetleri : Öğrencilere daha verimli bir öğretim ortamı sağlamak; onlara beslenme, giyim, sağlık yoklaması, diş bakımı ve benzerleri konularda doğrudan doğruya yardımda bulunmak için okulca yapılan her türlü çalışmaya verilen ad.

Okul sosyal yardımcısı : Sosyal hizmet yöntem ve teknikleri konusunda yetişmiş olup aileler, çevresel kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yaparak öğrencilerin kişisel uyum sorunlarının çözümüne yardım etmek üzere okulca görevlendirilen kimse; bu gibi işlere bakmak için okul yönetimince görevlendirilen öğretmen.

Ordu yardımlaşma kurumu : Türk Silahlı Kuvvetleri çalışanlarına ek bir sosyal güvenlik sağlamak amacıyla 1961 yılında 205 sayılı yasa ile kurulan kurum.

Oyuncu yönetmen yardımcısı : Oyuncu yönetmenine çalışmalarında yardımcı olan kimse.

Özdeksel yardım : Para yerine her tür mal ile yapılan yardım.

Parasal yardım : Para ile yapılan her türlü yardım. karşılığı ayni yardım.

Sağlık yardımı : Güvenceliye iş kazası, uğraşı sayrılığı ya da sayrılığında yasalarına göre yapılmakta olan yardımlar.

Sakat ve yaşlılara sağlık yardımı : Sakatlığı ya da yaşlılığı nedeniyle güvencelilere yasalarına göre yapılan yardım.

Sanat yönetmen yardımcısı : Sanat yönetmenine çalışmalarında yardımcı olan kimse.

Silolama yardımcı maddeleri : Silaj katkı maddeleri.

Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik fonu : Fakir ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile Türkiye`ye gelmiş olan kişilere gerektiğinde yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici önlemler alarak gelir dağılımını adil duruma getirmek, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek amacıyla 1986 yılında Başbakanlığa bağlı olarak Merkez Bankası nezdinde oluşturulan bütçe dışı fon.

Tasvirci yardımcı fiil : Zarf-fiil biçimindeki esas fiilin bildirdiği oluş ve kılışı tasvir eden yardımcı fiil. bil-, dur-, ver-, yaz- gibi fiiller tasviri yardımcı fiillerdir. bk. tasvir fiili.

Teknik yardım : Bir malı satın alan gerçek veya tüzel kişilere satıcı tarafından sağlanan hizmetler. Bir iş, proje ya da programın daha iyi yapılabilmesi için genellikle uzman kurumlar tarafından sağlanan eğitim, beceri kazandırma, danışmanlık, teknik bilgi aktarımı gibi hizmetler. Bir konudaki zorluğu yenmek üzere yapılan teknik yardım.

Toplumsal yardımcı : Çalışma uzmanına bağlı olarak çalıştırılan görevli.

Truman yardımı : Truman öğretisi kapsamında yapılan yardım.

Tüzel yardım : Yasal kovuşturma yoluyla haklarını savunmak ve icra eliyle alacaklarını elde etmek isteyenlerin bu amaçla yapılacak giderleri ödeyemeyecek durumda olmaları nedeniyle kendilerine devletçe yapılan yardım.

Uygulayım yardımcısı : Sahneye ilişkin tüm teknik işlerden ve aygıtlardan sorumlu olan yetkilinin yardımcısı.

Uyum yardımı : İktisadi karar birimlerinin yeni koşullara uyumunu sağlamak için yapılan her türlü yardım.

Yapım görevlisi yardımcısı : Yapım görevlisine çalışmalarında yardımcı olan kimse.

Yapım yönetmen yardımcısı : Yapım yönetmeninin, filmin bütçesini hazırlamak, hesap işlerini yürütmekle görevli baş yardımcısı.

Yardım duruşu : Özellikle araçlı çalışmalarda, devinim yapanın uğrayabileceği bir aksaklığı zamanında ve en uygun biçimde önlemek için araca ya da yapılan devinime göre bir başkasının aldığı duruşlar.

Yardım indirimi : Vergi yükümlüsünün kendine, eşine ve küçük çocuklarına ilişkin yaşam, sayrılık, sakatlık, analık, doğum, öğrenim gibi kişisel güvencelerinin özel paylarının vergiden düşürülmesi.

Yardım sandıkları gelirleri : Devlet dairelerince ya da özel örgütlerce görevlilerine yardım amacı ile kurulmuş olan, tüzel kişiliği bulunmayan örgütlerin vergi kesilmeyen gelirleri.

Yardım sandıklarınca yapılan yardımlarda vergi başlıklığı : Tüzel kişilikleri bulunsun ya da bulunmasın yardım sandıklarının tüzükleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, sayrılık, doğum ve evlenme nedenleri ile yapacakları ödemelerin gelir vergisinden bağışıklığı.

Yardım ve işbirliği fonu : Orta Afrika Cumhuriyetine iktisadi yardım için İktisadi ve Sosyal Kalkınma Yatırım Fonunun yerine 1959 yılında kurulan ve kaynağı Fransız hükümeti tarafından sağlanan yardım örgütü.

Yardımcı asalak : Hastalık sağaltma gibi, tarımsal savaşta zararlı böcekleri yok etme gibi, insan, hayvan ve bitki sağlığı yönünden yararlı işlerde kullanılan asalak.

Yardımcı bellek : [Bakınız: dış bellek].

Yardımcı benlik : Benliği geliştirmek ya da gereksinmelerini karşılamakta yardımı sağlamak için başka bir kişiyi örnek almak, düşünce, ülkü ve davranışlarını benimsemek. Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da küme üyelerinin yakın-uzak çevresini oluşturan gerçek ya da düşsel kişilerin üstlencesini yüklenmiş yardımcı kişiler, bk. bireycil oyun, kümecil oyun.

Yardımcı bez : Bir beze ya da organa bağlı olan yardımcı bezler; üreme kanallarına bağlı özel bezler. Prostat bezi, bulbo üretral bez gibi. Bir beze bağlı olan yardımcı bezler; üreme kanallariyle bağlı olan bazı özel bezler.

Yardımcı bezemci : Bezemciye, çalışmalarında yardımcı olan kimse.

Yardımcı çatkı : Kabuk gövde yapısında askı düzeninin bağlantı noktalarını güçlendirmek ve yol sarsıntılarının yolcu bölümüne iletilmesini önlemek amacıyla gövde altına konan ek çatkı.

Yardımcı denetir : Ana denetir tarafından ayarlanan aygıt.

Yardımcı ders kitabı : Ders kitabı olarak kabul ve ilân edilmemekle birlikte belli bir dersin öğretiminde öğrencilerin yararlanabileceği düşünülen kitap.

Yardımcı dingil : Devinimi aradingil dişlisinden alan, üzerindeki dişliler aracılığıyla kamalı dingil dişlilerine oranlayarak aktaran dingil.

Yardımcı donanım : Bir bilgisaray dizgesi çevresinde, çevrim dışı kullanılan herhangi bir aygıt ya da makine.

Yardımcı donatım : Bir süreç ya da işlemde üretime dolaylı yoldan katkıda bulunan, denetleç, gösterge türünden aygıtlar.

Yardımcı donatımcı : Görünçlük donatımı çalışmalarında donatımcıya yardımcı olan kimse.

Yardımcı düşünce : Bir yapıttaki ana düşüncenin açıklanmasına, tümlenmesine yarayan düşünceler, bk. ana düşünce.

Yardımcı genç kız : Bulvar tiyatrosu ve müzikli oyunlarda yardımcı genç kız rolü.

Yardımcı gereç : Ağaçişlerinde kullanılan tutkal, boya, zımpara ve benzerleri gereçlere verilen genel ad. Üretilen nesnenin yapısında yer almayan ancak üretimi gerçekleştiren makine ve aletler ve benzerleri gibi araçların işletilmelerinde kullanılan benzin, yağ, üstüpü gibi gereçler.

Yardımcı görevliler : Koşucu ve çalıştırıcıların cezalı olup olmadıklarını, yetki belgelerinin geçerli bulunup bulunmadıklarını inceleyip, yarıştan bir saat önce, katılacakların listesini hazırlamak ve numaralarını damgalamakla görevli kişiler.

Yardımcı havalık : Pissu döşemindeki eksi ve artı basınçları önleyen bir havalık.

Yardımcı hız kutusu : Hız kutusunun hızını artırmak ya da azaltmak için hız kutusu çıkışına eklenen, genellikle iki kat hızlı hız kutusu.

Yardımcı ışıkçı : Işıkçıya, çalışmalarında yardımcı olan kimse.

Yardımcı ilaç : İnhalasyon anestezisinde anestezik maddenin alveoler konsantrasyonunu belli bir düzeyde tutarak daha düşük dozda anestezik kullanılmasını sağlayan ilaç.

Yardımcı işçi : Üretim işleri dışında kalan ve üretimi etkileyen ikinci ya da daha ileri kertede bulunan işlemleri yapan işçi.

Yardımcı izlence : Bir bilgisayarın dizge yazılımıyla birlikte kullanıcıya sunulan, bir ortamdan bir ortama veri kütüklerini aktarma, kütük ayıklama, sıralama, birleştirme ve benzerleri gibi kullanıcının sık sık gerekseme duyabileceği hizmetler için parametrelerle yöneltilen genel yordamlar biçiminde düzenlenmiş yazılım ürünü.

Yardımcı kese : Sestodlarda genital deliğe açılan ve halkaların duvarında bulunan kese.

Yardımcı konakçı : Asalağa yalnızca eğleklik eden ve bir bakıma son konakçıya ulaşmasını sağlayan arahayvan.

Yardımcı motor : Özdevinimli alıcılarda, filmin geçişini sağlayan düzeneği çalıştıran asıl motorun dışında, çeşitli özdevinimli çalışmaları sağlayan minik motor.

Yardımcı örneklemdeğer : Yeterli kestiricilerin olmadığı durumlarda, bilgi yitimini bir ölçüde azaltmak için, en çok olabilirlik kestiricisme ek olarak alınan işlev ya da işlevler.

Yardımcı parçalar : Çiftekerin, temel parçalarının dışında kalan yardımcı parçaları.

Yardımcı pigment : Bitkilerde ve fotosentetik bakterilerde güneş ışığından enerji elde edilmesinde klorofillere yardımcı olan görünen ışığı absorbe eden pigmentler.

Yardımcı saat : Bir gözlemevinde kullanılan ana saatin yanında yedek olarak çalışan ikinci saat.

Yardımcı solunum hareketleri : Kimi evcil hayvan türlerinde görülen burun kanatlarının oynatılması, gırtlak solunumu, anüs solunumu ve karın vurma gibi normal solunum hareketlerine benzeyen hareketler, aksesörik solunum hareketleri.

Yardımcı solunum organı : Bazı balıklarda birinci solungaç kemerinin epibranşiyalının vaskülarizel genişlemesiyle biçimlenen ve atmosferik solunum için kullanılan bir organ.

Yardımcı t hücreleri : Yardımcı T lenfositi.

Yardımcı t lenfositi : Antikor salgılayan plazma hücrelerini çoğalmak ve farklılaşmak üzere uyarmak için B lenfositleri ile etkileşime giren bir tip T lenfositi. Bağışıklık sistemi işlevlerinde ana düzenleyici olarak görev yapan, öldürücü ve baskılayıcı T lenfositlerin büyüme ve çoğalmalarını uyaran, B lenfositlerin plazma hücrelerine dönüşmesini uyaran, makrofajların aktive edilmesini sağlayan bir T lenfosit alt tipi, yardımcı T hücreleri. İşlevlerini salgıladıkları bir dizi lenfokin adı protein yapısındaki aracı moleküllerle yaparlar.

Yardımcı virüs : Tek başlarına çoğalamayan eksik virüslerin çoğalmasını sağlayan virüs.

Yardımcı yapımcı : Yapımcının bir ya da birkaç filmin çevrilmesiyle görevlendirdiği kimse.

Yardımcı yazılık : Çeşitli sayışım dallarındaki değerlerin gidişi izlenilmek üzere tutulan yardımcı yazılık.

Yardımcılar : Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yardımcılı : Osmanlılarda, askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan kişi.

Yardımcısız : Osmanlılarda, ailesine bakacak kimsesi olmadığı için askerliği ertelenen kişi.

Yardımlanmak : Yardımını görmek, faydalanmak.

Yardımların vergi bağışıklığı : Gemi vergisi yasasında ayrıntıları gösterilen yardımlarla belirtilen işlemlerin uygulanılmasında sağlanacak gelirlerin vergi kesimi ile bağımtı tutulması.

Yardımlaşabilme : Yardımlaşabilmek işi.

Yardımlaşabilmek : Yardımlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yardımlaşma derneği : Bazı kişilerin kendi aralarında karşılıklı yardımlaşması temeline dayanan dernek.

Yardımlaşmacılık : Dar ekonomik anlamında İşleyim, tarım, bankacılık ve benzerleri alanlarda yardımlaşma dernekleri kurmaya yönelik elbirlikçilik akımı. Geniş anlamında her ortaklaşacı girişimde görülen karşılıklı bağımlılık duygusu ve yardımlaşma eğilimi.

Yardımlı : Şanlıurfa ili, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yardımlı tırmanma : Kendine özgü araçlara bacaklardan da yararlanarak tırmanma.

Yardımlu : Yardıma mazhar, mansur.

Yardımsız : Yardım almadan.

Yardımsız tırmanma : Kendine özgü araçlara bacakların yardımı olmadan tırmanma.

Yardın : Yardım.

Yarı yardımcı : Bazı dillerde, örnekleyin Fransızcada birlikte bir fiil deyimi meydana getirmek üzere başkafiillere veya ortaçlara koşulan fiillere denir: Faire savoir, Entendre dire gibi. YASAKLI (Prohibitif, Interdictif ou Vétatif))Sakın, olmıya ki gibi deyimler için kullanılır. YASAKLI OLUMSUZLUK (Négation prohibitive) Olumsuz buyurum kipine denir: Yayma, gitme gibi.

Yönetmen yardımcılığı : Yönetmen yardımcısının yaptığı iş.

Yurt görevleri yardımlarında ayrıcalık : Vergi ödeme yükümlülüğü ile bağımlı tutulmayan ve yasasında ayrıntıları ile belirtilen yurt savunma ve görevleri karşılığında kişilerle geride kalan yetimlerine yapılan çeşitli ayrıcalıklı ödemeler.

Başkan yardımcısı : Kurum ve kuruluşlarda başkana yardım eden sorumlu ve yetkili kimse.

Dekan yardımcılığı : Dekan yardımcısı olma durumu.

Dekan yardımcısı : Fakültelerde dekana yardım eden öğretim üyesi.

İlk yardım : Kaza, hastalık, yangın, deprem vb. tehlikeli ve ani durumlarda hastaya kesin tedavi öncesi, olay yerinde uygulanan ilk ve ivedi işlem, sıhhi imdat. Bu işlemin uygulandığı yer.

İlk yardım çantası : Ecza çantası.

İlk yardım hastanesi : Aniden rahatsızlananlar veya kazada yaralananlara ilk tıbbi müdahalenin yapılabileceği nitelikte donatılan hastane.

İnsani yardım : Doğal afet zamanlarında insanın temel gereksinimleri olan sağlık, barınma vb. konularda yapılmış olan yardım. İyilik olsun diye yapılmış olan herhangi bir yardım.

Müdür yardımcılığı : Müdür yardımcısının yaptığı iş.

Müdür yardımcısı : Müdürün işlerine yardım eden, yokluğunda yetkileri üzerine alıp işleri yöneten kimse, müdür muavini.

Nakdi yardım : Para olarak yapılmış olan yardım.

Öğretim yardımcılığı : Öğretim yardımcısı olma durumu.

Öğretim yardımcısı : Yükseköğretim kurumlarında belirli süreler için görevlendirilen uzman, çevirici, araştırma görevlisi ve eğitim öğretim planlamacısı, öğretim görevlisi, okutman.

Rektör yardımcılığı : Rektör yardımcısı olma durumu.

Rektör yardımcısı : Üniversitelerde rektöre yardım eden öğretim üyesi.

Sosyal yardım : Yoksul kimselere yiyecek, giyecek, yakacak, tedavi ve ilaç sağlanarak yapılmış olan parasız yardım.

Toplumsal yardım : Toplum bireyleri arasında ve toplumlar arasında kurulan yardımlaşma. Toplumsal içerikli yardım.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Yardım sandığı : Sosyal yardımlaşmayı güçlendirmek amacıyla kurulan dernek veya kurum.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Yardımcı ders : Esas eğitimi ve dersleri destekler nitelikte alınan veya okunan ders.

Yardımcı doçent : Üniversitede doktora sonrası öğretim üyeliğinin ilk basamağında olan öğretim üyesi.

Yardımcı doçentlik : Yardımcı doçent olma durumu.

Yardımcı eylem : Yardımcı fiil.

Yardımcı fiil : Ad soylu kelimelerin veya bazı fiilimsilerin fiil gibi kullanılmalarını sağlayan "imek, etmek, eylemek, olmak, kılmak" fiilleri, yardımcı eylem: Hasta idim. Naz eyledi. Arz olunur gibi.

Yardımcı hakem : Karşılaşmalarda sayıları, uyarmaları tespit eden ve sonuç ile birlikte tutanağı yazıp imza eden yetkili, yan hakem, yan yargıcı. Futbol karşılaşmalarında oyun alanının yan çizgisi boyunca oyunu takip eden, kuralların yerine getirilip getirilmediğini gözleyen, orta hakeme yardımcı olan görevli, yan hakem, yan yargıcı.

Yardımcı hakemlik : Yardımcı hakem olma durumu.

Yardımcı hücre : Kırmızı su yosunlarında döllenmede oluşan bir çekirdeği alarak gelişmeyi sağlayan hücre.

Yardımcı kitap : Eğitimde esas dersleri konuları bakımından açıklayan kitap.

Yardımcı madde : İlacın hazırlanmasında taşıyıcı, çözücü veya seyreltici olarak yararlanılan veya ilacın içinde yer alan etken madde dışındaki bileşen.

Yardımcı oyuncu : Yedek oyuncu.

Yardımcı oyunculuk : Yardımcı oyuncu olma durumu.

Yardımcı yargıcı : Başyargıcının yardımcısı.

Yardımcı yargıcılık : Yardımcı yargıcı olma durumu.

Yardımcılık : Yardımcı olma durumu.

Yardımlaşma : Yardımlaşmak işi.

Yardımlaşmak : Karşılıklı yardımda bulunmak.

Yardımsever : Hayırsever.

Yardımseverlik : Hayırseverlik.

Yardırma : Yardırmak işi.

Yardırmak : Yarma işini yaptırmak.

Yönetmen yardımcısı : Yönetmene her konuda yardımcı olmakla görevli kimse, reji asistanı.

Diğer dillerde Yarayla bezenim anlamı nedir?

Almanca'da Yarayla bezenim ne demek ? : schmucknarben