Zıva nedir, Zıva ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekini tırpanla biçme.

Zıva ile ilgili Cümleler

  • Beni zıvanadan çıkarmayın.
  • Ali zıvanadan çıktı.
  • Bu iş zıvanadan çıktı.
  • “Herhangi bir hastada aldığı tedbirlere rağmen beklediği sonucun doğmaması onu zıvanadan çıkarırdı.”
  • Ali tamamen zıvanadan çıktı.
  • Zıvanadan çıkıyorum gibi hissediyorum.
  • “Kaç zamandır zaten bir acayipleşen oğlanın artık adamakıllı zıvanadan çıktığına hükmediyorlardı.”
  • “Dürdane Hanım'ın aşkı seni zıvanadan büsbütün çıkarmış.”

Zıva ile ilgili Atasözü veya Deyim

aklı zıvanadan çıkmak : delirmek, aklını oynatmak.

(birini) zıvanadan çıkarmak : sinirlendirmek, öfkelendirmek.

zıvanadan çıkmak : çok sinirlenmek, öfkelenmek aklını yitirmek, çılgın gibi davranmak denetlenemez duruma gelmek.

Zıva anlamı, kısaca tanımı

Lambalı zıvana : Lamba açılmış iki parçayı zıvana ile birleştirmede başvurulan özel çatkı yöntemi

Zıval : Kızılcık ağacından yapılan çoban değneği.

Zıvala : Hamur pazısı.

Zıvan : Buğdayla birlikte tarlalarda yetişen, delice de denilen bir ot, Agrostimme, githago.

Zıvana makinesi : Bir itişte parçanın boyunu kesen, zıvanasını ve kapaklarını düşüren ağaç işleri makinesi.

Zıvanabıçkısı : Pencerenin çerçeve tahtasına geçme açan testere. (Aksaray Niğde).

 

Zıvanalı birleştirme : Zıvana ile yapılan geçme.

Zıvanasız : Zıvanası olmayan. Kaçık.

Zıvar : Baskı, basınç. Hastalık artması.

Zıvarcı : Mızıkçı.

Zıvart : Tabaklıkta derinin bir kez elden geçmesi işi.

Zıvat : Tabaklıkta derinin bir kez elden geçmesi işi.

Zıvaylık : Yere dikilmiş bir ağaç üstüne yatay olarak konulan bir başka ağaçla oynanan çocuk oyunu.

Zıvana : İki ucu açık küçük boru. Bir kilit dilinin yerleşmesi için açılmış delik. Pipo veya sigara ağızlığının sap bölümü.

Zıvanalı : Zıvanası olan.

Zıvanalı sigara : Bir ucunda kartondan zıvana bulunan sigara. İçinde esrar bulunan sigara.

Zıvanalı vida : Zıvanası olan vida.

Tırpan : Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılmış olan bir oyun.

Biçme : Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.

Ekini : Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.

Diğer dillerde Zıt taşıma anlamı nedir?

İngilizce'de Zıt taşıma ne demek ? : counter-transport