Çang nedir, Çang ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çan, keçi çanı.

Çang anlamı, tanımı

Çanga : Kova, küçük bakraç. Köşe, dönemeç. Soylu

Çanga manga olmak : Bir toplulukta, birinin dediğini öteki duymayacak şekilde gürültülü konuşmak.

Çangal almak : Çelme takmak.

Çangal çalmak : Kuyuya düşen bir şeyi çengelle çıkarmağa uğraşmak.

Çangal çımbal : Üstüste sımsıkı toplanmayı anlatır: Sığırlar soğuktan çangal çımbal olmuşlar.

Çangal çungal : Karmakarışık. Eğri büğrü. Çengelli. Salkım salkım anlamında kullanılır.

Çangal fasilesi : Sırık fasulyesi.

Çangal mangal : Karmakarışık.

Çangala : Olmamış meyve.

Çangalak : Yerelması. Keçi veya koyun gibi hayvanlarda kıvrılmış boynuz.

Çangalaz : Yaramaz.

Çangallar : Samsun ilinde, Terme belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Çangallı : Kötü karakterli adam.

Çangallı çungallı : Dallı budaklı (ağaçlık.).

Çangara : Gürültü, kavga.

Çangata : Kuzusu ölmüş sağmal koyun.

Çangaza : Gürültücü, kavgacı. Geveze.

Çangazılanmak : Gevezelik etmek.

Çangı : Kötü adam.

Çangıl çungul : Çangır çungur.

Çangıldak : Geveze.

Çangıltı : Zil, çan sesi.

Çangır : Fasulye sırığı, sırık.

Çangırdak : Çıngırak, zil.

Çangışmak : Döğüşmek.

Çangu : Söyleşme.

Çangal : Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.

 

Çangır çungur : Düşme veya birbirine çarpma sırasında kaba ve zevksiz ses çıkararak, çangıl çungul.

Çangırdama : Çangırdamak işi.

Çangırdamak : Düşerek veya birbirine çarparak gürültü çıkarmak.

Çangırtı : Çangırdama sesi.

Diğer dillerde Çanaklı durduraç anlamı nedir?

İngilizce'de Çanaklı durduraç ne demek ? : drum brake