Iceboats türkçesi Iceboats nedir

  • Buzkıran.
  • Buz kayak yelkenlisi.
  • Buz yelkenlisi.

Iceboats ingilizcede ne demek, Iceboats nerede nasıl kullanılır?

Iceboat : Buz kayak yelkenlisi. Buz yelkenlisi. Buzkıran.

Noticeboard : İlan tahtası. Duyuru panosu.

Noticeboards : İlan tahtası. Duyuru panosu.

Icebound : Etrafı buzlarla çevrili (gemi). Etrafı buzla çevrilmiş. Çevresi buzla kaplı. Buzla kaplanmış. Buz tutmuş (liman). Buz tutmuş. Buzla çevrilmiş. Buzlarla kaplı.

Icebox : Buz kalıbı. Buz dolabı. Buzhane. Soğutucu (amerikan ingilizcesi). Soğutucu. Buzdolabı. Buzluk. Buzdolabı (amerikan ingilizcesi). Buzluk (ingiliz ingilizcesi). Buz kutusu.

Icebreaker : Buzkıran. Kışın kimi aylarda buz tutan kıyılarda deniz ulaşımını öteki gemilere açık tutmada kullanılan çelik mahmuzlu ve güçlü motorlarla donatılmış özel gemi. Kaynaştırma faaliyeti veya toplantısı. Buz kıran gemi.

Iceberg : Aysberg. Soğuk ve duygusuz kimse. Karasal kökenli, hareketli buz kütleleri. Buzdağı. Eksenucu bölgelerinde denize değin inebilen buzullardan kopup akıntılarla yer değiştiren çok büyük buz parçası. Buz dağı. Buz adası. Buzul.

Ricebird : Pirinçkuşu. Pirinç kuşu.

Iceberg lettuce : Göbek marul. Birbirini örten yaprakları yuvarlak bir kafa oluşturan marul türü. Göbek salata.

Icebreakers : Kaynaştırma faaliyeti veya toplantısı. Buzkıran. Buz kıran gemi.

 

İngilizce Iceboats Türkçe anlamı, Iceboats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Iceboats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Watercraft : Deniz uçağı. Gemi. Kayık.

Icebreaker : Kışın kimi aylarda buz tutan kıyılarda deniz ulaşımını öteki gemilere açık tutmada kullanılan çelik mahmuzlu ve güçlü motorlarla donatılmış özel gemi. Buz kıran gemi. Kaynaştırma faaliyeti veya toplantısı.

Icebreakers : Buz kıran gemi. Kaynaştırma faaliyeti veya toplantısı.

Scooter : Kaydırak. Skuter. Moped. Küçük motosiklet. Akülü sualtı taşıtı. Mobilet. Buz kayağı. Tekerlekli kızak. Trotinet.

Ice boat : Raylarla donatılmış ve buzlu yüzeylerde kayan kayık. Buz kayığı.

Vessel : İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. Gemi. Damar.

Ship : Bir şeyi bir nakliyat aracıyla göndermek. Yollamak. Tayfa olmak. Gemi ile yollamak. Nakliye yapmak. Su almak (gemi). Yerine takmak. Yükleme yapmak. Gemi. Göndermek.

Iceboats synonyms : ice yacht, iceboat.