Buzkıran nedir, Buzkıran ne demek
- Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi

Coğrafya'daki terim anlamı:
Kışın kimi aylarda buz tutan kıyılarda deniz ulaşımını öteki gemilere açık tutmada kullanılan çelik mahmuzlu ve güçlü motorlarla donatılmış özel gemi.
İngilizce'de Buzkıran ne demek? Buzkıran ingilizcesi nedir?:
icebreaker
Buzkıran hakkında bilgiler
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.
İlk örneğini 19. yüzyılda İngiltere'de Rus amirali Makarov'un çizdiği plana göre Ermak 'ın oluşturduğu buzkıranların temel özellikleri, kullanılma koşullarından, özellikle de, geminin etkisinde kaldığı önemli zorlamalardan kaynaklanır. Gövde sacları, sıradan gemilerinkine oranla daha kalın, ıskarmozlar birbirine daha yakındır. Baş bodoslaması sivri ve dayanıklıdır. Baş taraf kaşık biçimindedir ve ilerlerken geminin buzun üstüne çıkmasına, ağırlığıyla buzu ezmesine olanak verir.
Bazı buzkıranlarda, bir balast sistemiyle geminin dengesi değiştirilebilir. Bu gemiler, genellikle elektrikli diesel tipinde, az hızda bile büyük bir güç elde etme olanağı veren makinelerle donatılırlar. İleri iten pervaneleri dışında, bazı buzkıranların baş tarafında, baş bodoslaması altında ya da her iki yanında, bir ya da iki pervane daha bulunur. Bu sistemin amacı, buzun altındaki suyu çekmektir. Böylece, doğal dayanağından yoksun buz daha kolay kırılır. Ayrıca, gövde ile buz arasındaki sürtünmelerin azalmasına ve geminin daha iyi manevra yapabilmesine de katkıda bulunur.
En büyük buzkıran filolarının bulunduğu ülkeler Rusya, İsveç ve Finlandiya'dır. Rusya'da, nükleer güçle çalışan buzkıranı Lenin gerçekleştirmiştir. Buzkıranlar daha çok Baltık Denizi'nde, Amerika'nın kuzey kıyılarında, Hudson Körfezi'nde ve Rusya için çok önemli olan Kuzey Buz Denizi'nde kullanılır. Günümüzde, özel gemilere başvurulmadan buzlar arasında gidip gelebilecek gemiler yapma eğilimi belirmiştir. Böylece, henüz ulaşılması çok güç olan ve iktisadi bakımından gelişen bölgelere, sözgelimi Alaska'ya yeni deniz yolları açılmış olacaktır.
Buzkıran kısaca anlamı, tanımı:
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Geniş alan. Çokluk, yoğunluk. Aydaki düzlükler.
Ulaşım : Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek.
Buzla : Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt.
Açmak : Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Geçit sağlamak. Birbirinden uzaklaştırmak. Alışverişi başlatmak. Yapmak, düzenlemek. Görünür duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Alanını genişletmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Beğenmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Ayırmak, tahsis etmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Ferahlık vermek. Yakışmak, güzel göstermek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Yarmak.
Irmak : Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
Öteki : Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Diğeri, öbürü. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.
Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.
Kırmak : Yok etmek. Gücünü, etkisini azaltmak. Değerinden düşük fiyata almak. Kaçmak, uzaklaşmak. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. İri parçalara ayırmak. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Belirli bir biçimde katlamak.
Yüzyıl : Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem. Yüzyıllık süre, asır. İçinde yaşanılan zaman.
Amiral : Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.
Plan : Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Çekim. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim.
Diğer dillerde Buzkıran anlamı nedir?
İngilizce'de Buzkıran ne demek? : n. icebreaker, iceboat
Fransızca'da Buzkıran : (gemi) brise-glaces [le]
Almanca'da Buzkıran : n. Eisbrecher
Rusça'da Buzkıran : n. антиобледенитель (M), ледокол (M)

Bu kısımda Buzkıran nedir? Buzkıran ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Buzkıran tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Buzkıran hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.