Impends türkçesi Impends nedir

Impends ingilizcede ne demek, Impends nerede nasıl kullanılır?

Impend : Tehdit oluşturmak. Asılı olmak. Sarkmak. Yakın olmak. Tehdit etmek.

Impended : Tehdit etmek. Sarkmak. Yakın olmak. Tehdit oluşturmak. Asılı olmak.

Impendence : Yakınlık. Yaklaşan. Yakın olma ve yakında gerçekleşme durumu. Olmak üzere oluş. Yakın olan. Yakın olma.

Impendent : Yakın. Yakında gerçekleşecek. Tehdidi altında bulunduran. Göze görünen. Her an gerçekleşecek olan. Olması yakın. Yaklaşan.

Impending : Eli kulağında. Yaklaşan. Kapıdaki (tehlike vs.). Olması yakın. Olmak üzere.

Impenetrate : Delip geçmek. İçine işlemek. Nüfuz etmek.

Impenetrable : Delinmez. Koyu. Akıl ermez. İçe işlemez. İçine girilmez. İçinden geçilmez (orman). Anlaşılamaz. İçinden geçilmez. Zifiri (karanlık). Girilemez.

Impenetrably : İşlemez bir şekilde. Geçilemez bir şekilde. Geçişmesiz bir şekilde. Nüfuz edilemez bir şekilde. Anlaşılmaz bir şekilde. İçine işlemez bir şekilde. Kapalı bir halde.

Impenitent : Pişmanlık duymayan. İflah olmaz. Tövbe etmeyen. Pişman olmayan.

Impenetrability : Delinememe. Delinmezlik. İçine girilememe. Girilemezlik. Anlaşılmazlık. Anlaşılamama. Girimsizlik.

İngilizce Impends Türkçe anlamı, Impends eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Impends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barricade : Barikat yapmak. Siper. Engel. Set çekmek. Barikat kurmak. Mania. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Tabur. Barikat.

Dam up : Baraj yapmak. Frenlemek. Bastırmak. Set çekmek. Engellemek.

Bloused : Gömlek. Asker ceketi. Günlük ceket. Kadın gömleği. Bluz.

Blustering : Rüzgarlı. Şiddetli. Sert (esme). Tehditle. Şamatacı. Gürültücü. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Taşkın. Yüksek ve haşin bir şekilde esme.

Obstruct : Engellemek. Kapamak. Engellenmek. Engel teşkil etmek. Tıkamak. Menetmeye çalışmak. Tıkanmak. Engel. Mani olmak. Zorlaştırmak.

Hang : Adam asmak. Kavrama. İpe çekmek. Asılı durmak. Eğmek. Duvar kağıdı kaplamak. Eğilmek. Asarak idam etmek. İdam etmek.

Tie up : Birleştirmek. Kısıtlamak. Berabere kalmak. Bağlamak. Şarta bağlamak. Sicimle bağlamak. Bloke etmek. Sabitleştirmek. Bağlanmak. Kravat bağlamak.

Stifle : Zaptetmek. Boğulmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Boğmak. Soluk almasını engellemek. Gelişmesini engellemek. Tutmak. Tıkanmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Bastırmak.

Drift : Kayma devimi. Sürüklemek. Ekonomi, uzay, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kendini koyvermek. Birikmek. Yığılmak. Bir cismin kayarak gitmesi. Bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak. Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Kayma.

Be dependent : Başı bağlı olmak.

Impends synonyms : barricado, beetle, intimidate, impulsion, overhanging, land up, depend from, droop, force, menace, occlude, lops, choke, asphyxiate, beetled, clog up, impend, suffocate, draping, block up, threat, jam, bag, blousing, lopped, put the screws on, menacing, foul, earth up, clog, draped, overhung, dangled.

 

Impends zıt anlamlı kelimeler, Impends kelime anlamı

Unclog : Tıkanıklığı açmak (boru vb). Açmak (tıkanık bir şeyi). Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.). Tıkanmış boruyu açmak. Bir blokajı açmak.

Free : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Beleş. Muaf. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Erkin. Özgür. Serbest bırakmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Ücretsiz. Parasız.

Let : Müsaade etmek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Meydan vermek. Yenilen. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Gevşetmek. Kiraya vermek. Kiraya verilmek. İhale etmek. Vermek.