Imperforated türkçesi Imperforated nedir

  • Tırtılsız.
  • İçinde delikler açılmamış olan.
  • Zımbasız.
  • Tırtıllı olmayan.
  • Delikli olmayan.

Imperforated ingilizcede ne demek, Imperforated nerede nasıl kullanılır?

Imperforated hymen : Kapalı kızlık zarı. Beyaz düve hastalığı.

Imperforate anus : İmperforate anüs. Deliksiz anüs.

Imperforate : Açık değil, anormal olarak kapalı. Zımbasız. Deliksiz. İmperfore. Delinmemiş. Tırtılsız. İmperforat.

Imperforates : İmperforat. Deliksiz. Tırtılsız. Delinmemiş. Zımbasız.

Imperforation : Delikli olmama. Açıklığı olmama. Deliksizlik (sayfalarda). İmperforasyon. Tırtılsız olma. İçinde delikler açılmamış olan. Tırtıllı olmama. Delinmesi olmama.

İngilizce Imperforated Türkçe anlamı, Imperforated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imperforated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imperforates : Delinmemiş. İmperforat. Deliksiz.

Cut : İndirimli. Kes. Yontmak. Kesmek. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Pay. Kurgulamak. Diş çıkarmak. Kesilmiş. İndirilmiş.

Tuskless : Pimsiz. Sivridişi olamayan.

Perforate : Delikli. Delmek. Bir dizi delik açmak. Delgi. Nüfuz etmek. Delik açmak. İçinden geçmek. İçine işlemek. Sıralı delik açmak. Delikli yapmak.

 

Pierced : Delinmiş. İşlemek. Nüfuz etmek. Delip geçmek. İçinden geçmek. Delmek. Deşik. Delik. Delik açmak.

Punctured : Patlatmak. Boşa çıkmak. Yıkmak. Patlamak. Delinmek. Boşa çıkarmak. Delmek (lastik).

Imperforate : Delinmemiş. Deliksiz. İmperforat. Açık değil, anormal olarak kapalı. İmperfore.

Uncut : Kesilmemiş. Kısıtlanmamış. Hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap veya oyun veya film). Budanmamış. İşlenmemiş. Ham (elmas). Biçilmemiş. (değerli taş) yontulmamış. (film vb) kısaltılmamış. Kenarları açılmamış (sayfalar).

Imperforated zıt anlamlı kelimeler, Imperforated kelime anlamı

Uncut : Kenarları açılmamış (sayfalar). Kesilmemiş. Kısıtlanmamış. Biçilmemiş. İşlenmemiş. (değerli taş) yontulmamış. Ham (elmas). Yontulmamış. Hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap veya oyun veya film). Kısaltılmamış.

Cut : Kırpmak. Kurgulamak. Kesilmiş. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Kesik. Yontmak. Kes. Topsuz giriş. Pay. Kesmek.