Imposing türkçesi Imposing nedir
- Gösterişli.
- Etkileyici.
- Heybetli.
- Muhteşem.
- Azametli.
- Sunturlu.
- Dayatmacı.
- Tatbik.
- Görkemli.
Imposing ingilizcede ne demek, Imposing nerede nasıl kullanılır?
Imposingly : Büyük bir şekilde. Göze çarpan bir şekilde. Görkemli bir şekilde.
Superimposing : Üzerine koymak. Üst üste getirmek. Üzerine yerleştirmek. Üstüne koymak. Üst üste koymak. Üst üste yapmak. Fotomontaj yapmak. Eklemek.
Unimposing : Etkileyici olmayan. Gösterişsiz. Görkemsiz.
Imposible : İmkansız.
Imposition : Yükleme. Verginin belirtilmesi yasalarında gösterilen dayanaklar ve oranlar üzerinden vergi örgütünce sayışımlanarak bu alacağın niceliği bakımından belirli bir duruma getirilmesi işlemi. Haksız talep. Kullanma. Aldatma. İstenmeyen misafir. Usandırma. Zorla kabul ettirme. Ceza (okul).
Superimpositions : Bindirme. Üst üste çekim. Süperpoze olma. Sürempresyon.
Imposition of taxes : Vergi uygulanması. Vergi yüklenmesi. Vergi koyma. Bir verginin ödenmesinin gerektirilmesi.
Impose : Kötüye kullanmak. Aldatmak. Koymak (vergi). Yük olmak. (vergi) koymak. Yüklemek. Yararlanmak. Etkilenmek. Zorlamak. (yasa vb) uygulamaya koymak.
Superimposition of sound : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses bindirmesi. Bir sesin yanı sıra bir başka sesin belirmesi.
Impositions : Yükleme. Vergi. Zorla kabul ettirme. İstenmeyen misafir. Külfet. Aldatma. Kullanma. Taciz. Haksız talep. Yük.
İngilizce Imposing Türkçe anlamı, Imposing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Imposing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Patronising : Patronluk taslayan. Kibirli. Himaye eden. Kendini beğenmiş. Tepeden bakan. Küçümseyen. Küstah.
Enforcement : Yürürlük. Zorlama. Uygulama. İcra. İnfaz. Uygulatma. Yürütme. Cebri icra. Yaptırım.
Grandiose : Muazzam. Yüksek. Şatafatlı. Gözalıcı. Cafcaflı. Fazlasıyla büyük ve görkemli. Göz alıcı.
Consequential : Kibirli. İzleyen. Önemli. Mantıki. Bağlı olan. Sonucu olan.
Dignified : Ağır. Efendi. Temkinli. Asil. Saygın. Onurlu. Oturaklı. Kıymet verilen. Kellifelli. Şerefli.
Braved : Cesaret göstermek. Cesaretle karşılamak. Kızılderili savaşçı. Yiğit. Meydan okumak. Cesaretle karşı koymak. Cesur. Bahadır. Göğüs germek.
Braves : Bahadır. Kızılderili savaşçılar. Kızılderili savaşçı. Cesaretle karşılamak. Cesaret göstermek. Cesaretle karşı koymak. Göğüs germek. Meydan okumak. Cesur.
Effectively : Fiilen. Geçerli olarak. Etkin biçimde. Etkinlikle. Etkili olarak. Etkin olarak. Etkin bir şekilde. Etkili bir şekilde.
Chichis : Süslü.
Compelling : Zorlayıcı. Zorlama. İkna edici. Saygı uyandıran. İlgi uyandıran. Mücbir. Zorlayan. Çok güçlü veya etkili. Zorlu.
Imposing synonyms : gallanting, affective, requiring, arrogant, magisterial, arty crafty, patronizing, gallant, grand, applications, kingly, aureate, braver, dramatic, terrible, brightest, admirably, enchanting, pursuance, glittering, corking, bright, dashier, kingliest, conformations, courtly, charismatics, noble, lofty, arrestive, gallants, artsy, gorgeous.
Imposing zıt anlamlı kelimeler, Imposing kelime anlamı
Unimpressive : Etkileyici olmayan.
Undignified : Onursuz. Vakur olmayan. Haysiyetsiz. Şerefsiz.
Imposing ingilizce tanımı, definition of Imposing
Imposing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Laying as a duty. Enjoining. The act of imposing the columns of a page, or the pages of a sheet. [Bakınız: Impose].

Bu kısımda Imposing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Imposing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Imposing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Imposing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.