Enforcement türkçesi Enforcement nedir

Enforcement ile ilgili cümleler

English: It is illegal in the United States for law enforcement to use torture to get information.
Turkish: Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.

Enforcement ingilizcede ne demek, Enforcement nerede nasıl kullanılır?

Enforcement measures : Zorlayıcı tedbirler. Zorlama araçları. Birşeyleri uygulamaya koymak için alınan tedbirler. Uygulama tedbirleri.

Enforcement of an agreement : Bir anlaşma veya kontratın zorla yürürlüğe konulması. Bir anlaşmanın zorla uygulanması.

Enforcement of copyrights : Telif haklarının uygulanması.

Enforcement officer : Sakçı. Kolluk görevlisi.

Enforcement order : İcra emri.

Law enforcement agency : Emniyet teşkilatı. Kolluk kuvveti.

Drug enforcement agency : Yasadışı uyuşturucuların ithal edilmesi ve kaçakçılıkla mücadele eden amerika birleşik devletleri resmi kurumu. Uyuşturucuyla mücadele teşkilatı. Dea.

Law enforcement official : Yasa uygulayıcı icra memuru. Vatandaşların kanunlara uymalarını sağlamakla sorumlu olan kimse (örn.: polis memuru). Emniyet görevlisi.

Law enforcement : Güvenlik polisi. Yasaları yerine getirerek kamu düzenini korumak. Kanun hükmü. Kanunların uygulanışı. Bir ülkenin kanunlarını uygulama. Kanun yürütme. Yasalara itaatin sağlanması. Hukuk uygulaması. Hukuki yaptırım. Kanun yaptırımı.

 

Bill enforcement : Senet zorlaması. Bir kimseyi bir senedi kabul etmek zorunda bırakma.

İngilizce Enforcement Türkçe anlamı, Enforcement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enforcement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sanction : Müeyyide. Onay. Tasdik etmek. Onaylamak. Ceza. İzin vermek. Müsaade. Teyit.

Compulsory : Mecburi. Zorlayıcı. Zorunlu. Yükümlü. Cebri.

Conformation : Konformasyon. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyarlama. Uyuşum. Konoluşum. Uydurma. Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri. Yapı. Biçim.

Imposition : Ceza (okul). Verginin belirtilmesi yasalarında gösterilen dayanaklar ve oranlar üzerinden vergi örgütünce sayışımlanarak bu alacağın niceliği bakımından belirli bir duruma getirilmesi işlemi. Bir görüş ya da düşünceyi benimsetmeye çalışma; bir nesneye yargı ya da değer yükleme. Yükleme. Külfet. Aldatma. Üstleme. Koyma. Vergiyi gerçekleştirme.

Vigor : Canlılık. Bkz.vigour. Kuvvet. Coşku. Değer biçme. Güç. Zindelik. Yaşama gücü. Fiyat saptama.

Duress : İcbar. Tazyik. Baskı. Hapis. Cebir. Şantaj. Tutuklama. Tehdit.

Application : Başvuru formu. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması. Dilekçe. Kumaşı, deriyi vb. üzerlerine renkli kumaş parçaları ya da başka bezeyici gereçleri yapıştırma, ekleme, dikme yoluyla yamayarak bezeme. Halkın, geleneksel yollarla edindiği ya da dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği oluşumlarla doğrudan doğruya kendisinin uyguladığı işlemlerden her biri. bk. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim. Dikkat. Sürme.

 

Social control : Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü. Sosyal kontrol. Toplumsal denetim. Toplumsal kontrol.

Exercising : Uygulamak. Çalıştırmak. Jimnastik yapma. Alıştırmak. Tatbik etme. İdman yapma. Kullanma. Göstermek.

Infliction : Eziyet. Ceza. Sıkıntı. Ceza verme. İka.

Enforcement synonyms : foreclosure, constraints, performance, affirmance, coerces, app, enforcements, levy, compulsion, coinciding, constrainment, validness, activation, carrying out, coerce, invocations, arm twisting, fulfillments, executive, coercions, execution, vigour, doing, levies, applying, fulfilment, coercitive, coercing, levying, implementation, constraint, vigours, foreclosures.

Enforcement ingilizce tanımı, definition of Enforcement

Enforcement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of enforcing. Compulsion.