Improving türkçesi Improving nedir

Improving ile ilgili cümleler

English: His French is improving little by little.
Turkish: Fransızcası yavaş yavaş gelişiyor.

English: Her studies are improving slowly but steadily.
Turkish: Onun çalışmaları yavaş ama sürekli gelişiyor.

English: Ali was improving his results.
Turkish: Ali sonuçlarını geliştiriyordu.

English: Families and companies across America are improving the energy efficiency of their homes and businesses with help from ENERGY STAR in ways that cost less and help the environment
Turkish: Amerika genelinde aileler ve şirketler daha az maliyet ve çevreye yardımcı yollarla ENERGY STAR yardımıyla evlerinin ve işletmelerinin enerji verimliliği geliştiriyorlar.

English: Her condition is improving after the operation.
Turkish: Ameliyattan sonra onun durumu düzeliyor.

Improving ingilizcede ne demek, Improving nerede nasıl kullanılır?

Improving efficiency : Etkinlik düzeyini yükseltme. Etkililiği arttırma.

Pareto improving : Pareto iyileştirme. Toplumda bir kişinin bile durumunu kötüleştirmeden en az bir kişinin durumunun iyileştirildiği durum.

Improvingly : Düzelen.

Improvidence : Tedbirsizlik. İsraf. Tutumsuzluk. Basiretsizlik. İhtiyatsızlık. Savurganlık.

 

Improvident : Sağgörüsüz. Müsrif. Tedbirsiz. İhtiyatsız. Tutumsuz. Basiretsiz. Savurgan. Tedbirsizce.

Improvisational : Uydurma. Daha önceden hazırlık yapmadan. Hazırlıksız. Doğaçlama. Provasız.

Improvisator : Tuluatçı. Hazırlık yapmadan konuşan veya gösteri yapan kimse. Mevcut malzemelerden faydalanan. Eldeki malzemeyi kullanan.

Improvisational theatre : Bir betiğe dayanmadan, önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üzerinde doğaçtan oynanan ve örgüsü önceden bilindiği için, oyuncuların bu örgüyü izleyip anlık buluşlarla geliştirdikleri oyunları içeren tiyatro. Tuluat tiyatrosu. Doğaçlama tiyatrosu.

Improvisate : Doğaçlama yapmak.

Improvisatory : Daha önceden hazırlanmadan yapılan. Doğaçlama bir şekilde yapılan. Uydurma. Uydurma ile ilgili. Doğaçlama. Doğaçlamaya ati veya doğaçlama ile ilgili.

İngilizce Improving Türkçe anlamı, Improving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Improving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curation : Kür. Tedavi.

Profitable : Rantabl. Kazançlı. Avantajlı. Karlı. Randımanlı.

Formative : Teşkil eden. Gelişme. Şekillendiren. Biçim veren. Gelişebilir. Oluşma ya da gelişmeyle ilgili. Sözcük kökünü geliştirebilir. Ek. Oluşmaya müsait.

Corrective : İslah edici. Çare. Düzeltici. Yatıştırıcı. Islah edici şey. Giderici. Düzeltici şey.

Fructuous : Kazançlı. Verimli. Semereli. Bereketli. Meyve veren. Karlı.

Corrections : Tashih. Ceza. Disiplin yolları. Cezalandırma. Doğrulama. Tashihat.

Benign : İyicil. İyi kalpli. İyi tabiatlı, kötücül olmayan, özellikle çıkarılışını takiben tekrarlanmayan tümörler için kullanılır, benign, selim, iyi huylu. Tehlikesiz. Sevecen. Halim selim. Yumuşak (hava). Selim.

 

Breakthrough : Atılım. İlerleme. Kısıtlamalara karşı istisnalar. Çığır açan buluş. Yenilik. Cepheyi yarıp geçme. Bilimde büyük buluş. Dönüm noktası. Büyük buluş.

Amendment : Islah. Değişme. Yasa değişikliği. Yasayı değiştirme. Değişiklik. Değiştirme. Tadil. Tadilat.

Favourable : Hayırlı. İyi. İyi niyetli. Tatminkar. Lütufkar. Uygun. Ahım şahım. Elverişli. Olumlu.

Improving synonyms : up, growth, ageings, healing, correctives, assistive, nourishing, disciplinary, reformative, cultivation, improver, correct, developing, betterment, expurgatory, enhancer, adjustments, elaboration, developer, adjusting, benefic, development, of service, refinement, bonification, amelioration, benignant, expediential, growths, adjustment, asset, correcting, fruitful.

Improving zıt anlamlı kelimeler, Improving kelime anlamı

Falling : Alçalan. Düşüş. Sukut. Düşen. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Düşme. Düşük.

Improving ingilizce tanımı, definition of Improving

Improving kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to improve, beneficial. Growing better.