In good taste türkçesi In good taste nedir

  • Tarz bir şekilde.
  • Uygun bir biçimde.
  • Uyan bir biçimde.
  • Şık bir şekilde.
  • Uygun.

In good taste ingilizcede ne demek, In good taste nerede nasıl kullanılır?

In : İçine. Tutulan. İçinde. Olarak. Dahili. Gelmiş olan. İktidardaki. İç. Da. İçeriye.

Good : Dolu dolu. Çıkar. Emin. Sağlamlaştırmak. Doğruluk. Yararlı. Yarar. Sağlığa yararlı. Menfaat. Hayır.

Taste : Tat. Tadını almak. Hayvanların yedikleri yemlerden aldıkları haz duyusu. Beğeni. Duyusal muayenelerde tatma sırasında algılanan, dokunma, sıcaklık ve acı gibi etkenlerle etkilenebilen, tada ve kokuya ilişkin duyguların karmaşık bileşimi. Yaşamak. Tat almak. Tadı olmak. Tadına bakmak. Tadımlık.

Be in good taste : Yakışık almak. Bir şey uygun düşmek. Yerinde olmak.

In good circumstances : Hali vakti yerinde.

In good nick : İyi durumda. Sağlıklı.

In good condition : İyi bir biçimde. Ele alınır. Uygun durumda. İyi bir halde. İyi durumda. İyi bir durumda. Bozulmamış. Bozulmamış olarak. Sağlıklı ve gürbüz bir halde. Sağlam.

In good fettle : Keyfi yerinde. Formunda.

In good part : Uygun bir şekilde. Geniş ölçüde. Gönül hoşluğuyla. Büyük bir bölümü veya kısmı. Çoğunlukla. İi bir ruh haliyle. Tercihen. Neredeyse tamamı. İyilikle. Tatlılıkla.

In good company : Güzel bir eşlikle. İyi insanlarla birlikte. İyi arkadaşlarla. Yalnız değilsin. İyi bir arkadaşlıkla. İyi insanlar arasında.

 

İngilizce In good taste Türkçe anlamı, In good taste eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In good taste ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Properly : Uygun bir şekilde. Uygun şekilde. Aslında. Gerçekten. Adamcasına. Tam anlamıyla. Bir güzel. Esaslı bir şekilde. Uygun olarak. Doğru dürüst.

Accordant : Kabul eden. Ahenkli. Uyumlu.

Concordantly : Bu bağlamda. Uyumlu. Uygun bir şekilde. Bağdaşan bir şekilde. Buna paralel olarak. Münasipçe. Uzlaşan. Uyumlu bir biçimde.

Admissible : Kabul edilir. Makul. Kabul edilebilir. Dinlenebilir. Onanır. Akla uygun. Kabul olunabilir. Dinlenebilir (hukuk terimi). İzin verilebilir. Emniyetli.

Agreeable to : Mutabık. Anlaşmaya hazır. -e uygun.

Adaptable : Şartlara uyabilen. Uydurulabilir. Uyabilen. Uyar. Uyumlu. Sinema özellikleri taşıyan, bundan dolayı uyarlanması kolay olan, uyarlanmaya yatkın metin. Uyum sağlayan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uyarlanabilir.

Applicably : Uygulanabilir bir şekilde. Uygun olarak. Faydalı bir şekilde. Pratik olarak.

Acceptable : Makul. Geçer. Geçerli. Kabul olunabilir. Makbul. Kabule elverişli. Elle tutulur. Kabul edilir. Kabul edilebilir.

Agreeable : Uzlaşmacı. Kabul edilebilir. Razı. Hoşa giden. Makbul. Münasip. Hazır. Hoş. Kabul edilir. Uysal.

Applicative : Pratik. Uygulanabilir. Kullanışlı.

In good taste synonyms : spiffily, adequate, dapperly, adjusted, applicable, accommodating, apposite, germanely, amenable, ritzily, allowable, fittingly, nattily, answerable, advisable, classily, stylishly, sprucely.