In silence türkçesi In silence nedir

In silence ile ilgili cümleler

English: Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Turkish: Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.

English: We sat together in silence for some time.
Turkish: Biz bir süre sessizlik içinde birlikte oturduk.

English: Tom sat in silence for 30 minutes.
Turkish: Tom, 30 dakika sessizce oturdu.

English: Ali and his uncle walked together in silence.
Turkish: Ali ve amcası sessizce birlikte yürüdü.

English: My companions were watching me in silence and, unlike other times when my wonder had made them laugh, they remained serious.
Turkish: Ahbaplarım sessizce beni izliyorlardı ve şaşkınlığımın onları güldürdüğü diğer zamanların aksine bu defa ciddiyetlerini bozmadılar.

In silence ingilizcede ne demek, In silence nerede nasıl kullanılır?

In : İçeriye. Dahili. Halinde. İçinde. Olarak. İç. Tutulan. Da. İçeri. Mevsimi gelmiş.

Silence : Tiyatroda ışıklar ya da levha ile özellikle perde açıldıktan sonra yapılan uyarı. Susunuz uyarısı. Bir sinema ya da televizyon görünçlüğünde hiç bir sesin yer almaması durumu. sessiz sinema döneminde filmler baştan sona sessiz olduğu için bu dönemde değerlendirilemeyen ve kullanılamayan özellik. Dinginlik. Mektup yazmama. Susturmak. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır. Sessizlik. Sır saklama.

 

Endure in silence : İçine atmak. Acısını içine atmak.

Pass over in silence : Sessizce üzerinden geçmek.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad light : Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta. Kötü bir yolla.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda. Zor bir durumda.

İngilizce In silence Türkçe anlamı, In silence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In silence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speechlessly : Suskunca. Suskun bir şekilde. Söz söylemeden. Konuşmadan. Sözsüz olarak. Konuşmasız bir şekilde. Dilsizce.

Reticently : Ağzı sıkı bir şekilde.

In peace : Birbiriyle uyumlu bir şekilde. Barışçıl. Barış içinde. Savaşsız. Sessiz bir şekilde. Uyum ve anlaşma içinde.

Quietly : Usul. Yavaşca. Yavaşça. Sakin bir biçimde. Usulcacık. Hareketsizce. Usulca. Usul usul.

On tiptoe : Heyecanla. Hevesle. Parmak uçlarına basarak. Ayaklarının ucuna basarak.

Without further ado : Hemen. Daha fazla konuşmadan. Üzerinde daha fazla tartışmadan. Tanıtıcı daha fazla bilgi dillendirmeden. Daha fazla söze eklemeden.

Dumbly : Sözsüz olarak. Suskunca. Ahmakça. Konuşmadan. Suskun bir şekilde. Dilini yutmuş bir şekilde. Budalaca.

Noiselessly : Gürültüsüzce.

In silence synonyms : mutely, mutedly, hushedly, softly, silently, tiptoe, quiescently, soundlessly.