Incumbrancer türkçesi Incumbrancer nedir

  • (hukuk) bir mülk üzerinde ipotek hakkı olan kimse (encumbrancer olarak da yazılır).

Incumbrancer ingilizcede ne demek, Incumbrancer nerede nasıl kullanılır?

Incumbrance : Güçlük. Ağırlık. Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Ayak bağı. Yük. Engel. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Borç. Masraf. Yükümlülük.

İngilizce Incumbrancer Türkçe anlamı, Incumbrancer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incumbrancer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clog : Dolmak. Kösteklemek. Köstek vurmak. Takunya. Nalın. Tıkamak. Doldurmak. Tıkanmak. Terlik. Pıhtılaşmak.

Concern : -i ilgilendirmek. Firma. Endişe uyandırmak. Kaygılandırmak. İlgilendirmek. Alakadar etmek. Endişe. Sorun. İlişkisi olmak. Mesele.

Obstructer : Bozan kimse. Mani olan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey. Karışan kimse. Engelleyici kimse veya şey.

Pill : Top (argo sözcük). Gıcık kimse. Hap veya ilaç vermek. İzmarit. İlaç. Doğum kontrol hapı. Pil. Sıkıcı tip. Sıkıntı. Pilul.

Dead weight : Ağır yük. Boş ağırlık. Boş ağırlığı. Net ağırlık. Yüksüz ağırlık. Ağırlık. Çok ağır şey. Ölü gibi ağır şey. Kesilmiş hayvanın ağırlığı. Taşıt darası.

 

Imposition : Yük. Bir görüş ya da düşünceyi benimsetmeye çalışma; bir nesneye yargı ya da değer yükleme. Genel temeller, vergiyi gerçekleştirme yöntemi, yazılım yöntemi, değerlendirme kurulları, bildirme, vergi alacağının kaldırılması, yoklama ve inceleme gibi işlemlerin tümü. Ceza (okul). Koyma. Ceza. Haksız talep. Zorla kabul ettirme. Uygulama.

Incumbrance : Masraf. Taahhüt. Güçlük. Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Engel. Ağırlık. Sorumluluk. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Borç.

Worry : Tedirgin olmak. Üzmek. Zorlamak. Rahatsız olmak. Kaygılandırmak. Rahatsız etmek. Isırıp silkelemek. Merakta kalmak. Sıkıntı. Endişelenmek.

Preventative : Önleyici (hastalığın ilerlemesi vb). Engelleyici. Bkz.preventive.

Preventive : Önlem. Koruyucu. Karşılayıcı. Men eden. Önleyici şey. Önleyici ilaç. Engel olan. Önleyici tedbir. Engelleyici. Önleyici.

Incumbrancer synonyms : obstructor, speed bump, interference, vexation, headache, impediment, onus, hinderance, impedimenta, hitch, encumbrance, obstruction, hindrance, burden, load, fardel.

Incumbrancer ingilizce tanımı, definition of Incumbrancer

Incumbrancer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who holds an incumbrance, or some legal claim, lien, or charge on an estate.