Indenters türkçesi Indenters nedir

  • Çentik veya çentikler açan.
  • Bir yüzey üzerinde çöküntü veya iz açan.
  • Dişleyici.
  • Paragraf başı yapan.
  • İzaçar.
  • Bir satır boşluğu ile bir yazı arasında boşluk bırakan kimse.
  • Çentik açıcı aygıt.

Indenters ingilizcede ne demek, Indenters nerede nasıl kullanılır?

Indenter : Paragraf başı yapan. İzaçar. Çentik veya çentikler açan. Bir yüzey üzerinde çöküntü veya iz açan. Çentik açıcı aygıt. Bir satır boşluğu ile bir yazı arasında boşluk bırakan kimse. Dişleyici.

Indented : Girintili çıkıntılı. Dişlenmiş. Kalıp ile basılmış. Senetli. Girintili yazılmış. Sözleşmeli. Dişli. Diş diş. Girintili (yazılmış).

Indented list : Girintili liste. Girintili yazılmış liste.

Indented paragraph : Paragraf başı. Girintili yazılmış paragraf. Başı girintili yazılmış paragraf. İçerlek paragraf. Girintili paragraf.

Irregular indented coast : Dışgüçlerle yeterince işlenmemiş, asal durumu bozulmamış genç bir kıyı türü. Girintili çıkıntılı kıyı.

Indent graphic : Grafik içerden.

Indent position : Girinti konumu.

Indent from left : Soldan girinti.

Indent rows : Satırları girintili yaz.

Add indent : Girinti ekle.

İngilizce Indenters Türkçe anlamı, Indenters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indenters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blank space : Boş alan.

Indent : Çökertmek. Çentmek. Kenarını işlemek. Resmen istemek. Ismarlamak. Kertmek. Dişli yapmak. Basmak. Girinti. (satır) içerden başlamak.

Hold : Barındırmak. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Karara bağlamak. El koymak. Düzenlemek. Almak. (elinde) (bir şey) tutmak. Tutuklu olarak tutmak. Tutmak. (ağırlık) taşımak.

Oblige : Minnetar bırakmak. Zorunlu kılmak. Mecbur etmek. Lütfetmek. Zorunda bırakmak. Minnettar kılmak. Minnettar bırakmak. Zorlamak. Bağlamak (anlaşma). İyilikte bulunmak.

Indention : Diş açma. Diş diş olma. Satırbaşı yapma. Paragrafbaşı.

Bind : Yapıştırmak. Menetmek. Tutmak. Takyit etmek. Tutturmak. Usandırmak. Zorunlu bırakmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Ciltlemek. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz.

Space : Bilgisayar, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Boş yer. Alan. Yer. Üçü uzaysal ve biri zamansal olmak üzere dört-boyutlu sınırsız sürem. Ara vermek. Aralamak. Aralıklı dizmek. Aralık bırakmak. Boşluk.

Obligate : Zorunda bırakmak. Zorunlu hale getirmek. Zorunlu. İsteğe bağlı olmayan. Mecbur etmek. Bağlı. Borç altına sokmak. Bağlamak. Obligat. Mecbur.

Indenters synonyms : indentors, indenter, place, indentation, indentor.