Inductors türkçesi Inductors nedir

Inductors ingilizcede ne demek, Inductors nerede nasıl kullanılır?

Enzyme inductor : Biyotransformasyonda görevli bazı enzim veya enzim sistemlerinin üretimini artıran veya yıkımlanmasını azaltan ve böylece dokulardaki enzim düzeyini ve buna bağlı olarak da etkinliğini artıran maddeler. karaciğerde ilaç biyotransformasyonunda görevli olan mikrozomal enzimlerin indüklenmesini gerçekleştiren binlerce madde vardır ve bunlar fenobarbital tipi ve poliaromatik hidrokarbon tipinde artış yapanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Enzim indükleyici.

Heating inductor : Isıtma bobini.

Ideal inductor : İdeal irgiteç. Düşüncel irgiteç.

Smoothing inductor : Şok bobini.

Inductor : Endüktör. İndüktans bobini. İrkilteç. Geçirdiği akımla başka bir çevrini içinde bir yük-süren kuvvet irkilten, genellikle kangal biçimli çevrim. İndükleç. Endüktans bobini. Represör proteine bağlanarak represörün operatör bölgeye bağlanmasını engelleyen, böylece transkripsiyonu ve özel enzimin üretimini başlatan molekül. İrgiteç. İndüktör. Doğuşturucu.

Inductometer : Endüktometre.

Inductances : Endüktans. İrkilim kangalı. Doğuşturu. İrgiti. İndüktans. Öz indüksiyon.

Inductance coil : Endüktans bobini. Kıvılcım bobini.

Inductance : İrkilimlik. Endüktans. Öz indüksiyon. Doğuşturu. İrgiti. İndüktans. İrkilim kangalı. Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu.

 

Inducting : Başlatmak. Silahlı kuvvetlere askere almak. Resmen göreve almak. Birini memuriyetine resmen oturtmak. Celp suretiyle askere almak. Almak. Askere almak. Endüklemek.

İngilizce Inductors Türkçe anlamı, Inductors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inductors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electrical device : Elektriksel aygıt. Elektrikli cihaz. Elektrikli aygıt.

Inductance : İrkilimlik. Endüktans. Doğuşturu. İrgiti. İrkilim kangalı. Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu. İndüktans. Öz indüksiyon.

Inductor : Geçirdiği akımla başka bir çevrini içinde bir yük-süren kuvvet irkilten, genellikle kangal biçimli çevrim. Represör proteine bağlanarak represörün operatör bölgeye bağlanmasını engelleyen, böylece transkripsiyonu ve özel enzimin üretimini başlatan molekül. İrkilteç. İndükleç. İrgiteç. Doğuşturucu. İndüktans bobini. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Endüktans bobini.