Inductances türkçesi Inductances nedir

Inductances ingilizcede ne demek, Inductances nerede nasıl kullanılır?

Inductance coil : Kıvılcım bobini. Endüktans bobini.

Mutual inductance coupling : Karşılıklı irgitil bağlaşım.

Antenna inductance : Anten endüktansı. Anten bobini.

Distributed inductance : Dağıtılmış indüktans. Bölünmüş indüktans.

Mutual inductance : Karşılıklı endüktans. İki çevrimden birinin mııknatıssal alanındaki değişimin, öteki çevrimde uyardığı irkilim etkisi. Karşılıklı irgiti. Karşılıklı doğuşturu. Karşılıklı irkilimlik.

Self inductance : Özindüktans. Özirkilimlik. Self-indüktans. Bir kangalın sarımlarından geçen alkımdaki değişimlerden kaynaklanan irkilim yüksüren kuvvetinin ölçüsü.

Inductance : İrkilim kangalı. İrgiti. İrkilimlik. İndüktans. Endüktans. Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu. Doğuşturu. Öz indüksiyon.

İngilizce Inductances Türkçe anlamı, Inductances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inductances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Inductance : İrkilimlik. Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu.

Self induction : Onunla taşınan bir elektrik akımındaki değişime bağlı olarak bir yönlendiriciyi başlatan elektromanyetik indüksüyon (akım istikametinin tersine olarak). Bir iletken kangalının, kendi uyardığı mıknatıslık alanı değişiminin, kendi sarımlarında irkilimle oluşturduğu yük-süren kuvvet. Self endüksiyon. Özirkilim. Özindükleme. Kendini indükleme.

Inductor : Doğuşturucu. İrkilteç. İndükleç. İndüktör. Endüktör. İrgiteç. Geçirdiği akımla başka bir çevrini içinde bir yük-süren kuvvet irkilten, genellikle kangal biçimli çevrim. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İndüktans bobini. Endüktans bobini.

Induction coil : Endükleme bobini. Düşük bir doğru gerilimi yükselten boş göbekli bir tür dönüştüreç. birincil kangaldaki akım açılıp kesildikçe ikincil kangalda yüksek bir gerilim doğar. İrgitim sarmalı. Elektrik devrelerinde enerji toplayan bobin. İndüksiyon bobini. Endüksiyon sargısı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İndükleme bobini. Endüksiyon bobini.

Mutual induction : Karşılıklı irkilim. Karşılıklı indüksiyon. Elektrik akımı taşıyan iki bitişik iletken arasında meydana gelen elektromanyetik indüksiyon. Mıknatıssal bağlaşımlı iki çevrimden birindeki akım değişimi ile, ötekinde bir yük-süren kuvvet uyarma.

 

Electrical device : Elektrikli cihaz. Elektrikli aygıt. Elektriksel aygıt.

Induction : Mıknatısla ya da kıvıl bir alan etkisiyle bir özdek içinde ucayların oluşması. mıknatıs alanı değişirken kıvıl alan ya da akım oluşması. İleri sürme. Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum. Başlatma. Özelden genele, tikelden tümele giderek ya da olguların gözleminden genelliklere vararak bilgi üretme yöntemi. İndüksiyon. İndükleme. İrgitim. Tek tek olgulardan genel önerilere geçmek üzere izlenen düşünme ve inceleme yolu. mantıkçılara göre öncüllerinin doğruluğu sonucunun doğruluğunu olasılı kılan çıkarım biçimi. Göreve getirme.

Inductances synonyms : electrical phenomenon.